| Bize geldiler ve ekmek istediler. Yeterli ekmeğimiz vardı. | Open Subtitles | لقد أتوا إلينا سائلين عن بعض الخبز، وكان لدينا خبز كافى |
| Kalan topraklarını satmaya geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا للبيع من الخارج مهما كلفهم الأمر |
| El Al şirketinin uçağıyla geldiler. Onları bulacağım. | Open Subtitles | لقد أتوا عن طريق طائرة الخطوط الجوية الأسرائيلية وسوف أجدهم |
| Buraya kuzeyden geldiler, ve sonra gerillaları izlediler. | Open Subtitles | لقد أتوا من الشمال بعد ذلك تبعوا عناصر الثوار |
| Mağazayı almak için gelmişler gibi yaptılar. | Open Subtitles | لقد أتوا في هيئة مشترين يريدون شراء المتجر |
| Alaska ve Hawaii kadar uzaklardan kalkıp, önümüzdeki iki uzun, eziyetli gün boyunca birbirleriyle yarışmak için buraya geldiler. | Open Subtitles | يسافرون من مسافات طويلة كما بين آلاسكا وهاواي لقد أتوا هنا لكي يتنافسوا على مدار الايام المرهقة المقبلة |
| - Gemilerle falan geldiler, ama şimdi buradalar. - Tamam. Bekle | Open Subtitles | لقد أتوا بالسفن أو أياً كان, لكنها موجودة |
| Bu sabah onun için geldiler, her yeri aradılar. | Open Subtitles | .لقد أتوا إليه هذا الصباح . . بحثت في كل مكان |
| Orjinal mürettebattan değillerdi. Buraya aynı bizim gibi geldiler. | Open Subtitles | لم يكونوا جزءاً من طاقم السفينة، لقد أتوا إليها كحالنا الآن. |
| Bu imkansız. Onlar büyük dağlardan geldiler, değil mi? | Open Subtitles | لقد أتوا هم من خلالها فلما لا نستطيع نحن عبورها؟ |
| Seni kalleş, geldiler, bitti, sen artık evlisin. | Open Subtitles | يا فأر . لقد أتوا انتهي الأمر . تزوج الآن |
| Gece yarısı hayalet gibi geldiler. Onları hiç görmedik. | Open Subtitles | لقد أتوا كالأشباح في قلب الليل لم نرهم أبداً |
| Bana gülmek için geldiler. Çıkmıyorum sahneye. | Open Subtitles | لقد أتوا هنا للضحك علي فقط لن أقوم بالعرض |
| Buraya geldiler, turtamdan yediler gördüğüm en berbat at mezarını kazdılar. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا ، أكلوا فطيرتي وحفروا أكثر القبور غرابة سبق لي رؤيتها |
| Bana geldiler ve gördüğüm şeyi unutmamı söylediler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلي ، و أخبروني بأن أنسى ما رأيته |
| Bahse girmeye değer miyiz diye yeteneklerimizi değerlendirmeye geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا كي يحددوا مهاراتنا ليروا إنّ كنا نستحق الرهان |
| South Beach'ten yapacakları bilmem kaçıncı 25. doğum günü partisi için geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا من الشاطئ الجنوبي لأجل واحدة من عدة حفلات عيد الميلاد الـ25 التي يقيمونها لأنفسهم |
| Evime geldiler? Aptal otelin tekinde de bulurlar beni. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى منزلي، سيجدونني في فندق سخيف. |
| geldiler ama ben tuvalete gittiğini söyledim. | Open Subtitles | .لقد أتوا , ولقد قلتُ لهم بأنكِ ذهبتِ لدورةِ المياه |
| Güneşimizde ortaya çıkan ve doğrudan onların evrenine bağlı bir yarıktan çıkıp gelmişler. | Open Subtitles | لقد أتوا عبر شق بشمسنا متصل مباشرة بعالمهم. |
| Neyse, az önce Gelip bana televizyon almama yetecek kadar para verdiler. | Open Subtitles | بأي حال، لقد أتوا مبكراً وأعطوني مالاً كافياً لشراء شاشة جديدة |
| Onlar için geliyorlar. Onlardan asla ayrılmamalıydım. | Open Subtitles | لقد أتوا من أجلهم لم يكن ينبغى علي تركهم بمفردهم |