Kabul edilmeyi beklemiyordum ve ailemin üniversite için parası yoktu. | TED | لم أتوقع أن يتم قبولي, وأسرتي لا تمتلك مصاريف الجامعة |
- Sizi burada görmeyi beklemiyordum doktor. - Sandra gelmem için ısrar etti. | Open Subtitles | ـ لم أتوقع رؤيتك هنا يا دكتور ـ ساندرا أصرت على أن أحضر |
- Eski günlerde. - Sizi burada görmeyi beklemiyordum efendim. | Open Subtitles | الأيام الخوالى لم أتوقع أن أجدك هنا , يا سيدى |
Ama en uçuk hayal gücümde bile bu kadar alçalacağını hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لكن فى أقصى تخيلاتي، لم أتوقع أبداً أنكَ قد تصل لهذا الإنحطاط |
O gün sağ kalacağımı hiç sanmıyordum. Ondan sonraki günler de öyle. | Open Subtitles | لم أتوقع قط أن أنجو من يوم الإجتياح ناهيك عن المرحلة التالية |
Ne beklediğimi bilmiyordum. Ama bu değildi. | TED | لم أعلم ما يجب أن أتوقعه، ولكني لم أتوقع ذلك. |
Kahretsin, bu kadar kısa boylu olacağını tahmin etmemiştim. | Open Subtitles | لكن , اللعنة لم أتوقع أن تكون صغيرة الحجم |
Dansın bunca yıl sonra seni hala mutlu etmesini beklemiyordum. | Open Subtitles | لم أتوقع أن يظل الرقص يبهجك بعد كل تلك السنين |
Ve eminim ki gerçek aşkı böyle bir şehirde bulmayı beklemiyordum. | Open Subtitles | وبحق لم أتوقع أبداً أن أجد الحب الحقيقى فى مدينة كهذه |
Hayır, geleceğini tahmin etmiştim. Ama bu kadar genç olmanı beklemiyordum. | Open Subtitles | لا، توقعت مجيئك إنما لم أتوقع أن تكون شابًا جدًا هكذا |
Sonra, adım anons edildi ve parmak arası terliklerle zorlanarak basamakları çıktım çünkü sahnede olmayı beklemiyordum. | TED | وحينها تم إعلان اسمي لقد صعدت المسرح بنعال شاطىء لأني لم أتوقع هذا |
Müsaadenizle. Bu akşam bu kadar kalabalık olmasını beklemiyordum. | Open Subtitles | أتعرفون، يجب أن تعذروني لم أتوقع هذا الازدحام الليلة |
Masanızda şeytanın avukatını görmeyi beklemiyordum. | Open Subtitles | إنني لم أتوقع أن أسمع محامي الشيطان على مائدتك إنني أعتذر عن ملاحظتي الذكية |
Arkadaşların döndüğünü söylemişlerdi, ama seni beklemiyordum... | Open Subtitles | أخبرنى صديقك أنك عدت, و لكنى لم أتوقع مجيئك |
Adem'in elması ve penisinin senin ruh ikizin olacağını hiç düşünmemiştim ... | Open Subtitles | لم أتوقع أبداً أن يملك رفيق حياتك تفاحة آدم و عضو ذكري |
Beni, Limuzin ile bir iş için çağıracağını hiç sanmıyordum. | Open Subtitles | لم أتوقع منك أن تتصل بي من أجل توصيلة بالليموزين |
Yani içinde biraz çingenelik varmış, bu hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | يوجد لديك بعض المهارات فى النهاية لم أتوقع هذا منكـ |
İtiraf etmeliyim ki, senin gibi birisinden ham-bulans demesini beklemezdim. | Open Subtitles | لم أتوقع أنّك أحدٌ ما مثلك على علم بشركة اللحوم. |
Tabi ki benim yaşımda, bunların hiçbirini beklemiyorum. | Open Subtitles | بالطبع , في مثل عمري لم أتوقع شيئاً من ذلك |
Um, bunu söyleyeceğimi hiç düşünmezdim, ama birşeyler öğreniyor olmamız gerekmiyor mu? | Open Subtitles | لم أتوقع من نفسي قول هذا لكن ألا يجب أن نتعلم شيء؟ |
Seni tekrar görmeyi ummuyordum. Yoluna gittiğini zannediyordum. | Open Subtitles | لم أتوقع أن اراك ثانية إعتقدت أنك قد تكون رحلت |
Howard, hiç kimseye minnettarlık duyacağımı tahmin etmezdim ama senin inşa ettiğin evde geçirdiğim her an sana şükran duyuyorum. | Open Subtitles | هوارد، لم أتوقع أن أكون ممتناً لأى شخص ولكنى ممتن لك فى كل لحظة من اليوم فى المنزل الذى بنيته |
Annemden eve gelmesini asla istememeliydim ama böyle bir şeyin olacağını tahmin edemedim. | Open Subtitles | لا لم يتوجب علي ان ادعو أمي الى المنزل لكني لم أتوقع حدوث هذا |
Sizden çok şey beklemedim ve siz de benim neden buraya geldiğimi biliyordunuz. | Open Subtitles | لم أتوقع الكثير منك وعلمت بالضبط لم أنا هنا |
Frank Pentangeli! Batı'dan hiç gelmeyeceğini sanıyordum, seni koca serseri. | Open Subtitles | فرانك بنتيجلى, لم أتوقع قط أن تزورنا فى الغرب أيها الوغد |
Ev yapımı kart dediğinde böyle özenli ve güzel olmalarını beklememiştim. | Open Subtitles | عندما قلتي كوبونات منزلية الصنع لم أتوقع بأنه عمل مفصل وجميل |