| rahatlatıcı ve kolay değildir; ancak, bilim bu teoriye ne kadar bakarsa doğruluğu o derece fazla ortaya çıkıyor. | Open Subtitles | ليست مطمئنة, كما أنّها ليست سّهلة, لكن كلّما تعمّق العلم في هذه النظريّة, كلّما أظهرت صحّتها. |
| Eğer benim paramı istiyorsan bundan daha rahatlatıcı bir şeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | اذا اردت نقودي انا سوف احتاج الى امور مطمئنة منك اكثر من مجرد الكلام |
| Baily'le ilgili söyleşiler güven verici değildi. | Open Subtitles | الشهادات التي جاءت عن السيد بيلي لم تكن مطمئنة |
| Bunun ne kadar güven verici olduğunu sana anlatmaya başlayamam. | Open Subtitles | لااستطيع البدء فى اخبارك كيف كانت مطمئنة |
| Çünkü her gece buraya İncil'in huzur veren sözlerini ve öbür dünyada bizlere sunulacak güzel hayatı dinlemeye geliyorsunuz. | Open Subtitles | ليلة تلو الأخرى، تأتون لسماع كلمات مطمئنة من الكتاب المقدس، ووعود بحياة راغدة بالعالم الآخر |
| İçin rahat olsun, davayı görmesi için hakim Hotah'ı görevlendirdim. | Open Subtitles | كوني مطمئنة , أنا قد عينت القاضي هوتا للأشراف على المحاكمة |
| Eğer benim paramı istiyorsan bundan daha rahatlatıcı bir şeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | اذا اردت نقودي انا سوف احتاج الى امور مطمئنة منك اكثر من مجرد الكلام |
| Sen ve ben, rahatlatıcı bir düşünce teşekkürler sevgilim. | Open Subtitles | نحن؟ الفكرة مطمئنة شكرا لك، حبيبي |
| O anda gezegende yaşıyorsanız bu düşük olasılık bile rahatlatıcı değildir. | Open Subtitles | ولكن حتى هذه الإحتمالات ليست مطمئنة |
| Seni de dahil etme fırsatı yakaladım ve zamanı geldiğinde yardım edecek oluşun rahatlatıcı. | Open Subtitles | رأيت فرصة لوضع لكم في ذلك، و وأنه يشعر مطمئنة إلى... أعرف أنك لن يكون هناك |
| Bu rahatlatıcı bir haber. Yani Doris için. | Open Subtitles | أخبار مطمئنة أعني بالنسبة لها |
| Bu çok rahatlatıcı bir fikir, Rick. | Open Subtitles | هذه فكرة مطمئنة يا ريك |
| Hijyene verdiğiniz dikkati görmek güven verici Bay Wells. | Open Subtitles | مطمئنة لملاحظتي اعتناءك بالنظافة سيد ويلز |
| Geldiğiniz için teşekkür ederiz, Bayan Vole. Ziyaretiniz çok güven verici oldu. | Open Subtitles | شكرا لحضورك مسز فول كانت زيارتك مطمئنة |
| Pek güven verici bir cevap olmadı bu. | Open Subtitles | هذه اجابة غير مطمئنة |
| güven verici olduğu için kalbim çarpmıştı. | Open Subtitles | هى كانت مطمئنة جدا.رفرف قلبى |
| Kuzen Peter değerli bir olabilir fakat ahlaki yanı pek güven verici değildi. | Open Subtitles | كان لدى قريبنا (بيتر) صفات جيّدة لكن لم تكن أخلاقه كذلك ما أعتبرها أنا مطمئنة |
| Bu güven verici bir ses. | Open Subtitles | هذا هو الضوضاء مطمئنة. |
| Bu yüzden böyle derin bir mirasa sahip olan bir yer bana huzur dolu olarak gelmiyor. | Open Subtitles | لذا.. لذا أنا لا أظن أنها مطمئنة جداً، وإنما كمكان لتراث عميق. |
| Ve huzur içinde öleceksiniz. | Open Subtitles | وتتمتعون بميتة مطمئنة |
| Bu oda neden bu kadar huzur dolu? | Open Subtitles | لماذا هذه الغرفة مطمئنة جداً؟ |
| İçin rahat olsun, HHM stratejisine dair bir bilgi de istemeyiz. | Open Subtitles | وكوني مطمئنة أننا لن نتوقع أيّ معلومات منكِ حيال أستراتيجية شركة "أتش أتش أم". |