| İşte bu yüzden ben yanındayım. Şimdi, Boris Amca nereliydi? | Open Subtitles | لهذا نحن معك ، الأن أخبريني من أين العم بوريس؟ |
| -Durun! Önemli değil. İşte bu yüzden feragatname imzalıyorsunuz millet. | Open Subtitles | لا بأس , لهذا نحن نوقع التنازلات , أيها الرفاق |
| Bunun için buradayız. Örneğin...şuna bak. | Open Subtitles | لهذا نحن هنـا انظـر هنـاك، على سبيل المثـال |
| - Polis tutanak tutacaktır. - Bu yüzden buradasın ya. | Open Subtitles | يجب ان نُبلغ الشرطة لهذا نحن ارسلنا فى طلبك |
| O yüzden her gün dünyayı daha güvenli hale getirmeye çalışıyoruz. | Open Subtitles | لهذا نحن كل يوم نحاول أن نجعل هذا العالم أكثر أمنا |
| Grant Strictland's vazgeçerse biz de vazgeçeriz. | Open Subtitles | جرانت و ستريكتلاند كاذبين لهذا نحن مستلقيين |
| Bu yüzden biz federal ajanlarız sense suçlu danışmanımızsın. | Open Subtitles | لهذا نحن العملاء الفدراليون وأنت المخبر ذو التفكير الإجرامي |
| Haydı! Birisi hapishane işini satın aldı! Onun için buradayız! | Open Subtitles | بحقك , أحدهم رشا مكتب السجن , لهذا نحن هنا |
| Bu nedenle onları öldürmemeli, incelemek için yakalamalıyız. | Open Subtitles | أنا لا. لهذا نحن يجب أن لا نقتل هؤلاء، لكن يأسرهم للدراسة الأخرى. |
| Biz bu yüzden çok... ölüyüz. | Open Subtitles | لهذا نحن ميتون جدا |
| İşte bu yüzden bir kameraya ihtiyacımız var. İster misin peki? | Open Subtitles | لهذا نحن نحتاج إلى الكاميرا هل تريد واحدة تتسلى بها؟ |
| İşte bu yüzden buradayız - neyin yanlış olduğunu görmek ve bir daha olmasını engellemek için. | Open Subtitles | حسنا لهذا نحن هنا لنرى ما الخلل الذي حدث ومنع حدوثه مرة أخرى |
| İşte bu yüzden bu saçmalıkla uğraşması için bir temsilcimiz var. | Open Subtitles | أترى، لهذا نحن نتوفر على بائع معتمد ، لكي يتعاملمعهذهالتراهات. |
| Bunun için burada değil miyiz? | Open Subtitles | لهذا نحن واقفين هنا، أليس كذلك؟ هيا إلى المثاقفة |
| Bunun için aşağı gelecek zamanı anca Buldum. Şefin dediğini yapıyoruz. | Open Subtitles | وبالكاد لدية الوقت لهذا نحن نفعل ماتقوله الرئيسة.لحظة |
| Tamam, zaten Bunun için buradayız, birbirimizin güvenini kazanmak için. | Open Subtitles | حسنا, لهذا نحن هنا, للبدء فى تصديق كلنا مننا |
| - Bugün maç mı var? - Bu yüzden kıyafetlerimizi giydik. | Open Subtitles | هل هناك مباراه اليوم - لهذا نحن بالزى الرسمى - |
| - Bu yüzden Fransa'ya taşınmalıyız. | Open Subtitles | لهذا نحن نفكر في الانتقال الى فرنسا |
| Birbirimize yardım edebiliriz. Her zamanki gibi. O yüzden buradayız. | Open Subtitles | نحن نساعد بعضنا كما اعتدنا دوما لهذا نحن هنا الآن معا |
| Ve burası benim memleketim. Burayı iyi tanıyorum. O yüzden buraya geldik. | Open Subtitles | وهذه دياري وأنا أعرفها جيداً لهذا نحن هنا |
| Grant Strictland's vazgeçerse biz de vazgeçeriz. | Open Subtitles | جرانت و ستريكتلاند كاذبين لهذا نحن مستلقيين |
| Grant Strictland's vazgeçerse biz de vazgeçeriz. | Open Subtitles | جرانت و ستريكتلاند كاذبين لهذا نحن مستلقيين |
| Belki bu yüzden, biz her zaman şapka giyeriz. | Open Subtitles | ربما لهذا نحن نرتدي قبعاتنا دائما |
| - Onun için buradayız zaten. - Suç araştırma olayı bu oluyor. | Open Subtitles | لهذا نحن هنا على ما أظن أننا نحل قضايا الحرائم اذا كنت على حق |
| Bu nedenle araba göremiyoruz. -Yollar izole edilmiş. | Open Subtitles | لهذا نحن لانرى ايدا شاحنات نقل عسكرية اتها دائما على طرق معزولة |
| İşte Biz bu yüzden kardeşiz. | Open Subtitles | لهذا نحن أخوات. |
| Burada olmamızın nedeni bu. Tok'ra'yı aramak. | Open Subtitles | و لهذا نحن هنا ، للبحث عن التوك-رع |