Çünkü bu bariz belliydi, ama neden mutsuz olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لأن ذلك كان واضح ولكننى لم اعرف لماذا كانت منزعجه |
Senin için önceden belirlenmiş sonuçlar için gelmemi istediğini bilmiyordum. | Open Subtitles | انا لم اعرف ان تريدنى ان اصل لاستنتاجات محددة مسبقا |
Hangi kurabiyeden hoşlandığını bilmiyordum o yüzden 7 çeşit yaptım. | Open Subtitles | لكني لم اعرف اي نوع سيعجبك لذا صنعت سبعة أنواع |
Yatıyordum ve bir şey beni uyandırdı. Ne olduğunu asla bilemedim. | Open Subtitles | لقد كنت فى فراشى, وشئ ما أيقظنى لم اعرف ابدا ما هو |
Sen uyandırana kadar hiçbir şeyden haberim yoktu, değil mi? | Open Subtitles | لم اعرف اى شئ عنها حتى أيقظتنى, اليس كذلك ؟ |
Bu arada kahvecilerin gece yarısına kadar açık olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | بالمناسبة انا لم اعرف ان المقاهي كانت مفتوحة منتصف الليل |
eBay'in şu masanın üstündeki su şişesinden farkını bile bilmiyordum. Ama bunu da geri dönünce merkezimdeki teknoloji hastası çocuklardan biriyle konuşmak için aklımın bir köşesinde tuttum. | TED | لم اعرف ماهي اي باي من جرة الماء القابعة فوق البيانو. ولكن خطر ببالي ان اعود و اتحدث الى احد الاطفال الفنيين بمركزي |
Siz misiniz efendim? Dışarı çıktığınızı bilmiyordum. | Open Subtitles | انه انت يا سيدتى انا لم اعرف انك تخرجين ابدا |
Nereye vurduğumu, ne yaptığımı bilmiyordum! Yine de neredeyse yaptın. | Open Subtitles | لم اعرف وقتها اين اذهب ولا ماذا افعل لقد فعلتيها على كل حال تقريبا |
Birinin bu kadar nefret edebileceğini bilmiyordum, senin bile. | Open Subtitles | انا لم اعرف شخصا يمكن ان يكره الى هذا الحد, ولا حتى انت |
Bir insanın bu kadar kanayabildiğini bilmiyordum. | Open Subtitles | انا لم اعرف رجلا ابدا يمكنه ان ينزف بتلك الغزاره |
O odada Burroughs'un yanındakinin sen olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم اعرف انه انت التى كنت فى الغرفة مع باروز |
-Şey, ben-- Bu filimler hakkında böyle düşündüğünü bilmiyordum. | Open Subtitles | لم اعرف ان مشاهدة هذة الأفلام ستثير حفيظتك الى هذا الحد. |
-Şey, ben-- Bu filimler hakkında böyle düşündüğünü bilmiyordum. | Open Subtitles | لم اعرف ان مشاهدة هذة الأفلام ستثير حفيظتك الى هذا الحد. |
Şımarık bir sersemdim. Babamın ne olduğunu bilmiyordum... | Open Subtitles | أنا كنْت مثل الأحمقِ الفاسدِ أنا لم اعرف ما كان عليه ابى |
Etkileyici olmak istiyordum. Ama hala adını bile bilmiyordum. | Open Subtitles | اردت ان اكون لطيفا و لكنني لم اعرف اسمها |
Bir ay boyunca ona çiçek vermeyi denedim, fakat nasıl yapılacağını bilmiyordum. | Open Subtitles | حاولت لشهر أن أعطيها الزهرة ولكنني لم اعرف كيف |
Öyle korktumki ne yapacağımı bilemedim. | Open Subtitles | لقد كنت مرعوبة لدرجة اننى لم اعرف ماذا افعل |
Ne yazacağımı bilemedim, bu yüzden... öylece boş bıraktım. | Open Subtitles | لم اعرف ماذا اقول لذا أنا فقط. . أنا فقط تركتها فارغة. |
Ve aniden ne yapacağımı bilemedim. | Open Subtitles | و فجأة لم اعرف ما الذي أفعله بحق الجحيم. |
Ofisine dönene kadar ortadan kaybolduğundan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | انا حتى لم اعرف انه اختفى حتى عدت الى مكتبه |
Jack'in yanına taşınmadan önce yuvanın ne anlama geldiğini bilmezdim. | Open Subtitles | لم اعرف حقا اين كان بيتي و اين انتمي الى ان انتقلت للعيش مع جاك |
Özür dilerim efendim! Filo amirali olduğunuzu fark etmemiştim. | Open Subtitles | انا اسف يا سيدى ، لم اعرف انك قائد الاسطول |
Menüde ne olacağını bilmediğim için patlıcan getirdim. | Open Subtitles | لم اعرف اذا كان لديكم طعاماً كافي,لذا احضرت الباذنجان |
Eğer hiç bilmeseydim daha iyi olurdu diye düşünüyorum. | Open Subtitles | اعتقد اني كنت سأشعر بأفضل حال لو اني لم اعرف بذلك |
Anneme babamı hiç tanımadım. Delirmemiş olmam şaşırtıcı. | Open Subtitles | انا لم اعرف اهلي قط و من المدهش انني عاقل |