| Stüdyomda bir yerlerde olduğunu sanıyordum ama öyle olsa siz bulurdunuz sanıyorum. | Open Subtitles | كنت أظن أنه في غرفتي الخاصة ولكن كنتم ستجدونه على ما أظن |
| Tüm o güzel düşüncelere benim ilham olduğumu sanıyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أظن أننى مصدر إلهام لكل هذه الأفكار الجميلة |
| Başlarda, sorun bende değil, benden başka herkeste diye düşündüm. | Open Subtitles | في البداية , كنت أظن أن الجميع شيء ما بهم |
| Bu ayakkabılar beni idare eder sanmıştım ama binerek gideceğimi umuyordum. | Open Subtitles | كنت أظن بأن هذا الحذاء اللعين سيدوم لكي أكمل به الرجلة |
| Biliyor musun, eskiden tüm bunların romantik bir saçmalık olduğunu düşünürdüm. | Open Subtitles | أتعرفين , كنت أظن بأن هذا يبدو كنوع من الهراء الرومانسي |
| Ama ben burada sinyalin gelmesini bekleyip destek çağırırım diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | لكن كنت أظن أنني سأنتظر الإشارة حتي يتسني لنا الإتصال بالخيالة |
| O sırada, yedi yaşında olan zihnimde, Miami'deki bir yaz kampına gideceğimizi düşünüyordum. | TED | وبينما كان عقلي بعمر السابعة كنت أظن أننا سنذهب للتخييم الصيفي في ميامي |
| Beni arama sebebini sandım ki... - Şimdi konuşmak zorunda değiliz. | Open Subtitles | كان يجب عليها فعل ذلك كنت أظن أنك تتصل بي بسبب |
| Ben küçükken veremin, seks esnasında ölenler için dendiğini sanırdım. | Open Subtitles | كنت أظن بأنّه مات أثناء ممارسة الجنس، كما في الإدخال. |
| Hala içerde olduğunu sanıyordum. Çıkmışsın, tebrikler. | Open Subtitles | كنت أظن أنك مازلت سجيناً ولكن خرجت , أيها الوغد |
| Modeller geçmişte kaldı sanıyordum, öyle değil mi, Claudia? | Open Subtitles | كنت أظن أن الموديلات أصبحن من الماضي أليس ذلك صحيح كلوديا؟ |
| General Gabler'ın bize katılacağını sanıyordum. | Open Subtitles | كنت أظن أن الجنرال جابلر سينضم اٍلينا على الغداء |
| Bütün iletişim sistemlerinin aynı olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | كنت أظن بأن جميع أنظمة الإتصالات متشابهة |
| Tatlım, ben de dün akşama kadar herşeyi gördüğümü sanıyordum. | Open Subtitles | عزيزتى .. لقد كنت أظن أننى رأيت كل شئ قبل ذلك |
| Ben de öyle düşündüm. Buna emindim ama sen düşünmedin! | Open Subtitles | كنت أظن ذلك أيضاً بل كنت واثقاً من ذلك ولكنك لم تعرف |
| Minnetini kazanırsam, arabamı bana bırakırsın diye düşündüm. | Open Subtitles | كنت أظن إنني يمكنني إنقاذك لتدعني احتفظ بسيارتي |
| sanmıştım ki biri toplantıyı iptal etti ve bana söylemeyi unuttu. | Open Subtitles | كنت أظن أن شخصاً قد غيّر موعد الاجتماع ونسي أن يبلغني |
| Herkesin beyni böyle çalışır sanmıştım. | TED | كنت أظن أن أيا كان بأي دماغ سيفعلها بتلك الطريقة. |
| Ne kadar zamanınızın kaldığını bilmek insanı özgür kılar diye düşünürdüm. | Open Subtitles | كنت أظن أنه يحرر المرء معرفة كم تبقى لديه من وقت |
| Güneylileri geçmişlerinden uzaklaştırmak için Güneyli bir başkan gerekeceğini düşünmüştüm hep. | Open Subtitles | دومًا كنت أظن أنه سيتطلب رئيسًا جنوبيًا لسحب الجنوب من الماضي. |
| Babamdan daha iyi olduğumu düşünüyordum. Ama hayaleti hâlâ bana yön veriyor. | Open Subtitles | كنت أظن أننى أفضل من أبى . لكن شبحه لا يزال يغطينى |
| Uzun zaman boyunca, anlamın oralarda bir yerlerde olduğunu muhteşem bir gerçeğin bulunmayı beklediğini sandım. | TED | ولوقت طويل، كنت أظن أن المعنى موجود هناك، وأن هناك حقيقة عظمى تنتظر من يجليها. |
| Ben küçükken veremin, seks esnasında ölenler için dendiğini sanırdım. | Open Subtitles | كنت أظن بأنّه مات أثناء ممارسة الجنس، كما في الإدخال. |
| düşündüğümden biraz uzun sürdü, umarım yapacağı etki buna değer. | Open Subtitles | لقد استغرف الأمر وقتا أطول قليلاً مما كنت أظن أتساءل فيما ان كان ذلك يستحق أم لا |
| düşünüyorum da, ondan hoşlandıysan eğer, ona çıkma teklif etmelisin. | Open Subtitles | أنت تعلم 00 كنت أظن انك معجب بها وربما يجب أن تسألها للخروج في موعد |
| Neden bahsettiğimi bilmiyorum! Belki de düşündüğüm kadar zeki değilimdir. | Open Subtitles | أنا لا أعرف عما أتحدث عنه ربما أنا لست ذكيا كما كنت أظن |