| Kendimi kitaplarıma adadım ve onun nefret ettiği liberal bir eğitim aldım. | Open Subtitles | لقد دفنت نفسي بين كتبي وحصلت على التعليم التحرري الذي كان يمقته |
| Bir yıl sonra da açıköğretim fakültesine girip ön lisansımı aldım. | Open Subtitles | وبعد عام ذهبت الى الى الجامعه المحلية وحصلت على شهادة المعهد |
| Güneşte kötü bir şekilde yandım ve aslında oradan olmadığıma ikna oldum. | TED | وحصلت على حروق شمس كبيرة، وكنت متيقنا أنني لست حقا من هناك. |
| Ülke çapındaki açık soruşturmaları taradım ve bir şey buldum. | Open Subtitles | عملت على كل التحقيقات المفتوحة في الولاية وحصلت على ضربة |
| Kötü politika! Böylece bir Citroën aldı, Mercedes de benim oldu! | Open Subtitles | فلذلك ابتاع سيارة سيتريون وحصلت أنا على سيارة المرسيدس |
| Bu gece riske girdin ve karşıIığını aldın. Hoşuma gitti. | Open Subtitles | مكافتها على وحصلت الفرصة اخذت الليلة لكن ذلك احببت انا |
| ...ve mesajlarıma baktım.Harry'den çok hüzünlü bir mesaj vardı. | Open Subtitles | وحصلت على هذه المكالمة الهاتفية الحزينة جدا من هاري |
| Güzel mi diye bakmak için fazladan bir şişe daha aldım ama anlamıyorum. | Open Subtitles | وحصلت على زجاجة اضافية فقط لأرى ان كان جيدا ولكن لااستطيع ان اميّزها |
| Ancak birçok insan bu gruba şiddetle karşı çıkıyordu ve ben de öğrencilerden, fakülteden ve idareden çok eleştiri aldım. | TED | لكن العديد من الأشخاص واجهوا هذه المجموعة، وحصلت على دفعة للخلف من الطلاب والكلية والإدارة. |
| Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım. | TED | وحصلت على مفتاح حيث استطعت أن اجعل النور يومض وينطفئ. |
| Oyunculuğa dair bulduğum her kitabı aldım, kütüphaneden aldığım 19. yüzyıldan kalma bir kitap dahil. | TED | وحصلت على كل كتاب استطعت العثور عليه حول التمثيل بما فيها كتاب يرجع للقرن التاسع عشر |
| Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim. Amerika'ya yarı yol diye düşünüyordum. | TED | وحصلت على العديد من الأجوبة، ووافقت على العرض الذي كان سيأخذني أبعد من المنزل، وخصيصاً كما حسبت، أقرب إلى أمريكا |
| Taksi şirketini aradım, adamın adresini aldım, yazdım bile. | Open Subtitles | ولكنى اتصلت بشركة التاكسى, وحصلت على عنوانه, وقد سجّلته حتى, |
| Aslında beni bir iş görüşmesine yolladı, gittim ve işe girdim. | Open Subtitles | في الحقيقة، هي أرسلتني إلى مكانٍ عمل، وحصلت على وظيفتي هناك |
| Sonra, uçmuştum adeta üst kattaki salona çıktım, beşinci kattakine ve masaj ile yüz bakımı yaptırdım ve faturayı ödemeden sıvıştım. | Open Subtitles | ومن ثم كنت منتشية للغاية لدرجة أني صعدت إلى صالة التجميل بالطابق الخامس وحصلت على تدليك لجسمي ووجهي وتهرّبت من الدفع. |
| Bakalım, Leo güçlerini kaybetti ve sonra Piper öldü ve hayalete dönüşmesi gerçekten riskli oldu ama her şey yoluna girdi. | Open Subtitles | خسر ليو دعونا نرى، صلاحياته، وتوفي بعد ذلك بايبر، وحصلت عليه فعلا مشبوه عندما تحولت إلى شبح، ولكن عملت كل شيء. |
| 2006 yılında masterımı tamamladım ve Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum. | TED | لقد انتهيت من الدراسات العليا في عام 2006 وحصلت على منحة لكي اعود الى أوروبا |
| Okuldan mezun oldum, iş buldum, maaşım oldu, sanat mağazasına gittim ve malzeme almak için çıldırdım. | TED | إذا تخرّجت من المدرسة ، حصلت على وظيفة ، وحصلت على شيك أجر ذهبت إلى متجر الفنون و أصبت بالجنون و انا أشتري المعدّات. |
| Adamın adını ve adresini hatta telefon numarasını bile aldı. | Open Subtitles | وحصلت على رقمة و عنوانه... حتى انها حصلت على هاتفة.. |
| ve sen beni bir iddiaya sokup kandırarak yüzüğü akşam olmadan geri aldın, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | وأنت قمت بأستدراجى الى رهان وحصلت على الخاتم قبل أن يخيم الليل, أتذكر ذلك؟ |
| Pazar günü Washington'a geldim, bir tören vardı, iki arkadaş edindim, onları otel odama çağırdım. | Open Subtitles | الاحد وصلت الى واشنطن كان هناك مهرجان, وحصلت على صديقان |
| Öyle de yaptım. Üniversiteye girdim ve deniz zoolojisi okudum, sonra Hawaii'ye taşındım ve Hawaii Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptım. | TED | وفعلت وذهب للكلية وحصلت على شهادتي في علم الحيوان البحري ومن ثم إنتقلت الى هاواي في جامعة هاواي |
| Bu ufak aptal hikaye okulda hızlıca yayıldı ve ilk takma adımı kazandım: Domuz Pirzolası. | TED | انتشرت الأخبار عن هذه القصة الصغير والسخيفة بسرعة في المدرسة، وحصلت على اسمي المستعار الأول: شرائح لحم الخنزير. |
| Annesi öldü. Evi sattılar ve iyi para elde ettiler. | Open Subtitles | ماتت والدتها وباعوا المنزل وحصلت على مبلغ طائل ثمناً له |
| Satıcıları nasıl olmuşsa geldiğimizi haber almış ve onları götürmüş. | Open Subtitles | بطريقة أو بأخرى، وحصلت على مدربيها رؤساء متابعة أننا قادمون ونقلوا |
| Benden daha iyi bir okula gitmişsin. Daha yüksek notlar almışsın. | Open Subtitles | ذهبت إذاً إلى جامعة أفضل مني وحصلت على تقديرات أعلى مني |