| İyi ki yarın futbol kampına gidiyorum çünkü sen kafayı yemişsin. | Open Subtitles | هل تعتقدين انني ذاهب الى مبارة كرة القدم غداً لإنك مجنونة |
| çünkü sen bizim ağabeyimizsin ve... böyle bir şey yapmazsın... | Open Subtitles | ؟ لإنك أخونا الكبير ومستحيل أن تفعل أمراً مثل ذلك فرانسيس. |
| Senin için çok zor olmus olmali, çünkü sen çok çok sismandin. | Open Subtitles | لا بد أن هذا كان صعبا بالنسبة لك لإنك كنت سمينة جدا ً |
| Sırf baba oldun diye doktor olarak davranış şeklini değiştiremezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك التغير من شخصيتك كطبيب فقط لإنك أصبحت أباً |
| Sırf büyük olduğun için canın ne isterse yapabileceğini mi sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقدين بإستطاعتك ِ فعل ما تريديه فقط لإنك ِ ضخمة ؟ |
| İki ay önce dışarı çıktığınız ve sana hiç mesaj atmadığı için mi? | Open Subtitles | لإنك ذهبت في موعد غرامي منذ شهرين وهي لم تراسلك ابدا ؟ نعم |
| - Çünkü dondurma kamyonuna silah çektin. | Open Subtitles | حسنا، لإنك فرّغت مسدسك على سيارة المثلجات |
| O halde gerçeklik kadar gerçek çünkü sen de görebilirsin, değil mi? | Open Subtitles | إذن فالخيال حقيقي كالحقيقة لإنك تستطيع رؤيته |
| Öyle geliyor çünkü sen dünyanın diğer ucundasın. | Open Subtitles | انا اقول انها تبدو بهذه الطريقة لإنك في الجانب الأخر من العالم |
| Annem seni terk etti çünkü sen tamamen bir, aptallıkta dünya şampiyonusun. | Open Subtitles | امي تركتك لإنك تمثل بطولة العالم في التخلف العقلي |
| Hiç kafana takma, çünkü sen çok başarılısın, ve çok güzel bacakların var. | Open Subtitles | لإنك ناجحة جدا ولديك مؤخرة وساقين جميلتين |
| çünkü sen ikinci randevunun tiyatral ve kültürel olması gerektiğini söylemiştin. | Open Subtitles | جيد ، لإنك قلت موعدنا الثاني ينبغي ان يكون مسرحيا وثقافيا لذلك انا فكرت في هذا او |
| - İnan bana, öğrenecek çünkü sen söylemezsen, ben söyleyeceğim. | Open Subtitles | أعدك ،إنها ستفعل، لإنك إذا لم تخبريها، سأخبرها انا. |
| çünkü sen onlara bir şans tanımıyorsun. Onları tanı. | Open Subtitles | لإنك لم تعطهم فرصة حاولي ان تتتعرفي عليهم |
| Çünkü, sen öylesin. | Open Subtitles | لماذا سأشعر بالحاجة لقول أي شيء سلبي ؟ لإنك أنت. |
| Ne- ...pes ettin diye bunun şeytani bir plan olması mı gerekiyor? | Open Subtitles | ماذا ؟ هل لإنك تراجعت فهذا يعني أن هناك خطة شريرة ؟ |
| Ne- ...pes ettin diye bunun şeytani bir plan olması mı gerekiyor? | Open Subtitles | ماذا ؟ هل لإنك تراجعت فهذا يعني أن هناك خطة شريرة ؟ |
| Biliyorum, bu bölümde yeni olduğun için çok zor. | Open Subtitles | و أنا أعرف إن الأمور صعبة لإنك جديد في المنطقة |
| Bunları müzede profesör olduğun için mi biliyorsun? | Open Subtitles | ولقد مررت بهذا كله لإنك تريدين الحفاظ على المتحف |
| Ucundaki çıkıntıyı gördüğünüz için mi burnumu atladınız? | Open Subtitles | لقد تجاوزت أنفى لإنك لاحظت نتوء فى نهايتها |
| Seninle yattıktan sonra ilişiğini kesip seni akşamdan kalan turşu gibi attığı için mi? | Open Subtitles | لإنك ضاجعتها و عندما انتهت منك تخلصت منك مثل الصلصلة منتهية الصلاحية ؟ |
| - Çünkü eğer ondan gerçekten hoşlanıyorsan hamile olduğun için ondan ayrılırsın, sonra kendini suçlarsın büyük ihtimalle de incinirsin. | Open Subtitles | لإنك إذا كنتِ تستلطفيه .. بمجرد أن تقطعي علاقتك به لإنك حبلى لن تضعي نفسك فى موقف يؤذى مشاعرك هذا ما رغبتي به |
| - Çünkü dün gece öyle değildin. | Open Subtitles | لإنك البارحة لم تكن على وفاق مع الأمر وهذا كان رأيي قبل هذا الصباح |
| Seni görmek güzeldi, Effy. İyi olmana sevindim. | Open Subtitles | لقد كان من الجميل رؤيتك يا إيفي، أنا سعيد لإنك بخير |