| Ne kadar kötü, ya da ne kadar iyi olursa olsun, bu değişmeyecek. | Open Subtitles | لذا لا يهم مهما كانت الامور ستصبح سيئه او جيده فهذا لن يتغير |
| Ne olursa olsun değişmeyecek kişi ile ne kadar kovarsa kovsun gitmeyecek olan kişi bir araya gelirse kim kazanır sence? | Open Subtitles | شخص لن يتغير و شخص لن يبتعد مهما حاولت طرده ان التقيا من برأيك سينتصر؟ |
| İnsanlar bu satış yüzünden işlerini kaybetmeyecekler, birşey değişmeyecek. | Open Subtitles | أن بيع الشركة سيعرض مناصبهم للخطر لن يتغير شيء هنا |
| Bunu gündeme getirdim, çünkü 140 yılda kaçış adamının kafa yapısı değişmedi. | Open Subtitles | لقد عرضت هذا لأن خلال 140 سنة الأساس في عقل الرجل الهارب لن يتغير |
| Bacaklarım çalışmıyor. Ve bu asla değişmeyecek. | Open Subtitles | ساقي لا يمكنها المشي وهذا لن يتغير أبداً |
| Artık büyüdün, bir kişiliğin oluştu, bu hiç değişmeyecek. | Open Subtitles | وقد ربيت بطريقة جيدة وهذا ما لن يتغير أبداً |
| Eğer hepsi giderse hiçbir şey değişmeyecek. Hadi devam edelim. | Open Subtitles | لن يتغير شيءٌ إذا ما رحلوا جميعاً فلنستمر |
| Eğer hepsi giderse hiçbir şey değişmeyecek. Hadi devam edelim. | Open Subtitles | لن يتغير شيءٌ إذا ما رحلوا جميعاً فلنستمر |
| Birdenbire değişmeyecek. - Neden bahsediyorsun? | Open Subtitles | ومع اني اتمنى ان يفعل إنه لن يتغير سحرياً فقط |
| Ve bil bakalım, Prenses? Bu değişmeyecek. | Open Subtitles | وخمني ماذا أيتها الأميرة هذا لن يتغير عما قريب |
| - Clark bana sorarsan, Lionel Luthor asla değişmeyecek. Lex de öyle. | Open Subtitles | برأيي ليونيل لوثر لن يتغير أبداً وليكس كذلك |
| Hiçbir şey değişmeyecek çünkü bizi asacaklar! | Open Subtitles | أن أحداً لن يكترث، شيئاً لن يتغير لأننا سنُشنق |
| Geçen hafta her gün bu seanslara katıldım ama annemin onu burada saklamasıyla, bir şey değişmeyecek. | Open Subtitles | أنا أحضر تلك الجلسات يومياً منذ أسبوع لكن لن يتغير أي شئ إن لم تكف عن إخفائه هنا |
| Tüm hayatım boyunca yaptım, ve bundan sonra da değişmeyecek, o yüzden çekil önümden, tamam mı? | Open Subtitles | , كنت أفعل هذا طوال حياتي , و لن يتغير هذا في أيّ وقت قريب لذا ابتعدي عن طريقي , مفهوم؟ |
| Ona de ki babası süresiz ev hapsine alındı ve ben başkan olduğum sürece de bu değişmeyecek. | Open Subtitles | أخبرها بأن ابوها قد وضع تحت الإقامة الجبرية وهذا لن يتغير طالما أنا الرئيس |
| Ne kadar kaçmak istesen de bir şey değişmeyecek. | Open Subtitles | لا يهم عدد المرات التي تهرب فيها لن يتغير الوضع إطلاقاً |
| Bunu bilsem de Makoto'nun öldüğü gerçeği değişmeyecek. | Open Subtitles | . بالرغم من أنني أعرف هذا ولكن موت ماكوتو لن يتغير |
| Bu manzara çocukluğumdan beri biraz olsun değişmedi. | Open Subtitles | فهذا المنظر لن يتغير حتى قطعة واحد مذ أنّ كنتُ طفلاً |
| Ama gerçek şu ki 2006'da pek bir şey değişmedi. | Open Subtitles | و لكن الحقيقة هي، رجل من الماضي... لن يتغير كثيراً في عام 2006... |
| Hayır hayır. Bu hiç bir şeyi değiştirmez. Bir daha asla olmayacak çünkü. | Open Subtitles | كلا، لن يتغير أي شيء، لأنني لن أنام معها مجدداً |
| Ama bana hiç birşeyin değişmeyeceğine dair söz vermelisin en azından çocuklar öğrenene kadar. | Open Subtitles | ولكن يجب أن تعدني بأنه لن يتغير شيء بخصوص الأطفال |