| Eğer Light Kira ise, bu fırsatı Near'ı öldürmek için kullanacaktır. | Open Subtitles | إن كان لايت هو كيرا ، فإنه سيفعل هذا ليقتل نير |
| Near, kaçırılan Japon polisi öldürüldü. | Open Subtitles | نير ، مدير شرطة اليابان المختطف قد تم قتله |
| Near, Kira'yı bile düzgünce soruşturamazken her şeyi sahte L'e bırakmak iyi bir karar mı? | Open Subtitles | نير ، أمن الآمن أن نترك كل شيء إلى إل المزيف ، بينما أنه لا يستطيع متابعة كيرا بالشكل الصحيح؟ |
| Halima Nair bu filmi kültürel hazinelerimizi büyük ulusunuza tanıtmak için hazırladı. | Open Subtitles | حليمة نير هي من صنعت هذا الفيلم لتقديم ثروتنا الثقافية لدولتك العظيمة |
| Ona sözcüklerden bir kanat takacağım Bayan Nair. | Open Subtitles | سَاعطيها أجنحة مصنوعة مِنْ الكلماتِ , سيدة نير |
| Şimdi yapmam gereken tek şey Near'ın bana buluşma teklifinde bulunmasını beklemek. | Open Subtitles | ما أحتاج فعله الآن هو انتظار نير ليطلب أن نتقابل |
| Near.Anlaştık. Burda benimle beraber 5 kişilik bir takımımız var. | Open Subtitles | نير ، فهمت ذلك ، وأنا منضمين لدينا فريق من خمسة أشخاص هنا |
| Near. 3 gün sonrası için bir buluşma ayarladı. | Open Subtitles | نير. لقد رتّب لنا أن نتقابل بعد ثلاثة أيام |
| Mello, Near, birlikte çalışmaya ne dersiniz? | Open Subtitles | ميلو ، نير ، ماذا عن؟ أن تعملا معاً؟ {\cH00ffff} |
| Near'la iyi anlaşamadığımı biliyorsun. | Open Subtitles | كما تعلم أنا لا أتوافق كثيراً مع نير |
| Near'ı yenmek için elimden gelen her şeyi yapacağım! | Open Subtitles | سأستخدم كل ما هو ضروري لأهزم نير |
| Şu ana kadar herşey beklediğin gibi gitti değil mi, Near? | Open Subtitles | نير) كل شيء جرى حسب ما توقعته ، أليس كذلك؟ ) |
| Öyle görünüyor ki Near bunu saklamak için hiç bir şey yapmamış. | Open Subtitles | يبدو أن نير لم يقم بأي جهد لإخفائها |
| Near, defteri inceledim ve onayladım. | Open Subtitles | نير ، لقد فحصت المذكرة وتأكدت منها |
| Near, bunu Light'ın Kira olduğunu ispatlamak için yapıyor. | Open Subtitles | نير يفعل هذا ليري أن لايت هو كيرا |
| Sevgili Bayan Nair, aydınlığa çıktığımızı duyduğunuza sevineceksiniz. | Open Subtitles | عزيزتي سيدة نير أنت سَتَكُونُي سعيدة بمعرفة بأنّنا جِئنَا إلى الضوء |
| Bugün öğretmenimin okuldaki ilk günü Bayan Nair. | Open Subtitles | اليوم معلّمُي أول يوم لة في المدرسة سيدة نير |
| Nair, bu yılki diğerlerinden önemli değil. | Open Subtitles | نير ، إنها ليست أكثر أهمية الآن من أي عام آخر |
| Bu ampül ölüyor Bayan Nair. | Open Subtitles | هذه اللمبة تَمُوتُ , سيدة نير. |
| Sevgili Bayan Nair, iyi haberlerim var. | Open Subtitles | عزيزتي سيدة نير عِنْدي أخبارُ جيدة |
| Nir'le Sarab'a gider, 6:30'da kalkıyor. | Open Subtitles | نير ، وساراب ،مغادرة 6: |
| Diban Niz bağırdığı zaman,Kirala'nın sebzeleri sallanırdı. | Open Subtitles | عندما صرخة ديبان نير إهتزّت خلال خضراوات كيرالا |