| Artık bizi Bunun ahlaki olmadığını söyleyerek mi ikna etmeye çalışıyorsun? | Open Subtitles | أهذه طريقتُكَ في إقناعنا؟ بأن تقولَ أن هذا لم يعد خاطئاً؟ |
| - bu hiç yaşanmadı. - Ben çoktan unuttum. İyi. | Open Subtitles | ــ هذا لم يحدث أبدا ــ أنا بالفعل لقد منعتها |
| Bu bir zincir testere adam değildi. Hâlâ benim için bir sır. | Open Subtitles | هذا لم يكن رجل سلسلة المنشار هو لا يزال غامضاً بالنسبة إلي |
| Bu resmi bir haber değil. böyle bir şey olmadı. | Open Subtitles | ليست اخبار رسمية بعيدة عن حيز الاهتمام, هذا لم يحدث |
| Bunu fark ettin mi bilmiyorum ama artık burası tam olarak ev sayılmaz. | Open Subtitles | كرس، أنا لا أعرف إذا لاحظت , لكن هذا لم يعد بالضبط البيت. |
| Üzgünüm. Bu daha önce hiç olamamıştı. Ben bakması için birilerimi göndereyim. | Open Subtitles | آسف هذا لم يحدث مسبقاً سأرسل أحداً ليرى الأمر |
| Bunun senin için hiçbir anlamı olmadığına inanmamı mı bekliyorsun? | Open Subtitles | تتوقع مني تصديق أن هذا لم يعني أي شيء لك؟ |
| Bunun senin suçun olmadığını söylememe gerek yok, değil mi? | Open Subtitles | لست مضطراً لأن أقول أن هذا لم يكن خطؤك، صحيح؟ |
| Arkadaşlar, bu hiç bir zaman gerçekleşmemişti, hapishanedeki herkesin çalışması. | TED | أصدقائي ، هذا لم يحدث من قبل أبدا ، حيث الجميع يدرس في السجن. |
| Uzay uçuşlarında bu hiç yaşanmadı. | TED | هذا لم يحدث على الإطلاق في الأمور التي تخص رحلات الفضاء. |
| Bunu bilerek yapmadılar Bu bir kazaydı, onlar daha çocuk. | Open Subtitles | هذا لم يكن مقصوداً كان هذا حادثاً، إنهم مجرد أطفال |
| Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama Bu bir işe yaramadı. | TED | حاول والدي بشدة تحفيزي على الدراسة ولكن هذا لم ينجح |
| Bu duyduğum en saçma şeydi. - böyle olmadığını sen de biliyorsun. | Open Subtitles | كان هذا أسخف شئ سمعته و أنت تعلم أن هذا لم يحدث |
| Bu dünyada fazladan yaşadığın birkaç yıl bile Bunu değiştirmemiş. | Open Subtitles | و أرى أنه حتى مع مرور الوقت هذا لم يتغير |
| - Bu ne? Sevgilim,banyodaki baban değildi. Biliyorsun Bunu. | Open Subtitles | حبيبتي ، هذا لم يكن أبيك الذي فى الحمام وأنت تعلمين ذلك |
| Bu daha önce hiç olmamıştı yoksa bugün uğursuz bişeylermi olacak | Open Subtitles | هذا لم يحدث أبداً من قبل أتمنى ألا يكون هذا نذير شؤم لما سيحدث في هذا اليوم |
| Onu her zaman dövmediği sürece bu bile O kadar kötü değildir. | Open Subtitles | و حتى هذا لم يكن سيئاً إن لم يكن يضربها طوال الوقت |
| Demek istediğin Bu senin arkadaş olmak istemenle ilgili değil miydi? | Open Subtitles | أتعنين أن هذا لم يكن لأنكِ أردت أن نكون أصدقاء |
| Bana kalırsa büyük bir ihtimalle Bu iş henüz bitmedi. | Open Subtitles | أظنُ بأن هناك إحتمالية كبيرة أن هذا لم ينتهي بعد |
| Demiryolu buraya ulaştığı zaman, öyle basit bir tren istasyonu yapmayacağız. | Open Subtitles | عندما عبرها طريق القطار هذا لم نكن نبني محطة قطار فقط |
| Ama bu onu avutmaya yetmedi. Harekete geçmeli, bir şeyler yapmalıydım. | Open Subtitles | ولكن هذا لم يواسيه كان على أن أتصرف.كان على فعل شىء |
| Umuyorum ki annemin küçük yardımcıları bunlar hiç yaşanmamış gibi hissetmemi sağlayacak. | Open Subtitles | آمل فقط أن مساعدي والدتي سيجعلونني أشعر كأنَ هذا لم يحدث ابداً |