| Karım Leigh, Dani'nin bir okul kitabının arasında biraz marihuana buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت زوجتي ، ليا على بعض الماريجوانا فى إحدي كتب داني المدرسية |
| Dr. Brennan hem sağ, hem sol bilek kemiklerinin bacak kemikleri ile birleştiği yerin ortasında izler buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت على بعض العلامات أيتها الطبيبة برينان على العظم الأوسط الأيمن و الأيسر كلاهما |
| Christopher, buradan büyükbabanın haberi olmadan kaçmanın bir yolunu buldun değil mi? | Open Subtitles | أخبرنى يا كريستوفر لقد عثرت على طريقة للهروب من هنا أليس كذلك ؟ بدون أن تكتشف جدتنا ذلك |
| Şimdiden hayallerinin erkeği olabilecek 8 kişi mi buldun? | Open Subtitles | لقد عثرت على ثمانية اشخاص يمكن أن يكونوا المطلوبين |
| Onu bu şekilde bulmuş, daha sonra beni aradı. | Open Subtitles | لقد عثرت عليه ممدداً هكذا و من ثم اتصلت بي |
| Bir ceset bulduk, ve sizi aradık. | Open Subtitles | لقد عثرت علي جثه, لذا أتصلت بكم |
| Elliot'ı buldum. Onu eve getireceğim! | Open Subtitles | لقد عثرت على "إلبيوت وسأقوم بإعادته للمنزل |
| Suç mahalinde kalan herkes anında tutuklanacaktır. Aker... İçerideki delillere baktım. | Open Subtitles | مهلا يا رفيق, لقد عثرت على دلائل بالداخل _ هنالك ملابس العرض التى تخص الفتاة _ |
| Polis, baş şüpheliyi tutuklamaya yetecek delilleri buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت الشرطة فعلاً على أدلّة كافية لتعتقل المشتبه به الرئيسي. |
| Ayrılık ilişkisi yaşamasına gerek kalmadan mükemmel bir ayrılık arkadaşı buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت على شخص يُعيدها لحالتها الطبيعية دون أن تحظى به حقًا |
| Kendini buldu, nasıl da mutlu." | TED | لقد عثرت على حقيقتها، يا لها من سعادة." |
| O sonunda aradığını buldu... | Open Subtitles | لقد عثرت أخيراً ما كانت تبحث عنه |
| -Devriyeler aracı 20 dakika önce buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت الدورية على سيارة الأجرة قبل 20 دقيقة - هذا جيّد - |
| Annem bodrumda Alison'a ait bir kutu daha buldu. | Open Subtitles | لقد عثرت أمي على صندوقاً آخر من صناديق " أليسون" في البدروم. |
| Civardaki tek hastanede buldun beni, ay çok şaşırdım. | Open Subtitles | لقد عثرت عليّ في المشفى الوحيد بالحي يا لها من مفاجأة كبيرة |
| Demek Penguen'i buldun. O küçük kuş da ötmüş. | Open Subtitles | إذاً لقد عثرت على البطريق وتلك العصفورة الصغيرة قد غردت |
| Demek ki yeterince derin bir deniz buldun canım. | Open Subtitles | إذاً، أيتها المجنون، لقد عثرت على بحر عميق كفاية |
| Kadın otel faturaları bulmuş. | Open Subtitles | مشاكل زوجية لقد عثرت هي على فواتير فندقية |
| İzleyiciyi bulmuş ve benzin istasyonundaki... enerji bakanlığına ait bir kamyona yerleştirmiş. | Open Subtitles | لقد عثرت على جهاز التتبع ووضعته في شاحنة بمحطة الوقود |
| Ondan paçayı kurtardığımı sanıyordum ama Friendface'de izimi yeniden bulmuş. | Open Subtitles | كنت اظن انني استطيع التخلص منها لقد عثرت علي في ذلك الموقع |
| Julian'ın odasınındaki Lila'nın fotoğrafının arkasında o kutulardan bir tane daha bulduk. | Open Subtitles | "لقد عثرت على شيء ما من غرفة نوم "جوليان عثرت على واحدة أخرى من الحاويات "مخبأة أسفل صورة "ليلى |
| Karl'ı buldum. | Open Subtitles | لقد عثرت على (كارل) بمدينة (كابو) في (سانت لوكاس). |
| Suç mahalinde kalan herkes anında tutuklanacaktır. Aker... İçerideki delillere baktım. | Open Subtitles | مهلا يا رفيق, لقد عثرت على دلائل بالداخل _ هنالك ملابس العرض التى تخص الفتاة _ |