| Olamaz. Tüm arka koltuk var. | Open Subtitles | لا محال يوجد المقعد الخلفي كله |
| Makyaj kızlar için. Bu Olamaz. | Open Subtitles | . مساحيق التجميل للفتيات ، لا محال |
| - Hayatta olmaz ahbap. - Evet, The Gunnery'e. | Open Subtitles | لا محال يا رجل , نعم إلى المدفعية |
| Hayatta olmaz. | Open Subtitles | لا محال ، ذلك أفضل وقت قضيته منذ فترة |
| Kendimizi kandırmayalım, Cecil. Savcılığın, suçlamaları düşürmesinin imkanı yok. | Open Subtitles | لا تخدع نفسك لا محال أن تسقط الولاية تلك التهم |
| Asla olmaz. Bu saçmalığına beni de alet etmen için yeterli değil. | Open Subtitles | لا محال ، ذلك ليس كافياً لتجعليني أتورط في فعلتك المجنونة |
| Hayır. Bu Mümkün değil. | Open Subtitles | لا، لا، لا، لا محال |
| Hayır, bu sadece bir terim, "Olamaz!" gibi. | Open Subtitles | لا, لا إنه مجرد تعبير, مثل "لا محال" |
| Hayır. Olamaz. Bu saçmalık! | Open Subtitles | لا ، لا محال هذا كلام فارغ |
| Bekle bir saniye. Olamaz. | Open Subtitles | انتظر للحظة , لا محال |
| - Hayır! - Yolu yok! - Böyle bir şey Olamaz! | Open Subtitles | لا , محال لن يحدث |
| "Öyle bir şey Olamaz." | Open Subtitles | وقلت بأن لا محال |
| Seni severim bilirsin Johnny ama Hayatta olmaz. | Open Subtitles | أنت تعلم أني أحبك جوني, ولكن لا , محال |
| Hayatta olmaz. | Open Subtitles | لا محال , سأذهب الي المبارة |
| Hayır. Hayatta olmaz. | Open Subtitles | ستيوارت , لا محال |
| Hayır imkanı yok, boş yer bulmakta zorlanıyoruz. | Open Subtitles | أجل , لا محال لا نمتلك فراغ حقًا. |
| Bu yolculuk için toparlanabilmenin imkanı yok. | Open Subtitles | لا محال من لهذه الرحله |
| Bu gece biriyle düzüşemememin imkanı yok. | Open Subtitles | لا محال أنني سأضاجع الليلة |
| Asla olmaz, küçük sapık. | Open Subtitles | لا محال , ايها المنحرف الصغير |
| Asla olmaz. | Open Subtitles | لا محال. |
| - Mümkün değil. | Open Subtitles | لا محال أن يحدث ذلك. |
| - Frank, beni de yanına almalısın. - Mümkün değil. | Open Subtitles | فرانك عليك أن تشركني معك - لا محال - |