| Muhammed o zamanlar, çok vahim bir durumla karşı karşıyaydı. | Open Subtitles | محمد كان هو الرجل الذى واجه المواقف الاكثر صعوبة على الاطلاق |
| Muhammed sıkça Mekke'nin dışındaki dağlarda inzivaya çekilirdi ve düşünürdü. | Open Subtitles | محمد كان عادة ما ينسحب الى الجبال خارج مكة للتفكر والتأمل |
| Muhammed bu tecrübeden çok etkilenmişti, delirmekten korktu. | Open Subtitles | محمد كان لا يزال مهزوزا مرتجفا نتيجة هذه التجربة الفريدة كان يخشى من أن يكون قد مسه الجن |
| Muhammed vahyi her aldığında, onu kendisini izleyenlere okurdu. | Open Subtitles | فى كل مرة كان ينزل الوحى على محمد كان عليه ان يقرأه لمن حوله من الناس |
| Böylece Muhammed ayetleri, hafızların ezberinde koruyordu. | Open Subtitles | ما كان يذكره النبى محمد كان يحفظ بحرص فى ذاكرة البعض |
| Muhammed kendisinin tanrısal bir kişilik olmadığını ısrarla söyledi. | Open Subtitles | محمد كان دائما ما يصًر بشدة على أنه لا يتمثل بصورة ربانيه أو إلهية |
| Fakat onların söylediği, Muhammed'in mükemmel bir insan olduğuydu. | Open Subtitles | ولكن ما يقولونه هو أن محمد كان رجلا كاملا مثاليا |
| Kabile sisteminde Muhammed, amcası Ebu Talib tarafından korunuyordu. | Open Subtitles | فى النظام القبلى محمد كان فى حماية عمه أبو طالب |
| Fakat Muhammed daha önceden plandan haberdar edilmişti. | Open Subtitles | لكن محمد كان قد جاءه تحذبر مسبق عن المؤامرة |
| Muhammed gerçekten de akıl almaz bir şey yapıyordu. Bütün bağlarını koparıyordu. Böyle bir şey şaşırtıcı ve alışılmadıktı. | Open Subtitles | محمد كان فى كل مرة يخرج فيها إلى البرية ليفكر ويخرج بشى مبتكر مبدع |
| Muhammed'in varışı İslam tarihinde önemli bir aşamasını başlatıyordu. Çünkü ilk defa | Open Subtitles | قدوم محمد كان بداية لمرحلة جديدة من تاريخ الإسلام |
| Fakat Muhammed cesur bir savunma keşfetti. | Open Subtitles | وأتجهوا به إلى المدينة محمد كان قد أقام دفاعا حصينا |
| Muhammed anlaşmada bir çok konuda ödün vermişti. | Open Subtitles | محمد كان قد توصل لتسوية لكل النقاط الهامة فى المعاهدة |
| Muhammed'in söyleyeceğini düşündüğüm şeyleri söylerim. Muhammed peygamber bize şunu öğretti. | Open Subtitles | أقول الأشياء التى أعتقد أن نبينا محمد كان سيقولها |
| Hz. Muhammed'in bedevi bir süt annesi olmuş ve 4 yaşına kadar göçebe bir hayat yaşamıştır. | Open Subtitles | محمد كان لديه مرضعة بدوية وعاش حياة البداوة بالسنوات الأربع الأولى من حياته |
| Kuran Resitali Müslümanların neredeyse hepsi, Hz. Muhammed'in okuma-yazma bilmediğine inanmaktadır. | Open Subtitles | القوة الروحية للرسالة في الكلمات نفسها تقريباً كل المسلمين يعتقدون ان محمد كان غير قادر على القراءة أو الكتابة |
| Muhammed'in tek gerçek tanrı olan Allah'ın peygamberi olduğu söylenip, Kuran'dan ezbere ayetler okunmaya başlanmıştır. | Open Subtitles | محمد كان في الحقيقة نبي الله الواحد الاحد ثم بدأَ بدايته المشهورة بقراءة آيات من القرآن |
| Muhammed bir stadyuma gittiğimizde oradaki insanlara: | Open Subtitles | محمد كان يمكن أن يقول إلى الناس عندما ذهبنا إلى الملعب, |
| Muhammed'in doğduğu ortam vahşi bir dünyaydı. | Open Subtitles | العالم الذى قدم اليه محمد كان قاس وهمجى |
| Bana göre Muhammed bir feministti. | Open Subtitles | فى رأيى ، سيدنا محمد كان نصيراً للمرأة |