| Konuyu buraya getirmekten hoşlanmıyorum , ama uyuşturucu problemi olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | أكره قول هذا ، ولكن نعلم أنها عانت من مشكلة مخدرات |
| Onun Eskiler'in dili olduğunu biliyoruz, fakat lehçe belirsiz. | Open Subtitles | نعلم أنها لغة القدماء , لكن لهجتها غامضة |
| Burada olduğunu biliyoruz çünkü müdürün evinin önünde görüldü. | Open Subtitles | نعلم أنها هنا لأنها كانت تحوم خارج منزل المدير |
| Yeşil kanı uydurmadığını nereden bileceğiz? | Open Subtitles | كيف نعلم أنها لم تزيف الدم الأخضر؟ |
| biliyoruz ki bu evrenin yapısı ve şeklinin... nihai açıklaması değildir. | Open Subtitles | نحن نعلم أنها ليست الوصف النهائي لشكل وهيكل الكون. |
| Ve bildiğimiz gibi yasal olarak diğer bir çok şirket gibi, çok az vergi veriyorlar. | TED | لكننا نعلم أنها قانونيا، كما هو الشأن بالنسبة للعديد من الشركات، لا تدفع إلا قسطا قليلا من الضرائب |
| Sesi ayırın oradan. Suya yakın bir yerde olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | لنعزِل الصوت، نحن نعلم أنها بالقرب من المياه |
| Yabancı durumlarda zayıf olduğunu biliyoruz Onu hızlandıralım | Open Subtitles | نحن نعلم أنها ضعيفة في مجال السياسة الخارجية |
| Onu bulmuş olsaydı, çoktan ölmüş olurdu. Ama biz onun bir hafta önce sahilde tek başına dolaştığını ve hayatta olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | لو أخذها، فكانت ستكون ميتة، ونحنُ نعلم أنها منذُ أسبوع كانت حية وتمشي على الشاطئ لوحدها |
| İkimiz de hem siyahların hem de beyazların boğazını kesmelerinin an meselesi olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | لأننا نعلم أنها مسألة وقت حتى يقتلك السود والآن البيض |
| Asgard'dan olduğunu biliyoruz, bu yüzden kurallar biraz esnek bu durumda. | Open Subtitles | نحن نعلم أنها من أصل آزجاردي، لذا فالقواعد مرنة نوعاً ما بحالتنا. |
| Sabah 6. Senin için uzun bir gece olduğunu biliyoruz ancak bu soruları sormamız gerekiyor. | Open Subtitles | إنها السادسة صباحًا نعلم أنها كانت ليلة طويلة بالنسبة لك |
| Pek çok farklı yerde büyümüş bir asker çocuğu olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | نعلم أنها من عائلة خدمت بالجيش و كانت نشأتها بكافة أنحاء العالم |
| Bu kadının sınırlar konusunda sorunu olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | فمن يدري؟ نحن نعلم أنها امرأة تتخطى الحدود |
| Ama sadece bu arazideyken olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | لكن نعلم أنها تعمل فقط عندما نكون في الأرض |
| Adanın Jamaika civarında olduğunu biliyoruz ve harita bizde. | Open Subtitles | والآن، نحن نعلم أنها جزيرة بالقرب من "جاميكا"، ولدينا خارطتها. |
| Güzel bir hikâye anlattınız Albay ama anlattığınız gibi olduğunu nereden bileceğiz? | Open Subtitles | لقد أخبرتنا بقصة شيقة أيها العقيد... ولكن كيف نعلم أنها جرت كما أخبرتنا عنها؟ |
| Bir tek Brandon'ın ondan vazgeçmediğini düşünüp düşünmediğini nereden bileceğiz? | Open Subtitles | كيف نعلم أنها ليست جالسة هناك تفكر بأن (براندون) هو الوحيد الذي لم يتخلّى عنها ، الأمر صعب و حسب |
| Bence de. ABADDON ile bağlantısı olmadığını nereden bileceğiz? | Open Subtitles | صحيح، وكيف لنا أن نعلم أنها ليست على علاقة بـ (أبادون)؟ |
| Hepimize tuzak kurmadığını nereden biliyoruz ki? | Open Subtitles | كيف لنا أن نعلم أنها لا تقوم بالإيقاع بنا تعلمون ؟ |
| Ama sanırım ikimiz de biliyoruz ki her zaman pek de iyi kararlar vermiyordu. | Open Subtitles | لكن أظننا نعلم أنها لم تتخذ دومًا أفضل الخيارات. |
| Bu kadar basit olmadığını bildiğimiz halde, çocuklarımıza iyi ve kötü hakkında hikayeler anlatırız. | Open Subtitles | نقول لأطفالنا قصصا عن الخير والشر بينما نعلم أنها ليست بهذه السهولة |