| Polis falan duyduğum yok benim! Arkada yüz bin dolar bıraktık! | Open Subtitles | لا أسمع أي شرطة أوغاد لقد تركنا قرابة 100 ألف، هناك |
| Buna inanamıyorum! Kaptan, orada bir hazine bıraktık! | Open Subtitles | لا أصدق ذلك أيها الكابتن , لقد تركنا كنز بالإسفل هناك |
| Günlerin izini bıraktık ardımızda bir heykel galerisi gibi ta ki geçen yaz aniden... | Open Subtitles | لقد تركنا وراءنا طريق من الأيام مثل معرض نحات حتى ،فجأة ،الصيف الماضى |
| Kötü bir üvey annenin, krallığın kaderinin kontrol etmesine izin verdik! | Open Subtitles | لقد تركنا زوجة أب شريرة تتحكم فى مصير المملكة |
| Bizi bıraktı, değil mi? | Open Subtitles | لقد تركنا ، ألم يفعل؟ |
| Yıllar sonra ilk defa bizi terk etti ya da yalnız bıraktı demediğini biliyor musun? | Open Subtitles | أتعرفين هذه المرة الاولى طوال تلك السنوات والتي لم تقولي فيها لقد تركنا أو تخلى عنا ؟ |
| Maddi bir kültürü, artistik majistrali ve düşünsel üretimi terk ettik. | TED | لقد تركنا ثقافة مادية، وجلالة فنية وإنتاجًا فكريًا. |
| Sakın olun, artık İngiliz Toprakları'nı arkamızda bıraktık. | Open Subtitles | استريحى , لقد تركنا الامبراطوريه البريطانيه خلفنا |
| Biz tepelerin güvenliğini bıraktık, Peder. Teclo koruyor. | Open Subtitles | لقد تركنا الأمان في التلال أيها القس حماية تيكلو |
| Pazar etini bütün gece pişmeye bıraktık, değil mi? | Open Subtitles | لقد تركنا وجبة الأحد تُطهى طوال الليل .. أليس كذلك؟ |
| Az önce bildiğimiz, hakkında endişelendiğimiz herkesi geride bıraktık. | Open Subtitles | لقد تركنا خلفنا كلّ شخص نعرف كلّ شخص إهتممنا به |
| Otobüse binip sonra da başka bir araba kiralayabilelim diye Porsche'yi bıraktık. | Open Subtitles | لقد تركنا البورش لذا يمكن أن نأخذ حافلةو نستأجرسيارةأخرى. وأنت تعرفين لماذا ؟ |
| Geride çok insan bıraktık. Starbuck'ı da bırakmak istemiyorum. | Open Subtitles | , لقد تركنا عدد كافييا من الاشخاص خلفنا لا اود ترك فاتنة الفضاء خلفنا |
| - Para izi bıraktık. | Open Subtitles | إن كان بإمكانك سماعي لقد تركنا آثراً من المال |
| Dünyanın en iri cüsseli kelle avcısını Kapımın önünde baygın bir şekilde bıraktık. | Open Subtitles | لقد تركنا أضخم صائد مكافئات في العالم مقصيا على عشبي الأمامي |
| Bak, babamın gitmesine izin verdik, bir hataydı, bu arada. | Open Subtitles | أنظر , لقد تركنا والدنا يرحل و الذي كان بالمناسبة غلطة |
| Çok fazla insanın yaklaşmasına izin verdik. Farkına bile varmadan dönüşü olmadığı noktasını atlamış olabiliriz. | Open Subtitles | لقد تركنا الكثير من الناس يقتربون منا وربما حتي تخطينا نقطة اللاعودة دون أن نُدرك هذا |
| Tarih oldu. Bizi bıraktı. | Open Subtitles | أصبح من الماضي لقد تركنا |
| Bizi bıraktı. | Open Subtitles | لقد تركنا. |
| Hayır, hayır, hayır! Annesi hayatını çekilmez hâle getirdiğinden evi terk etti. | Open Subtitles | كلاّ، كلاّ، لقد تركنا لأنّها جعلت حياته لا تُطاق |
| Hayır, biz kasabayı herkesten çok önce terk ettik. | Open Subtitles | لا ، لقد تركنا المدينه قبل العديد |
| Cep telefonu unuttuk. | Open Subtitles | لقد تركنا الهاتف المحمول في السيارة |
| - Marcus, sana da pizza ayırdık. | Open Subtitles | ماركوس , لقد تركنا لك بعض البيتزا رائع |
| Geride bırakıldık! | Open Subtitles | لقد تركنا. لقد تركنا! |
| Tilkinin kümese girmesine izin vermişiz. | Open Subtitles | لقد تركنا وحش ينضم إلينا |