| Ve sonra ironik bir şekilde, konuşmadan, kahraman olarak nitelendirildim, ...bu hiç istemediğim bir nişandı. | Open Subtitles | , و لسخرية القدر , بعد تحدثي , دعيت بطلاً ثناء لم أطلبه |
| Çok ironik, kariyerinizi ülkeyi koruyan bir programı gizlemek için riske attınız. | Open Subtitles | يا لسخرية القدر. أنت خاطرت بحياتك المهنيّة في تخبئة برنامج مُصمّم لحماية البلاد، |
| Şu an tahtta oturanın o olması ve benimse sorunun kaynağı olmam ironik. | Open Subtitles | ويا لسخرية القدر في كونه الآن متربّعًا على العرش بينما أن بمثابة الشوكة بحلق الجميع. |
| Dışarı bir göz atın ve gerçek ironi örnekleri bulun. | TED | إذهب و ابحث عن هذه الامثلة الحقيقة لسخرية القدر |
| Beni tam burada, bu hücrede tutardı. Ve bu ironi hoşuma gitmedi sanma. | Open Subtitles | حبسني في هذه الزنزانة عينها، ولا تظنيني غير ممتن لسخرية القدر. |
| Yalnızca bize gülüyorsunuz. Demokrasiyle dalga geçiyorsunuz. | Open Subtitles | ،أنتم تسخرون منا يا لسخرية الديمقراطية |
| İronik olarak, ilk takibe aldığım haberlerden biri Vaşington'daki Anita Hill davasıydı. | TED | ولكن لسخرية القدر، أول القصص التي قمت بتغطيتها كانت جلسات " أنيتا هيل" في واشنطن. |
| Önce onun senden hoşlanıp, şimdi de senin ondan hoşlanman ironik... | Open Subtitles | يا لسخرية القدر، كنت تعجبينه والآن هو يعجبك- -؟ |
| Kör olması da ironik olmuş. | Open Subtitles | أتعلم , يا لسخرية الأمر كونها ضريرة |
| ironik olarak, bununla kellemin uçurulması emredilmişti. | Open Subtitles | ...لسخرية القدر ، قاتل مأجور إستخدمه لـيقتلع |
| Onun koruyucularından biri kendisi. İronik. | Open Subtitles | إنه مسّجل كأحد حراسها يا لسخرية القدر |
| İronik. | Open Subtitles | إنّها لسخرية القدر |
| Ne kadar ironik değil mi? | Open Subtitles | يا لسخرية القدر، أليس كذلك؟ |
| Ah söyleme. Eğer Bu ironi takdir yok. | Open Subtitles | لا تنكر امتنانك لسخرية القدر للوضع الراهن. |
| Yani dondurmacı sıcaktan acı çekiyordu. Evet. Bütünüyle ironi. | Open Subtitles | إذن رجل الأيس كريم يعاني من إعياء ناتج عن الحرارة - نعم، ويا لسخرية - |
| Trajik ironi, demir perdeyle ayrı oldukları için Belousov'un Turing'in çalışmasıyla hiç karşılaşmamasıydı. | Open Subtitles | لسخرية القدر بينما كان الاثنان يعملان خلف الستار لم يلتقى " بوريس " بـ " ألان " قط |
| Ne büyük bir ironi ve nasıl bir rastlantı, bilemezsiniz! | Open Subtitles | يا لسخرية القدر! يا لها من صدفة |
| Buranın 15 kilometre yakınlarında bir keskin nişancı görürsem dört kabine üyesini öldürürüm ve işin içine ironi katıp İç Güvenlik Müdürünü de. | Open Subtitles | لإننا نُسيطر على الجو، إن رأيت قناص علىبعد10 أميالمنهُنا ... أقتل أربعة من الوزراء و لسخرية القدر أقتل مدير الأمن الداخلي بنفسه. |
| Gerçek bir ironi. | Open Subtitles | يا لسخرية الأقدار! |
| Yalnızca bize gülüyorsunuz. Demokrasiyle dalga geçiyorsunuz. | Open Subtitles | ،أنتم تسخرون منا يا لسخرية الديمقراطية |