| Çok uzun yıllar önce kimin savaşı kazanıp kaybettiğinin önemi yok. | Open Subtitles | لا يهمّ من خسر الحرب أو انتصر فيها منذ سنوات كثيرة |
| Nasıl geldiğinin bir önemi yok; o ölmedi ve burası da bitmiş değil. | Open Subtitles | لا يهمّ ما يشعرك به الوضع، إنّه ليس ميّتًا، وهذا المكان لم ينتهِ. |
| Boşver, önemli değil zaten, seni çok iyi anladım ben, Nick. | Open Subtitles | على أيّة حال.. لا يهمّ ذلك.. لأنني أفهمك جيّداً يا نـك. |
| O zaman uçağa binmem önemli değil. - Yani bana ihtiyacın yok. | Open Subtitles | إذاً لا يهمّ إن صعدتُ على متن تلك الطائرة، فأنت لا تحتاجني |
| Fark etmez Nasılsa yememe izin vermiyorlar. | Open Subtitles | لا يهمّ. فهُنّ لن يسمحن لي أن أأكل على كُلِّ حال. |
| Hak ettik. Hem önemi yok, elimizden bir şey gelmez. | Open Subtitles | نستحقّ ذلك، لكنّ هذا لا يهمّ فما مِنْ حلّ بديل |
| Baş parmağa parmak ya da organ... ne derseniz deyin... bu tartışmada bunun hiçbir önemi yok. | Open Subtitles | وسواء سميت ذلك إبهام إصبع أورقم لأجل هذه المناقشة هو لا يهمّ حقا |
| Lafın aslının ne olduğunun önemi yok, Gethin. | Open Subtitles | حسنا، هو لا يهمّ الذي القول الفعلي، جاتين. |
| Bay Badalandabad, benim veya ders kitaplarının hakkında ne düşündüğünüzün önemi yok. | Open Subtitles | السّيد بادلند أباد، حقّا إنّها لا يهمّ حتى الذي تفكّر بي أو الكتب الدراسية. |
| Bunun önemi yok, çünkü annesi, 8 yaşındaki atıcıya rüşvet verdi, ki bu arada, o da takımdan atılmış. | Open Subtitles | لا يهمّ لأن والدته قامت برشوة رامي الكرة بعمر الـ8 سنوات بالمناسبة لقد طرد أيضاً من الفريق |
| Beni mutlu etmesi ya da doğru kişiyle birlikteymişim gibi hissettirmesinin bir önemi yok. | Open Subtitles | لا يهمّ كونه يجعلني سعيدة أو كونه يجعلني أشعر كما يجب أن يشعر المرء حين يكون بصحبة الشخص المناسب، أذلك جنون؟ |
| Dinle, karşılaştığım zorluk önemli değil, doğru olan neyse onu yapacağız. | Open Subtitles | اسمع، لا يهمّ مدى المحنة التي نواجهها نحنُ نداع عن الحقّ |
| Kimin yedek olduğu önemli değil ki. 8 yıldır tek bir şov bile kaçırmadım. | Open Subtitles | لا يهمّ انا ليست ل مفتقد العرض في 8 سنوات |
| Neyden korktuğun önemli değil. Sam amca için hepsi aynıdır. | Open Subtitles | لا يهمّ مم تخاف الأمر واحد عِند العمّ سام |
| Neyden korktuğun önemli değil. Sam amca için hepsi aynıdır. | Open Subtitles | لا يهمّ مم تخاف الأمر واحد عِند العمّ سام |
| Orada kaç kişi olduğu önemli değil. | Open Subtitles | لا يهمّ كم عدد الناس الذي يجب ان يكونوا هناك هم جميعا يعرفون بأنّه إبن ساركار |
| Ben zaten cumhuriyetçiyim, Fark etmez yani. | Open Subtitles | نحن نسير على النظام الجمهوري على كل حال، فهذا لا يهمّ |
| Lafın aslının nasıl olduğu hiç Fark etmez Gethin. | Open Subtitles | أوه، هو لا يهمّ الذي التعبير الفعلي،جاتين. |
| Kuşu ne kadar uzağa gönderdiğiniz Fark etmez çünkü her zaman mesajı taşıyarak evinin yolunu bulurlar. | Open Subtitles | إنه لا يهمّ كم بعد الطير عندما تتركته يذهب لأنه سيجد الطريق إلى البيت دائما حاملا الرسالة معه |
| Gece ya da gündüz Farketmez. Anlıyor musun? | Open Subtitles | لا يهمّ إذا كان نهاراً أو ليلاً أ تفهمين؟ |
| Bu evliliği 15 yıldır bekliyorum, neye mal olacaksa olsun! | Open Subtitles | لقد إنتظرت هذه اللحظة 15 عاماً لذا هذا لا يهمّ |
| Her neyse, birden, aniden bu garip ses ağzımdan çıkmaya başladı. | Open Subtitles | لا يهمّ وفجأةً ودون سابق إنذار انفجر الصوت من فمي هكذا... |
| Sanki bir şey gördüm Boş ver. | Open Subtitles | .. حسبت أنني رأيت لا يهمّ |
| Ama benim düşüncem önemsiz senin düşüncen de, çünkü olan bu. | Open Subtitles | لكنّ لا يهمّ ما أؤمن به و لا يهمّ ما تؤمنين به لأن هذا الذي يحدث |
| Herneyse, önemi yok. Duruşmaya çıksaydık bile bizi suçlu bulurlardı. | Open Subtitles | لا يهمّ بأي حال، فحتى لو حاكمونا لوجودنا مذنبين. |