| Politik Eylem Komite konuşmalarını hiçbir destekçi ile konuşmam. Kanunları biliyoruz. | Open Subtitles | أنا لا أناقش لجان العمل السياسي المستقل مع أياً من الداعمين، كلانا يعرف القانون. |
| -Bu konu birçok komitede görüşüldü. -Tek Komite dediysem... | Open Subtitles | الأمر تمت مناقشته في عدت لجان فإذا ذكرت لجنة واحدة... |
| 3 tane uzman komitesi kurduk ve kazayı incelemeleri için danışmanlar tayin ettik. | Open Subtitles | وقد شكلنا 3 لجان من الخبراء والاستشاريين لمناقشة القضية |
| PAC parası, etki, komitede koltuk bütün bildiğim, ona yer açmak için bazı Cumhuriyetçilerin... | Open Subtitles | مالٌ من المخصصات، تأثير، مقاعد في لجان كل ما أعرفه، أنّ بعض الجمهوريّين تم تنحيتهم جانباً |
| Ulusal Güvenlik Siyasi Hareket Komitesine devrettik bu işi.. | Open Subtitles | فنحن استعنا بمصادر خارجية من لجان الأمن القومي |
| Gündüzleri senato alt komiteleri ile ilgilenirken geceleri yemek pişiriyorsunuz. | Open Subtitles | إدراة لجان مجلس الشيوخ الفرعية نهاراً، وطهو الطعام اللذيذ ليلاً |
| Tek sonuç; vatandaşlar komitelerinin polis barbarlığı diye haykırması. | Open Subtitles | النتيجة الوحيدة التي ستحصل عليها هي لجان مدنية تصرخ بسوء تعامل الشرطة |
| Hiçbir Komite, hiçbir tartışma yok. | Open Subtitles | لا لجان ، لا مناقشات |
| Kaç Kongresel Komite başkanlığı yaptın? | Open Subtitles | ! كم من لجان الكونغرس ترأستي؟ |
| (CA ve RL aynı anda konuşuyorlar) Kongre Komitesine gitmek gibi bir opsiyonu da vardı, bu Komite içerisinde bu tür işleri yapmak için bir mekanizma var, ancak, o bunların hiç birini yapmadı. | TED | (كريس و ريتشارد يتحدثون في نفس الوقت) كان لديه خيار الذهاب الى لجان الكونجرس, وهناك العديد من الطرق لفعل ذلك و هو لم يقم بفعل اي من هذه الاشياء . |
| Neler olduğunu bilmesi gereken insanlar, haber alma komitesi üyeleri bana hiç bir şey anlatmadılar. | Open Subtitles | والأشخاص الذين من المفترض أن يعرفوا ماذا يجري، أعضاء لجان الاستخبارات، لم يستطيعوا إخباري أي شيء. |
| "Politik Eylem komitesi Parası Akıllara Soru İşareti Getiriyor." Ve getiriyor da. | Open Subtitles | أموال لجان العمل السياسي تثير التساؤلات. |
| Veya kongre komitesi ile, federal özetim komitesi ile elde edilemez, edilemeyecek. | Open Subtitles | أو لا يمكن الحصول عليها , أو لن يسمحَ بالحصولِ عليها (من قبلِ (لجان الكونغرس, (أو من قبل (لجان الرقابة الفيديراليّة. |
| Karım 50 farklı komitede çalıştı. | Open Subtitles | عملت زوجتي في 50 لجان مختلفة |
| Görünüşe göre, amigo kızların başı olmasının yanı sıra sayısız öğrenci Komitesine üye, tüm notları "A" ve Indiana eyaleti gençlik kulübünün kurucusu. | Open Subtitles | لذلك على ما يبدوا , بجانب أنها رئيسة المشجعين , هي مشتركة في لجان عديدة للطلاب .. بجانب .. |
| 20 milyon kadar, Eski Koca Parti'nin Süper Politik Eylem Komitesine. | Open Subtitles | حوالي 20 مليون إلى لجان العمل السياسي المستقلة التابعة للجمهوريين! |
| Kilise komiteleri hep bağış yapmamı bekler, ve o bağışı hep alırlar. | Open Subtitles | لجان الكنيسة يتوقعون دائما مساهمة سخية مني وأنهم دائما يحصلون عليها |
| - "Vatandaşlar komiteleri." | Open Subtitles | - لجان مدنية " " |
| Köstebeğin kimliği belli olunca, onu daha yönetim komitelerinin bile bilmediği geliştirilmiş sorgulama tekniklerine denek olarak kullanacağım. | Open Subtitles | عند تأكيد هويّة الجاسوس، سأُخضعه لأساليبَ استجوابٍ متقدّمة، لا تتخيّلها لجان الكونغرس حتّى |
| Yapamam. Zaten üç komitedeyim. | Open Subtitles | لا أستطيع فأنا مشتركة في ثلاث لجان |