| Sadece bunu iyice düşündüğünden emin olmak istedim ben, yardım etmek istiyorum sana-- | Open Subtitles | أردت فقط التأكد انكِ فكرتي ملياً في هذا القرار انا.. أردت فقط المساعده |
| Beyler, bunu iyice düşündüm de bu yangın olayı kontratın imzalanmasını kuşkusuz askıya alacak. | Open Subtitles | أيها السيدان، لقد فكرت ملياً في هذا الشأن. سيعرقل حريق المصنع توقيع العقود للوقت الراهن. |
| - Buraya gel seni küçük yaramaz. Sana şöyle iyice bir bakayım. | Open Subtitles | تعال أيها المتشرد الصغير، دعني أنظر لك ملياً |
| Bu konuda uzun uzun düşünüp durdum. Pekâlâ, anlatabileceğim tek şey çok temel bir şeydi. | TED | فكرت ملياً وبجدية حيال الامر وفكرت، حسناً الشيء الوحيد الذي يمكن إيصاله لهم أساسي للغاية. |
| -Bunu cevaplamadan önce dikkatli düşünmenizi istiyorum... | Open Subtitles | واريدكم ان تفكروا ملياً به قبل ان تجاوبوا |
| Böyle kararlar verirken her zaman dikkatlice düşünmelisiniz. | TED | لذا يتعين علينا دوماً أن نفكر ملياً قبل إتخاذنا للقرارات المشابهة. |
| Benim aksime sen kimseyi aldatmayacak kadar düzgünsün ama bu kızların kim olduğu ya da ne hissettiği konusunda fazla da kafa yormamışsın. | Open Subtitles | على عكسي، كانت لديكَ اللياقة لئلا تخون أحداً لكنّكَ لم تفكّر ملياً عمَن تكون تلك النسوة وكيف قد يكون شعورهن |
| - Birkaç gün izin kullan. Formları teslim etmeden biraz düşün. | Open Subtitles | عليك أخذ بضعة أيام فكّر في الأمر ملياً قبل تقديمه خطّياً |
| Çünkü, iyice düşündükten sonra, o rakamın uygun olmadığına karar verdim. | Open Subtitles | لأنه، وبعد التفكير ملياً فيالأمر،شعرت... بأن ذاك المبلغ ليس مناسباً ... |
| Sana soracağım şeyi cevaplamadan önce iyice düşünmeni istiyorum. | Open Subtitles | أُريدكِ أن تأخذي وقتكِ بالتفكير ملياً حولَ ما أطلبُه |
| Koşup bir şeyler denemeden önce bunu iyice düşünmeliyiz. | Open Subtitles | وقبل أن نهرع للخارج لفعل شئ يجب أن نفكر ملياً بهذا |
| Lütfen, iyiliğiniz için bunu iyice ve uzunca düşün. | Open Subtitles | رجاءً، فقط فكر ملياً وبجدية قبل أن تنهي هذا للأبد |
| Bohr huzursuzca çekip gider, iyice düşünüp daha sonra | Open Subtitles | فينصرف بور و هو مضطرب جداً و يفكر في الأمر ملياً |
| Hey, Rob, dinle. Bunu iyice düşünmen lazım. | Open Subtitles | روب ، اسمع يجب أن تفكر في ذلك ملياً ، يا رجل |
| Size seçeneklerinizi sunuyorum, dedektif. Bu konuyu iyice düşünüp taşının. | Open Subtitles | أنا أقدّم لكِ خيارات أيّتها العميلة إستغرقي بعض الوقت وفكّري بهم ملياً |
| Bu yüzden de, lütfen tüm şansını kaybetmeden ve bana hakaret etmeden önce vereceğin numarayı iyice düşün. | Open Subtitles | لذا أرجوك فكر ملياً قبل أن تعرض رقماً وإلاّ ستهينني ونفقد جميعنا هذه فرصة |
| O çukurun kenarında durdum, ve bunun uzun ve zor olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | وقفت على حافة تلك الحفرة و فكرت فيها طويلاً و ملياً |
| Bir daha benimle uğraşmadan önce uzun uzun düşünürsün artık | Open Subtitles | مِن الأفضل لكَ أن تُفكّر ملياً قبل أن تتلاعب معي ثانيةً |
| Herkesin ihbarda bulunmadan önce dikkatli olmasını rica ediyoruz. | Open Subtitles | نحن نطلب من الجميع برجاء أن يفكروا ملياً قبل إجراء أي مكالمة |
| Bilmem. Bir sonraki adımımı çok dikkatli atmalıyım. | Open Subtitles | لا أعرف, يجب أن أفكر ملياً فيما سأفعله |
| Ayrıca müstakbel yetenek havuzumuzu nasıl geliştireceğimizi de dikkatlice düşünmeye ihtiyacımız var. | TED | نحن أيضاً بحاجه للتفكير ملياً في كيفية تطوير مواهبنا المستقبلية. |
| Senin gibi insanlara ne yapılması gerektiği konusunda baya kafa yordum. | Open Subtitles | أتعلم فكرت ملياً بما سأفعله بالناس أمثالك |
| Dua ederken, düşün. | Open Subtitles | . عندما تصلي ، فكر . فكر ملياً فيما تقوله |
| En son konuştuğumuzda birbirimizi duvardan kazıma hakkında çok konuşmuştuk. | Open Subtitles | آخر مرة تحدثنا فيها، تحدَّثنا ملياً عن السيطرة و مهاجمة أحدنا للآخر |