| Onu gelmeye ikna edemedim. Yemek önce gelir. | Open Subtitles | لم استطع اقناعها بالمجىء معنا العشاء عندها يأتى اولا |
| Sınıra doğru giderken daha önce kimsenin hayatımı kurtarmadığını... düşünmeden edemedim. | Open Subtitles | عندما كنت ذاهباً للحدود لم استطع أن اتوقف عن التفكير بأن لم يسبق لاأحد أن انقذ حياتي من قبل |
| Bu kutuyu onu havluya sarıp koymak için yaptım ama bir türlü Yapamadım. | Open Subtitles | حصلت على صندوق ومنشفة لكي اغلفه فيها لكن حينها لم استطع ان افعلها |
| Ama birbaşına Tokyo'ya gitmesine izin veremezdim. | Open Subtitles | لكن لم استطع ان اتركها تذهب لطوكيو لوحدها |
| Afedersin tatlım. Gülmeme engel olamadım. | Open Subtitles | انا اسفة يا حبيبتى لم استطع ان امنع نفسى من الضحك |
| Ben ne keşfedeceğimi bilmiyordum ki, bu nedenle bu proje için ödenek bulamadım. | TED | ولم أكن أعلم ما سوف اكتشفه، لذا لم استطع الحصول على تمويل لهذا. |
| Ben ona ne zamandır öğretemedim sen iki dakikada öğretmişsin. | Open Subtitles | لم استطع ان اعلمها في سنوات وانت علمتها في دقائق |
| Bütün samimi çabalarıma rağmen kesin matematiksel doğruluğun uyumundan yok edemediğim bir anormallik sonucu sen oluştun. | Open Subtitles | انت هو احتمال حدوث شيء شاذ على الرغم من جهودي لتفادي ذلك لم استطع ان ازيل ذلك. لانه اذا تمت ازالتك |
| Elimde değildi. "Ya çıkar gelirse?" | Open Subtitles | لم استطع عمل شيئ قلت "يارجل, ماذا اذا ظهر"؟ |
| Açıkça sordu. İnkar edemedim. Bilirdi. | Open Subtitles | لقد سألتنى بكل صراحه و انا لم استطع الانكار ، كان يجب ان تعرف |
| Adamın kimliğini tespit edemedim ama sohbet etmek için gelmediği de kesindi. | Open Subtitles | لم استطع تحديد هوية الشاب ولكنه لم يستطع البقاء للتحدث |
| Ana sayfa açılınca devam edemedim. | Open Subtitles | . . عندما وصلت للصفحه الرئيسيه لم استطع ان اكمل اكثر من هذا |
| Mavi ve yeşil gömlek arasında bir türlü karar veremiyorum. | Open Subtitles | اتعلم لم استطع ان اقرر بين القميص الاخضر او الازرق |
| İçeri girdiğinde çok kötü oldum. Heriften bir türlü kurtulamadım. | Open Subtitles | لقد قتلتني عندما دخلتِ لم استطع التخلص من ذلك الشاب |
| Bir türlü bunu düşünmeden edemiyordum. | TED | لم استطع أن أتوقف عن التفكير في هذا الأمر. |
| Ama benim işlediğim bir suç yüzünden onun hapse girmesine izin veremezdim. | Open Subtitles | و لكنني لم استطع ان ارسله للسجن او أن أجعله ، يدفع ثمن لما كان حقاً جريمتي أنا |
| Önemli değil, Lana. Sana bir şey olmasına izin veremezdim. | Open Subtitles | لا يهم لانا، لم استطع أن أدع شيئاً ما يحدث لك |
| Önemli değil, Lana. Sana bir şey olmasına izin veremezdim. | Open Subtitles | لا يهم لانا، لم استطع أن أدع شيئاً ما يحدث لك |
| Başrahibe, özür dilerim. Kendime hakim olamadım. | Open Subtitles | أيتها الأم الوقورة، أنا آسفة، لم استطع مساعدة نفسي |
| Hediye almamaya karar verdik ama kendime engel olamadım. - Geçen gün alış verişe çıkmıştım ve... | Open Subtitles | اوه,لا تبالي فانا ايضا لم استطع منع نفسي |
| Piç herif! Ama Yapamadım. Dört polis tutuyordu beni. | Open Subtitles | لكني لم استطع فقد كنت محاصر بأربعو من رجال الشرطة. |
| Buna senin verdiğin önemi biliyorum. Ama Yapamadım tamam mı? | Open Subtitles | انا اعلم ماذا يعنى ذلك لك , ولكنى لم استطع ان افعل ذلك ,اوكى ؟ |
| Birleşimdeki ekstra eklem sıvısıyla ilgili hala bir açıklama bulamadım. | Open Subtitles | لم استطع ان أفسر لمَ هناك سوائل زائدة في مفاصله |
| ona neler olduğunu, onun ne hissettiğini anlamamın tek yolu gözlerine bakmamdı. | TED | لم استطع معرفة ما ألمَ أو ما كان يشعر به إلا بالنظر في عينيه مباشرةً. |
| ... kesinmatematikseldoğruluğun uyumundan yok edemediğim bir... | Open Subtitles | لم استطع ان ازيل ذلك. لانه اذا تمت ازالتك |
| Elimde değildi ki. | Open Subtitles | لم استطع التحكم بذلك |