| Yani, daha önce hiç geçirmedim onun için de nasıl olduğunu bilmiyorum... ama bir şekilde buna benzediğini düşünüyorum çünkü ben.. | Open Subtitles | , لم أصب بواحدة من قبل , لذا لا أعرف الشعور , لكنني أظن أن هذا هو الشعور . . لأنني |
| - hiç kolik olmadım. - Ben oldum. | Open Subtitles | ـ لم أصب به أبداً ـ حسنا، لقد أصبت أنا به |
| Lsd'yle başıma hiç böyle birşey gelmedi. Şu sıralar daha yüksek dozları deniyorum. | Open Subtitles | لم أصب باحباط عندما اخذ الاسيد انا احاول الانتشاء بشكل طبيعي الان |
| Bazen, bu salak şeker hastalığına hiç yakalanmasaymışım diyorum. | Open Subtitles | لا, أحياناً أتمنى لو أني لم أصب بهذا السكر الغبي |
| - Evet. Bende öyle bir sorun hiç olmadı. hiç bir tanıdığım kadında da olmadı. | Open Subtitles | أنا لم أصب بهذه المشكلة ولا أعرف امرأة لديها ذلك |
| Uğruna bu denli savaşmak istediğim bir şeyim hiç olmamıştı. | Open Subtitles | أنا لم أصب أي شيء في حياتي إن أردت أن الكفاح من أجل الكثير. |
| Pekala çocuklar alkışlarınız daha önce bu okulda hiç yapmadığımız bir şey için. | Open Subtitles | حسنا، والطلاب، يرجى وضع يديك معا لشيء نحن لم أصب في هذه المدرسة من قبل. |
| Ve şu an olduğu kadar yüksek bir karbondioksit oranı hiç yaşanmamıştı. | Open Subtitles | ونحن لم أصب ارتفاع ثاني أكسيد الكربون مثل ما يحدث الآن. |
| Başlarda, daha önce hiç migren ağrım olmadığı için migren ağrılarının çok büyük bir problem olduğunu düşünmüyordum, ama daha sonra hayatlarında her hafta 3 ya da 4 kez ağrıları olan ve yaşamları bununla alt üst olmuş kişilerle konuştum. | TED | في البداية لم أعتقد أن الصداع النصفي كان مشكلة كبيرة لأنني لم أصب بصداع نصفي، ثم تحدثت مع بعض الأشخاص الذين يصابون به كل ثلاثة أو أربعة أسابيع من حياتهم ، و حياتهم مدمرة بسببه |
| hiç bu kadar ürpermemiştim. Hamlet'i gördüm, fakat o lisede ikendi. | Open Subtitles | "لم أصب بصدمة من قبل رأيت هاملت " لكن كان في الثانوية |
| Benim için öyle. hiç geçirmedim. | Open Subtitles | من الممكن لي لم أصب به من قبلّ |
| Böyle birşeye hiç gerek duymamıştık ki. | Open Subtitles | حسنا ، نحن لم أصب شيء مثل هذا يحدث. |
| Ben hiç anoreksik olmadım. | Open Subtitles | تعرفي، أنا لم أصب أبداً بفقدان الشّهية |
| Eskisi gibi oldum. Sanki hiç yanmamışım gibi. | Open Subtitles | كأنّي لم أصب قطّ، كأنّ شيئاً لم يحدث |
| Hayır, hayır şeyden beri hiç tutmadı... | Open Subtitles | لا,لا,لم أصب بأي منها منذ شهور,منذ ان |
| Daha önce hiç yaşamadım. | Open Subtitles | لم أصب به من قبل. |
| Ben hiç kabız olmam. Herif tam bir aptal. | Open Subtitles | أنا لم أصب بالإمساك إنه غبي |
| Ben ondan hiç yaptırmadım. | Open Subtitles | أنا لم أصب بها أبداً |
| Ama biliyor musun? hiç sorun olmadı bu. | Open Subtitles | ولكن أنا لم أصب أي مشاكل. |
| - Ben hiç vurulmadım. | Open Subtitles | لم أصب برصاصة من قبل؟ |