| Ama devam etmeden önce sadece akrabası olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | لكن من دون أيّ شيء آخر للمضيّ به، جلّ ما نعرفه هُو أنّ بينهما صلة. |
| Benim yaptığım gibi hayatına devam etmek etmek için bir yol bulmalısn. | Open Subtitles | عليكِ إيجاد طريقة للمضيّ قدماً كما فعلتُ أنا |
| İnsanlar hata yapabilir. Önemli olan hayatına devam etmenin bir yolunu bulmaktır. | Open Subtitles | الناس يخطئون المهمّ هو إيجاد طريقة للمضيّ قُدماً |
| Bakalım istediği şey için ne kadar... ileri gidecek. | Open Subtitles | حان الوقت لنرى إلى أيّ مدى مستعدّة للمضيّ لتنال ما تريده |
| Gerçekçilerse ileri doğru bakar ve bundan dolayı da doğru yoldan giderler. | Open Subtitles | أما الواقعيّ يرنو للأمام، ويقوّم دربه للمضيّ قدمًا. |
| Yani hayatına devam etme yönteminin içinde gemileri yakmak ve geleceği olmayan bir iş de var. | Open Subtitles | لذا نظامك للمضيّ بحياتك هو قطع العلاقات القديمة وشغل وظيفة متواضعة. |
| Bazen hayatına devam etmek için gizli bir yolun varmış gibi düşünüyorum. | Open Subtitles | أحيانًا تبدين وكأن لديك أسلوب سريّ للمضيّ بحياتك. |
| Artık hayatına devam edebilir. | Open Subtitles | وفرّغ كلّ الحزن من جسده، إنّه مستعد للمضيّ بحياته. |
| Ailem görüşmeler yaptı, araştırdı ve devam edebilmek için evimizi ipotek etti. | Open Subtitles | والدايّ سعيا وبحثا ورهنا منزلنا للمضيّ قدماً |
| Bazen devam etmek en iyi yoldur. | Open Subtitles | أحياناً هذه الطريقة المثلى للمضيّ |
| Haklısın. Bu şekilde yola devam edeceksin. | Open Subtitles | هذا صحيح وهذا هو طريقك للمضيّ للأمام |
| Hayata devam etmeye hazırım. | Open Subtitles | أنا مستعد للمضيّ قدماً. |
| Bu yeni başlangıcını yapabilmek için ne kadar ileri gidersin? | Open Subtitles | لأيّ مدى أنتِ مستعدّة للمضيّ... لنيل بدايتك الجديدة تلك؟ |