| Cinayetten aranıyordum ama rüyamdaki çocuk beni kurtarmak için kendini riske attı. | Open Subtitles | لقد كنتُ مطلوبةً للعدالة، لكنَّ ذلك الرجل الذي في الحلم، لقد خاطر بحياته لينقذني |
| En yakın arkadaşına, oğluma yardım etmek için her şeyi riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بكل شيء ليساعد أفضل أصدقاءه, أبني |
| Seni kurtarmak için herşeyini riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بكل شيء ، من أجل وضعك على الدرب الصحيح |
| O senden kendini hiç sakınmadı. Her şeyini tehlikeye attı. | Open Subtitles | فهو لم يعيقك في أي شئ لقد خاطر بكل شئ |
| Adam benim için hayatını tehlikeye attı ama sen benden yalan söyleyerek ve görevini engelleyerek karşılık vermemi istiyorsun. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته من أجلى وأنتِ تطلبى منى أن أرد له الجميل بالكذب وتعطيل مهمتهم ؟ |
| Aslında, o seni bir kez daha olsun görebilmek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | في الحقيقة، لقد خاطر بحياته ليتمكن من رؤيتكِ مرة أخرى |
| Teresa'nın beni öldürmesine izin verebilirdi ama vermedi. Hayatımı kurtarmak için her şeyi riske etti. | Open Subtitles | لم يتركها، لقد خاطر بكل شيء لإنقاذ حياتي |
| Ve bir katil. Türümüzün insanlardan gizlenmesini riske attı. | Open Subtitles | وقاتل ، لقد خاطر بفضح وجودنا للبشر |
| Size yardım etmek için hayatını riske attı o. | Open Subtitles | يجدر بك ان تعرف لقد خاطر بحياته لإنقاذك |
| Fileas, inandığı şey için hayatını riske attı. | Open Subtitles | (فيلياس)، لقد خاطر بحياته من أجل ما يؤمن به |
| Sana yardım etmek için her şeyini riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بكل شيء لمساعدتك |
| Kendi hayatını bizimkisi için riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته لإنقاذ حياتك. |
| Bizi korumak için hayatını riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته ليحمينا |
| Ayrıca kendi hayatını da riske attı. | Open Subtitles | لقد خاطر أيضا بحياته |
| Daha önemlisi hayatını tehlikeye attı Neredeyse ölüyordu | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته، كاد أن يفقدها في الواقع. |
| Benimkini kurtarmak için çok sefer canını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته لإنقاذ حياتي أكثر من مرة |
| Adamımı canlı yakalamış olacaklar. Beni kurtarmak için canını tehlikeye attı. | Open Subtitles | اعتقد بانهم اخذوا احد رجالي حياً لقد خاطر بحياته لانقاذي |
| Bay Foley'in arıza sırasındaki cesareti. Hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | شجاعة السيد "فولى" , عندما حدث العطل لقد خاطر بحياته |
| Kartal yumurtası getirmek için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته ليحضر بيضة نسر |
| - Tabii ... Ben şu anda buradayım, çünkü o benim için hayatını tehlikeye attı. | Open Subtitles | اللعنة لقد خاطر بحياته لكي يخرجني |
| Kendi hayatını bizim için riske etti. Peter karşısında, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | لقد خاطر بحياته من أجلنا ضد "بيتر" ، أتذكر هذا ؟ |