| Bu da baba için, Böylece bu gece odada kalabilir. | Open Subtitles | هذا للأب الجديد لكي يتمكن من البقاء في الغرفة الليلة |
| Akciğerlerimizdeki kılcal damarlar kan emişi nedeniyle tıkalı hale gelir, Böylece akciğerler sertleşebilir ve tüm göğüs boşluğunu ezilmeden koruyabilir. | TED | إنه جدار الرئتين الذي سينضط بالدم، بسبب الضغط، لكي يتمكن من التصلب والحفاظ على تجويف الصدر من التمزق. |
| Gezegenin uydusunun, bizim görüş hattımızda hizalandığı an bu, Böylece yıldızın önünden geçiyor. | TED | و يحدث عندما يتوازى مدار الكوكب مع مجال رؤيتنا، فقط لكي يتمكن الكوكب من المرور أمام نجم. |
| O kameralar bütün dünya bizi izleyebilsin diye mi orada diyorsun? | Open Subtitles | أتقولين بأن الكاميرات موجودة هناك لكي يتمكن العالم كله من مشاهدتنا؟ |
| İtfaiyeciler işlerini yapabilsin diye gardiyanlar mahkumları kontrol altına aldı. Bana yakın dur, tamam mı? | Open Subtitles | الحراس كان عليهم قمع المساجين لكي يتمكن رجال الأطفاء من أداء واجبهم إبقي قريبة, حسنا؟ |
| Evet, Böylece jüri en iyi kostümleri seçebilecek. | Open Subtitles | نعم لكي يتمكن الحكام من منح الجوائز لأفضل زي |
| - Böylece beynimiz birbirimizi farklı algılamaya uyum sağlayabilir. | Open Subtitles | لماذا؟ لكي يتمكن الدماغ من التأقلم على الإحساس المتبادل بيننا |
| Bunu yapıyorsun Böylece insanlar hayatlarına devam edebiliyor ve bundan daha önemlisi yok. | Open Subtitles | تفعلين هذا لكي يتمكن الناس من عيش حياتهم ولا شئ أكثر أهمية من هذا |
| Böylece kadınlara olan nefretini, onları kapatana kadar gizliyordur. | Open Subtitles | لكي يتمكن من إخفاء بغضه للنساء حتى يجعلهم خلف الأبواب الموصدة |
| Böylece insanlar gizli video mesajları da bırakabilecekler. | Open Subtitles | لكي يتمكن الحضور من ترك رسائل فيديو سرية. |
| Ve şükürler olsun o bir Amerikalı Böylece bütün o zor medikal terimleri söyleyebilecekti. | Open Subtitles | و شكرا للرب أنه أميركي لكي يتمكن من لفظ كل تلك الألفاظ والمصطلحات الطبية |
| Kanca ağzına takılıyor, ağzını yırtıyor sonra onu geri atıyorsun Böylece bir başkası daha bunu yapabilsin. | Open Subtitles | أن يدخل خطاف في فمك و من ثم ينتزع و يرموك مجددا لكي يتمكن أحد أخر من فعل نفس الشيء |
| Çocuk doğum kanalından geçebilsin diye olan bir yapı. | Open Subtitles | .لقد أبدعتها الطبيعة لكي يتمكن الجنين من الملائمة عبر قناة الولادةَ |
| Hava alabilsin diye sırtına delikler açtım. | Open Subtitles | لقد ثقبت بعض الثقوب في ظهره لكي يتمكن من التنفس |
| Kendi kolunu kesmişti ve sizde onu ÇKS'dekiler inceleyebilsin diye hastanede tutmuştunuz. | Open Subtitles | جرحت نفسها وجعلتها تبقى هناك، لكي يتمكن مكتب خدمات الأطفال الوقائية من التحقيق |
| Eteğimi parçaladı ve bacaklarımı zorla açtı içime girebilsin diye. | Open Subtitles | مزّق تنورتِي وأجبرني على فتح ساقيَّ لكي يتمكن منّي |
| Ev arkadaşım, erkek arkadaşı taşınabilsin diye beni evden attı. | Open Subtitles | لقد طردتني رفيقتي في السكن تواً لكي يتمكن صديقها من السكن معها. |
| Porter yeni restoran işine başlayabilsin diye. | Open Subtitles | لكي يتمكن بورتر من بدء عمله الجديد بالمطعم |
| Bunlar, ilk yapılabilirlik deneylerinden bazıları. Hareket etmesi için esnek deride potansiyel enerji saklıyoruz. | TED | هذه بعض التجارب الأولية لإمكانية تنفيذه حيث أننا نخزن طاقة كامنة في جلده المرن لكي يتمكن من الحركة |
| Bazen grubun gidebilmesi için birini geride bırakmak gerekir. | Open Subtitles | في بعض الأحيان يجب ترك أحدهم في الخلف لكي يتمكن البقية من الإنطلاق |
| Ve delirmiş küçük AIec intikam planını 50 yıl önceki olaylar için uygulamış olacak. | Open Subtitles | و كل ذلك لكي يتمكن.. أليك الصغير من الثأر لما حدث بعد مرور 50 سنةً |