"مضاء" - Traduction Arabe en Turc

    • aydınlık
        
    • ışığı
        
    • yanık
        
    • ışığında
        
    • lambası
        
    • yandığını
        
    • ışık açıktı
        
    Oldukça aydınlık bir banyoda durur aynaya bakarak dişlerimizi fırçalarız. TED نقف في حمام مضاء بشكل ساطع ننظر في المرآة ونحن ننظف أسناننا.
    aydınlık, oyuncaklar için bir sürü dolap. Open Subtitles مضاء جيداً الكثير من الدواليب لتحمل الكثير من الدمى
    - Kusacağım. - Bayım, emniyet kemeri ışığı yanıyor. Open Subtitles سوف أتقيأ سيدي ضوء ابقاء حزام الأمان لا يزال مضاء
    Bu gece her lambayı yanık tutamayız. Open Subtitles يبدو أن البطاريات تعطب يجب علينا الإبقاء على كل مصباح فى البيت مضاء هذه الليلة
    Çay içtik, sonra mum ışığında yemek yedik. Atlı araba gezintisi... Open Subtitles شربنا شايا وبعد ذلك عشاء مضاء بالشموع وبعد ذلك جولة عربة جميلة.
    Gece lambası hala açık, şüpheli bir şey arıyormuş. Open Subtitles ضوء القراءة ما زال مضاء اذن فالجاني كان يبحث عن شيء
    Işığın yandığını görüyorum, o halde orada olmalısın. Open Subtitles ،حسنا، أرى أن النور عندك لا يزال مضاء لذا فأعتقد أنك موجود حتما
    Cevap: Çünkü ışık açıktı!" Open Subtitles فلم أنا بعيادة طبيب الأسنان، فالجواب أنّ النور كان مضاء"
    aydınlık da bir yer. Görünmekten korkmuyor. Open Subtitles والمكان مضاء بشكل جيد انه لا يخاف من ان يكون مرئيا
    Mağara aydınlık olsaydı bunu asla duyamazdınız. Open Subtitles بشكل مُوغِل في نظام الكهف. لم يكن من الممكن أن تسمع ذلك أبدًا إذا كان الكهف مضاء.
    Arabayı park ettiğin yerin kapıya yakın olduğu aydınlık bir yer bulmak içgüdüseldir. Open Subtitles الامان ياتى اولا. من الغريزى ان تجد مكان سريع مضاء جيدا من عربتك المركونة للباب
    - Tamamen aydınlık, halka açık bir yerde. Open Subtitles كأس من الماء. في مكان عام، مضاء جيدا ً.
    Burası aydınlık. Open Subtitles المكان مضاء هنا
    İçerideki ışığı açınca dışarısı görünmez oldu. Open Subtitles وعندما فعلت ذلك أصبح الداخل مضاء ولا يمكنك رؤية شيء بالخارج
    Evet, bir restaurantta, mum ışığı, bir şişe şarap-- Open Subtitles ...أجل، في مطعم مضاء بالشموع وزجاجةٍ من النبيذ
    Meşalenin ışığı gözlerimi kamaştırmıştı. Open Subtitles كان ضوء المصباح مضاء في محاذاتي
    Kırmızı ışık yanık. Open Subtitles الضوء الاحمر مضاء
    Mum ışığında yenen romantik bir akşam yemeği, İkimiz, baş başa. Open Subtitles عشاء رومنسي مضاء بالشموع فقط نحنُ الإثنان
    Mum ışığında 2 kişilik bir yemek masası daha yeni servis edilmeye hazırlanmıştı. Open Subtitles مع ذلك كان هناك عشاء مضاء بالشموع لشخصين والذي حدث منه أن يعدهُ فحسب
    Ama bahse girerim onlar üzerlerinde bir gece lambası ile uyuyorlardır. Open Subtitles ولكنني واثق من أنهم ينامون والضوء مضاء
    Seni temin ederim ki eğer geminin motor ışığının yandığını görseydi gemiyi derhal kenara çekerdi. Open Subtitles لو شاهد ضوء محرك السفينة إنتربرايز مضاء فإنه سيوقف السفينة مباشرة

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus