"لا تقوم" - Traduction Arabe en Turc

    • yapmıyorsun
        
    • yapma
        
    • yapmaz
        
    • yapıp
        
    • yapmayasın
        
    • yapmıyor
        
    Ortama ayak uydurmak istiyorsan bu pasta yarışmasına katılarak kendine hiç iyilik yapmıyorsun. Open Subtitles أتود أن تتأقلم ؟ إنك لا تقوم بخدمة نفسك مع مسابقة الكعك هذه
    Neden işini yapmıyorsun. Polisin işini de polise bırak, olur mu? Trendeki polis gibi mi? Open Subtitles حسنا, إنك لا تدير الأمور فلماذا لا تقوم بعملك وتعد الشرطة ليقوموا بعملهم
    Ama onu da yapmıyorsun ki! Şöyle gel bebeğim. Sanırım bunu en son Aerosmith konserinden sonra annene yapmıştım. Open Subtitles انت لا تقوم بهذا، ايضا . انا اتذكر عندما فعلت هذا مع امك
    Öğrenmek istediğim şeyi öğrenene kadar sakın bir yaramazlık yapma. Open Subtitles لا تقوم باى فعل غبى حتى ارى ماذا يمكننى الوصول اليه
    Savaş uçaklarında yaptığın gibi ani kontrol hareketleri yapma. Open Subtitles لا تقوم حركاتَ سيطرةِ عَنيفةِ مثل التي فعلتها مع الطائرات المقاتلةِ.
    Sizin için frene basmaz, aptalca bir şey yapmaz; fakat sizi bir kazadan da kurtarmaz. TED لا تقوم بتفعيل الفرامل بدون تدخلك، لا تقوم نهائيا بعمل شيء غبي، لكن أيضا لا تقوم بحمايتك من الحوادث.
    Hey, gülen surat, neden görevini yapıp... kendi işine bakmıyorsun? Open Subtitles أيهاالمبتسم, لم لا تقوم بعملك و تهتم بشئونك؟
    Neden insanların hoşlanacağı haberler yapmayasın ki? Open Subtitles . ؟ لماذا لا تقوم بقصص تُبهج الناس؟
    Neden araştırmanı burada saklanırken yapmıyorsun? Open Subtitles إذا لماذا لا تقوم فقط بإجراء أبحاثك بينما أنت مختبئ هنا؟
    Öyleyse neden takım için bir iyilik yapmıyorsun? Open Subtitles أذاً لماذا لا تقوم بهذا من أجل الفريق؟ هاهـ؟
    Annemi arayamıyorum ve sen de hiçbir şey yapmıyorsun. Open Subtitles أنا لا أستطيع مهاتفة أمى وأنتِ لا تقوم بشئ
    Sadece ben kapının dışına çıktım diye böyle arkadaşça gitmememi istiyorsun yani iş işten geçene kadar bir şey yapmıyorsun. Open Subtitles لأنّي خارج المنزل فحسب، تريد منّي أخيراً أن أتوقف. يبدو وكأنُكَ لا تقوم بالفعل إلاّ بعد فوات الآوان.
    Madem hiçbir şey yapmıyorsun, bari kükre. Open Subtitles لطالما أنّك لا تقوم بأيّة أعمال، لمَ لا تصدر بعضٍ من زئير الغول المشهورة؟
    Madem o kadar önemli, neden sen yapmıyorsun? Open Subtitles إنّ كان الأمر مهماً، لمَ لا تقوم بذلك أنت؟
    Asla birinin yardımı olmadan yabancılarla iş yapma. Open Subtitles لا تقوم بعمل مع أشخاص لم تتعامل معهم من قبل بدون حماية
    Bu korkunç şeyi yapma kendine. Lütfen. Open Subtitles لا تقوم بهذه الفعلة الفظيعة لنفسك من فضلك
    Şüphe uyandırırsan bir şey yapma. Open Subtitles إن زاد الاشتباه بك، فأنت لا تقوم بأي حركة
    İstemiyorsan, çocuk da yapma. Open Subtitles حسناً ، إذا كنت لا تريدهم ، لا تقوم بأنجابهم
    Ani haraketler yapma sadece o kadar. Open Subtitles لا تقوم فقط بأى تحرك مُفاجيء أو شيء من هذا القبيل ، حسناً ؟
    Bu birlik şaklabanlık yapmaz. Open Subtitles مع كامل احترامي يا سيناتور ولكن هذه الوحده لا تقوم بالخدع للحفلات
    Ama bir anne olarak daima doğru şeyleri yeterince yapıp yapmadığınıza dair şüpheniz olur. Open Subtitles ولكني كأم لدي الكثير من الشك فى انك لا تقوم بالشيئ الكافى او بالطريقه الصحيحه
    Senin o güzel suratını yok ediyorum ki modellik yapmayasın ve Alice'e şeyini saksolatmayasın. Open Subtitles أنا أدمر وجهك الجميل لكي لا تقوم بعرض الأزياء و تجعل "أليس" تمارس الجنس معك
    Yardım organizasyonları bunu niye yapmıyor? TED لماذا لا تقوم وكالات الإغاثة بهذا؟ هذا مخيم للأمم المتحدة.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus