| Berkeley'deki meslektaşım Pieter Abbeel, robotlara örnek üzerinden öğretmek için yeni teknikler geliştirdi. | TED | من جامعة بيركلي، قام بتطوير مجموعة جديدة من التقنيات لتعليم الروبوتات من مثال. |
| Askeri kuralları ve terimleri kurtçuğa öğretmek için gönüllüyüm, komutanım. | Open Subtitles | سيدتى, أنا المجنده المتطوعه لتعليم هذه الحقيره القواعد والمصطلحات العسكريه |
| Bu nedenle, duygusal zeka eğitimi yapan herhangi bir eğitim dikkat eğitimiyle başlamalı. | TED | لذلك، أي منهج لتعليم الذكاء العاطفي يجب أن يبدأ بتدريب الإنتباه. |
| Eğer zamanınızı harcamak istiyorsanız, fakir bir mahalle lisesinde ders verin. | Open Subtitles | إن كنتنّ تودّن إضاعة وقتكن، إذهبا لتعليم الطّلاب في المدرسة الثانوية. |
| Yükselme olmadan önce hisse senedi ticareti asla yapılmamalı bu yüzden kararlı ve sabırlı Charlotte, Bad'e nasıl iyi öpüşüleceğini öğretmeye karar verdi. | Open Subtitles | أبدا واحدة لتداول الأوراق المالية قبل انها نضجت، حاول العزم والصبر شارلوت لتعليم باد كيف لتقبيل جيدة. |
| her çocuğu besin konusunda eğitmek için güçlü, sürdürülebilir bir akıma sizin yardımcı olmanız. | TED | أن تشاركوا في حركة مستدامة وفعالة لتعليم كل طفل بشأن الغذاء. |
| Düşünüyordum da çocuklarımın eğitimi için bir güven fonu açmak istiyorum. | Open Subtitles | كنت أفكر فى عمل جدول ائتمان لتعليم أولادى |
| Şimdi Doha Film Enstitüsü insanlara filmleri ve film yapmayı öğreten bir kuruluş. | TED | الآن معهد الدوحة للأفلام هي منظمة لتعليم الناس السينما وصناعة الأفلام. |
| Aslında bence bu çocouklar evrim biyolojisini öğretmek için çok iyi bir yol. gelişimsel biyolojiyi de. ve diğer şeyleri. | TED | في الحقيقة .. انها طريقة رائعة لتعليم الاطفال عن بيولوجيا التطور وعن الانتخاب الطبيعي وكل الامور المتعلقة بالتطور |
| Bu hikayeleri kızlara bir şey öğretmek için kullanmak istedik. | TED | أردنا استخدام هذه القصص لتعليم الفتيات عن الدورة الشهرية. |
| Hindistan'ın farklı yerlerinde 15 okul, kitabımızı öğrencilerine adeti öğretmek için müfredatlarına soktu. | TED | و جعلت 15 مدرسة في مختلف أنحاء الهند هذا الكتاب جزءاً من مناهج المدرسة لتعليم الفتيات عن الحيض. |
| On dolar mı? Bak, bu çürümüş sınıfa eğitim vermek için 20 dolar kazanıyorum. | Open Subtitles | إنظر أنا أخذ 20دولار لتعليم هذا الصف المتعفن |
| Anlaşılan o ki, sistemimizdeki bir anlık hata yüzünden vizörlerimiz bir anlığına eski İngilizce eğitim sistemi ile karışmış. | Open Subtitles | غطاء لشيفرة قديمة من برنامجنا لتعليم اللغة استُخدمَ في تعلّم الانكليزية |
| Bütün aile için eğlence. Çocuklar için de ders. | Open Subtitles | إنه مكان ترفيهي لجميع أفراد العائله و لتعليم الأطفال |
| Aslına bakarsan, geçen gece kokain bağımlılarına salsa dansı öğretmeye Skin Row'a gitmişti. | Open Subtitles | في الحقيقة، في أخر الليل يعطي دروس لتعليم رقص الصلصا للمدمنين |
| Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya. | TED | ولهذا السبب أنا سفيره عالميه لمنظمة 10×10 وهي حمله عالميه لتعليم النساء |
| Ama geçmişe takılmayacağım, geleceğe bakmak zorundayım. Çalışmaya, çocuklarımın eğitimi için para kazanmaya... | Open Subtitles | ولكني يجب أن أبحث عن العمل وأجلب المال الكافي لتعليم أطفالي |
| öğretmenlere nasıl öğretileceğini öğreten öğretim materyali geliştirmek ve sağlamak için platform olarak Connexions'ı kullanacaklar. | TED | لتطوير وإرسال المواد التعليمية لتعليم المعلمين كيفية التدريس في 84 دولة حول العالم. |
| Ve onlarla konuştuğunuzda, öğretme konusunda son derece liyakatli oldukları fark ediliyordu. | TED | وعندما تتحدث إليهم، تدرك أنهم كانوا مؤهلين بشكل ممتاز لتعليم الصفوف المتوسطة. |
| Peki sen nasıl bir anda öğretmen olmaya karar verdin? | Open Subtitles | ما الذي فسد في حياتك لينتهي بكِ المطاف لتعليم الأولاد؟ |
| İlk ve ortaokulda çocuklara besinleri öğretecek bir müfredat yok. Tamam mı? Çocuklarımıza besinleri öğretmiyoruz, değil mi? | TED | لا يوجد حق قانوني لتعليم الأطفال حول الغذاء في المدارس الإبتدائية والثانوية. صحيح؟ نحن لا نعلم أطفالنا حول الغذاء. |
| Fakat, gerçek şu ki; çocuklara yanlıştan doğruyu öğretmenin en iyi yolu | TED | ولكن الحقيقة هي أن أفضل طريقة لتعليم أطفالي الصواب من الخطأ هي عن طريق تعليمهم بالفعل. |
| Ayrıca bir dönem boyunca tam yetkili öğretmenlik yapmışsınız. | Open Subtitles | معتمد كلياً، عدا بند واحد لتعليم الطالب تحت الإشراف |
| Barmen okuluna girerken adamla o şekilde konuşmuştu. | Open Subtitles | هكذا تكلم الشخص الذي وضعها في مدرسة لتعليم سقاة الحانات |
| Artık savaş bakanlarımı eğitmeye hazır mısın? | Open Subtitles | ..هل أنت مستعد الآن لتعليم وزرائي لشؤون الحرب؟ |
| Dobermanıma öğretmem iki günümü aldı. | Open Subtitles | إستغرقني الأمر يومين كاملين لتعليم كلبي نفس الشيئ. |