| en yüksek kapasitede kullanmak için kendimizi en rahat olduğumuz durumlara getirmeliyiz. | TED | لتفعيل مهاراتنا إلى الحد الاقصى هو أن نضع أنفسنا في بيئة تحفيز ملائمة لنا. |
| Onları çok fazla göremiyor olmamızın sebebi de, kendimizi o şaşırtıcı şeyleri arayacak konuma koymuyor olmayışımızdır. | TED | وسبب عدم رؤيتنا لها في أغلب الأوقات أننا لا نضع أنفسنا في وضعية تسمح لنا بالبحث عن هذه الأشياء المذهلة. |
| kendimizi bazen korunmasız yerlere koyuyoruz. | TED | نضع أنفسنا في مواقف ضعيفة، بعض الأحيان، |
| Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz. | TED | عندما نحدد شخص على أنه عدو وبطبيعة الحال تكون المشكلة فقط في كيف علينا آن نضع أنفسنا في مكانهم، |
| Daniel, korkarım kendimizi kör bir düğümün içine soktuk. | Open Subtitles | دانيال ، أنا خائفة أن نضع أنفسنا في مأزق فظيع |
| Bizden kendimizi evrendeki en azılı suçlular arasına koymamızı mı istiyorsun? | Open Subtitles | أتطلب منا أن نضع أنفسنا مع أردأ مجرمي المجرة ؟ |
| Çok doğru. kendimizi içine attığımız tehlikeleri hatırlıyor musun? | Open Subtitles | بالضبط هل تدرك الأخطار التي نضع أنفسنا أنفسنا فيها؟ |
| Parlak fikrin bu mu? Soğuk bölmeye kendimizi koymak? | Open Subtitles | إذاً هذه هي فكرتك الذكية نضع أنفسنا في خزان بارد؟ |
| kendimizi olaylardaki insanların yerine koyarız. | Open Subtitles | نحن نضع أنفسنا في القضايا ليس بيدنا حيلة |
| kendimizi onun yerine koymak. Onu bulmanın tek yolu. | Open Subtitles | نضع أنفسنا في مكانها، إنها الطريقة الوحيدة لإيجادها |
| kendimizi insanlığın uzun mücadele hikâyesine yerleştirmek için çok iyi bir zaman. | Open Subtitles | وهى فترة مناسبة كى نضع أنفسنا داخل سياق أكثر شمولاً من تاريخ الكفاح الأنسانى |
| İyi olmak yetmiyor kendimizi öne çıkarıp farklı olmalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا ان نضع أنفسنا بالخارج , نكون مختلفين |
| O yüzden müşterilerden önce kendimizi düşünmemiz gerek. | Open Subtitles | حسناً , قبل أن نضع العملاء في عين الاعتبار يجب أن نضع أنفسنا في عين الاعتبار |
| Bazen kendimizi kontrolü kaybettiğimiz durumlara sokarız. | Open Subtitles | بعض الأحيان, نضع أنفسنا بوضع يخرج عن سيطرتنا ببعض الأحيان |
| kendimizi diğerlerinin yerine koymalı ve dünyayı neden farklı gördüğümüzü konuşmalı ve bunun üstesinden gelmeliyiz. | Open Subtitles | ونحاول أن نضع أنفسنا بمكان كل شخص منهم.. ونحاول أن نفهم لما ننظر للعالم بشكلٍ مختلف،ثم نحاول التغلّب على ذلك |
| kendimizi diğerlerinin yerine koymalı ve dünyayı neden farklı gördüğümüzü konuşmalı ve bunun üstesinden gelmeliyiz. | Open Subtitles | ونحاول أن نضع أنفسنا بمكان كل شخص منهم.. ونحاول أن نفهم لما ننظر للعالم بشكلٍ مختلف،ثم نحاول التغلّب على ذلك |
| kendimizi o seçimin arkasına koyabiliriz. | TED | بإمكاننا أن نضع أنفسنا خلف خيار ما. |
| Eve, son kalkan metroyla döneceğiz ve sokaklarda yalnız yürüyeceğiz, çünkü bunu yaparak kendimizi tehlikeye attığımız fikrini sindirmeyecek veya kabul etmeyeceğiz. | TED | سنعبر آخر الأنفاق نحو المنزل، وسنمشي في شوارعنا لوحدنا، لأننا لن ننغمس أو نخضع لفكرة أننا نضع أنفسنا في دائرة الخطر بفعلنا لذلك. |
| AYnı zamanda, kendinizi o insanın yerine de koymak sanırım bu konferansta sıklıkla duyduğum noktalardan biri bu, kendimizi bir başkasının yerine koyup ne hissettiklerini nasıl anlayabiliriz? | TED | وأن تضع نفسك في موقف الشخص ، وأعتقد ذالك من المواضيع التي سمعت عنها مرة أخرى من هذا المؤتمر وهو كيف نضع أنفسنا في محل أُناس آخرين وحقيقةً نشعر بما يشعرون؟ |
| kendimizi bunun dışında tutsak. | Open Subtitles | ربما نضع أنفسنا في جانبها لمرة |