| Onu hemen sevdim. Babası çiftçiydi çok ortak yanımız vardı. | Open Subtitles | أحببته فوراً، كان والده مزارعاً لذا كان بيننا الكثير من الأمور المشتركة |
| Ve o da onu reddetti! Kendi hayvanlarını yetiştiren bir çiftçiydi. | Open Subtitles | و ردته لقد كان مزارعاً يرعى قطيعه |
| Kamyonet bir çiftçiye aitmiş, yanında çalıştırdığı genç bir kadın göçmene erzak alması için vermiş. | Open Subtitles | كانت الشاحنة تخصّ مزارعاً ،قد أقرضها لإمرأة يافعة، عاملة مغتربة للذهاب و إحضار المؤن |
| Belki yine bir çiftçilik kurarsın? | Open Subtitles | ربما .. ترغب بأن تصبح مزارعاً مرة أخرى؟ |
| 16 hektar. O bir çiftçi, ama uzun zamandır orada yaşıyoruz. | Open Subtitles | أربعون فداناً ، هو يعمل مزارعاً بالإيجار و لكن نحن نعيش هناك منذ فترة طويلة |
| Ya bir çiftçiyi öldürdüysem ve çiftçinin hayaleti intikam için peşimdeyse? | Open Subtitles | ماذا لو أنّي قتلتُ مزارعاً و معزاة المزارع تطاردني لتنتقم؟ |
| Ben bir çiftçiydim. Buraya gelene kadar ağ görmemiştim. | Open Subtitles | لقد كنت مزارعاً لم اري شركاً ابداً حتي جأت الي هنا0 |
| Babam bir çiftçiydi. O zamanlar herkes öyleydi. | Open Subtitles | كان والدي مزارعاً شأنه شأن الجميع آنذاك |
| Babam bir çiftçiydi. O zamanlar herkes öyleydi. | Open Subtitles | كان والدي مزارعاً شأنه شأن الجميع آنذاك |
| - Babam sütçülük yapan bir çiftçiydi. | Open Subtitles | -والدي كان مزارعاً يرعى الأبقار |
| Anlattım ya, çiftçiydi. | Open Subtitles | أخبرتك لقد كان مزارعاً |
| - Babam bir çiftçiydi. | Open Subtitles | والدي كان مزارعاً |
| On yıl önce, uzak ülkelerdeki 26 çiftçiye mucizevi süper domuz yavruları verilmişti. | Open Subtitles | قبل 10 سنوات، حصل 26 مزارعاً من أراض بعيدة على خنوص خارق سحري لكن واحدمنهم. |
| On yıl önce birbirinden uzak 26 ülkedeki 26 yerel çiftçiye birer süper domuz yavrusu verilmişti. | Open Subtitles | قبل 10 سنوات، حصل 26 مزارعاً محلياً من 26 بلداً بعيداً على خنوص خارق لكل واحد منهم. هذا العام سافرت... |
| Bana inanmıyorsan bir çiftçiye sor. | Open Subtitles | ألا تصدقني؟ سلّ مزارعاً ما -أو بطة |
| Biraz toprak alıp, çiftçilik yapardım... | Open Subtitles | أحصل على بعض الأراضي وأكون مزارعاً |
| Babam çiftçilik yapabilsin diye Syracuse'dan Indiana'ya gelirken... annem koleraya yakalandı ve öldü. | Open Subtitles | عندما انتقلنا من (سيراكيوز) إلى (إنديانا) كي يجرب أبي أن يكون مزارعاً أصيبت أمي بالكوليرا وتوفيت |
| 16 hektar. O bir çiftçi, ama uzun zamandır orada yaşıyoruz. | Open Subtitles | أربعون فداناً ، هو يعمل مزارعاً بالإيجار و لكن نحن نعيش هناك منذ فترة طويلة |
| Ahırdayken çiftçiyi gördüm. | Open Subtitles | هناك بالحظيره كان هناك مزارعاً |
| Düşünün, bir çiftçinin dört çocuğu var. | Open Subtitles | يوجد مزارعاً لديه اربعة اطفال |
| Hayatım boyunca çiftçiydim, ama bunlar harika büyüyor. | Open Subtitles | لقد كنت مزارعاً طوال حياتي، ولكن هذا النمو مذهلاً يا "جورج" |