| Yani ciddi ciddi şu an bunun sorun olmadığını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | فقط .. هل تخبريني بصدق انكِ لا تملكين مشكله مع هذا؟ |
| Fazla İngilizce bilmiyorsun o yüzden çalışma iznin olmadığını biliyorum. | Open Subtitles | لا تتقنين الإنكليزية، لذا أعرف أنك لا تملكين تأشير عمل |
| Ve bir gün uyanıp fark edersiniz ki, hiçbir şeyiniz yoktur hiçbir şey. | Open Subtitles | و في احد الايام تستيقظين و تدركين انك لا تملكين شيئا لا شيء |
| Ve burada çalışmıyorsan burada bir odaya da sahip değilsin. | Open Subtitles | ،و إن كنت لا تعملين هنا .فأنت لا تملكين غرفة هنا |
| Öyleyse neden seni öldürmeye çalıştıkları hakkında hiçbir fikrin yok mu? | Open Subtitles | إذا أنتي لا تملكين أي فكرة عن سبب محاولتهم قتلك ؟ |
| Bu konuda şüphen olmadığı için şanslısın. | Open Subtitles | أنك محظوظة لأنك لا تملكين أي شكوك في علاقتك أبداً |
| Demek istediğim, bir geliriniz ya da birikmiş paranız...kendi eviniz bile yok. | Open Subtitles | أقصد لا تملكين دخل، لا تملكين مدخرات ولا تملكين منزلكِ بعد الآن |
| Ne kadar rahat burası bilemezsin | Open Subtitles | انت لا تملكين ادنى فكره كم هو مريح هذا الشيء |
| Fazla paran olmadığını biliyorum ve bu işin ödemesini sigortadan da alamazsın. | Open Subtitles | أعلم أنك لا تملكين الكثير من النقود، وهذه مسألة لا يغطيها التأمين. |
| Ogden senin pasaportunun ya da vizenin olmadığını söylüyor. | Open Subtitles | الآن اوجدين يقول لي انك لا تملكين جواز سفر او تاشيرة دخول |
| Asla tahmin edemezler... senin cevap vermediğini yada dilinin olmadığını! | Open Subtitles | لا أحد يفترض أنك لا تريدين الإجابة أو أنك لا تملكين لغة |
| Nina hiç espri anlayışınız olmadığını söylüyor ama çok yanılıyor. | Open Subtitles | نينا قالت انكى لا تملكين حس الفكاهه و لكنها لا تعلم شىء |
| Karısı,evet,Peter bana kariyeriniz olmadığını söyledi | Open Subtitles | نعم زوجته, بيتر اخبرني بأنك لا تملكين وظيفة خاصة بك |
| Hesabında para yoktur. | Open Subtitles | أجل, لا تملكين أيّ مال في حسابكِ المصرفيّ. |
| Anlatsana. Yine de evcil hayvanın yoktur, öyle değil mi? | Open Subtitles | حدّثي ولا حرج، ولكن لا تملكين حيوانات أليفة، صح؟ |
| Öyle bir durumdayken düşünmek için vaktin yoktur. | Open Subtitles | عندما تكونين في وضع لا تملكين الوقت للتفكير. |
| Benim yeteneklerime sahip değilsin. | Open Subtitles | و انتي بالتأكيد لا تملكين قدراتي |
| Sahipler biziz. Sen hiçbir şeye sahip değilsin. | Open Subtitles | نحن مالكو الاسهم انت لا تملكين اي شيء |
| Sen aradığımız özelliklere sahip değilsin. | Open Subtitles | لما؟ لا تملكين الموهبه |
| Ve ona ne olduğu hakkında hiçbir fikrin yok mu? | Open Subtitles | وأنتِ لا تملكين أي معرفة عن ماذا يحدث له ؟ |
| Belki evin olmadığı için lokantanın önünde mi uyuyorsun diye düşündüm. | Open Subtitles | أتسآل إن كنت قد اضطررت للنوم خارج مطعمي. ربما لأنك لا تملكين منزل. |
| Hayatım, henüz müşterin bile yok. | Open Subtitles | حسناً، عزيزتي، أنت لا تملكين أي زبونٍ بعد |
| Benim için ne anlama geldiğini bilemezsin. | Open Subtitles | انت لا تملكين اي فكر كم يعني لي هذا الامر |
| Bence paran yok ve bunu kimsenin bilmesini istemiyorsun. | Open Subtitles | هذا يدلني انك لا تملكين المال ولكنك لا تريدين لأحد ان يعرف |