| Gider gitmez seni ararım, Büyükbabama selam söylediğini ve onu özlediğini söylerim. | Open Subtitles | سأتصلُ بكِ حالما اصلُ هناكَ وسأخبر جدي انكِ قلتي مرحباً وانكِ تفتقدينهُ |
| Bak ne diyeceğim, şimdi gidersen polise her şeyin bir yanlış anlama olduğunu söylerim. | Open Subtitles | من اخبرت غادرى الان ، وسأخبر الشركة بانه كان سوء تفاهم |
| Benimle konuşacak zaman yaratmazsanız burada olay çıkartırım ve insanlara duymalarını istemeyeceğiniz şeyler söylerim. | Open Subtitles | ولو رفضت أن تجد وقتا لهذا سأقوم بمشهدا حقيقيا وسأخبر الناس بما لا يجب أن يعرفوه |
| Onlar seni çok yorarlarsa,bırakacağım, ver dünyaya nedenini söyleyeceğim. | Open Subtitles | إذا أزعجوك، سأستقيل أنا أيضاً وسأخبر العالم بالسبب |
| Joseph Platts'in resepsiyon memuruna onu görmek için orada olduğumu... ve çıktığında... yumruğumla burnunun tam ortasına vuracağımı söyleyeceğim. | Open Subtitles | وسأخبر عمال الاستقبال عند جوزيف أنني أتيت لرؤيته وعندما يخرج سأجعل قبضة يدي تستريح فوق أنفه |
| Eğer yapmazsan ben ortaya çıkıp mahkemeye bütün bildiğimi anlatacağım. | Open Subtitles | أن لم تفعل سأمضي قدماً وسأخبر المحكمة ، ماذا أعلم |
| Peşine düşsünler diye polislere rüşvet, sikik tayfanı kovalasınlar diye ona buna para verir ve herkese köstebek olduğunu söylerim. | Open Subtitles | سأرشو الشرطة لتتعقبك سأدفع للرجال كى يطاردوا طاقمك الداعر الضعيف وسأخبر كل شخص أعرفه بأنك جرذ |
| Bunu ertelerseniz, basına bize ne kadar yardımcı olduğunuzu ve bu ailenin acısını nasıl da kampanyanızdan ötede tuttuğunuzu söylerim. | Open Subtitles | تراجع ، وسأخبر الصحافة أنك كنت متعاونًا معنا كيف لك أن تضع معاناة هذه العائلة |
| Eğer tekrar kaçarsan, seni o meyhaneye geri götürüp oradaki kumarbaza onu nasıl aldattığını söylerim. | Open Subtitles | إن هربت مجدداً، سأعود بك لتلك الحانة وسأخبر ذلك المقامر كيف غششته |
| Yap. Çeteme çadırdaki herkesi vurmalarını söylerim. | Open Subtitles | افعل هذا ، وسأخبر طاقمي بضرب عنق كل من في المنــــزل |
| Bunu ertelerseniz, basına bize ne kadar yardımcı olduğunuzu ve bu ailenin acısını nasıl da kampanyanızdan ötede tuttuğunuzu söylerim. | Open Subtitles | تراجع ، وسأخبر الصحافة أنك كنت متعاونًا معنا كيف لك أن تضع معاناة هذه العائلة |
| Geri alacak olursan bütün arkadaşlarına seni hava-hokey'inde yendiğimi söylerim. | Open Subtitles | خُذه وسأخبر كل أصدقائك أني هزمتك في الهوكي الهوائي |
| Beni aramaktan vazgeçersen, penthouse'a girmene izin verdiğimi söylerim. | Open Subtitles | ستتوقفين عن الإتصال بي وسأخبر الفندق بأن لديكِ إذني بأن تدخلي إلى شقتها |
| Beni incittin, anneme söyleyeceğim. | Open Subtitles | لقد آلمتني يا كولين لقد آلمتني، وسأخبر أمك بهذا |
| Evet dersen oraya gideceğim ve nişanlına ve konuklara evlere gitmelerini söyleyeceğim. | Open Subtitles | لو رأيت منك إماءة بذلك سأذهب إلى هناك وسأخبر خطيبك وضيوفك |
| Onun işi bitti, bütün rock and roll topluluğuna vajinanda bakteri ve... - ...siğiller olduğunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | لقد ولّت, وسأخبر مجتمع الروك أند رول كله أنك لديك تآليل و التهاب المهبل |
| Oraya gideceğim ve o moronlara şunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأذهب هٌناك وسأخبر أولائك الحمقى |
| Resepsiyon memuruna şirketim olduğunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | وسأخبر موظف الاستقبال عن قدومك. |
| Bırak da görevimi yapayım yoksa Bay Thorn Seanton'a sensiz daha iyi olacağımı söyleyeceğim. | Open Subtitles | وسأخبر (ثورن شونتون) بأنهسيصبحأفضلحالاًبدونك. |
| O yemek yarışmasına gidip Brick Breeland'in ne mal olduğunu anlatacağım. | Open Subtitles | وسأخبر الجميع كم ان بريك بريلاند مزيف كلا , لن تفعلي ذلك |
| Tüm müvekkillerime gidip, senin ne kadar büyük bir yalancı orospu çocuğu olduğunu anlatacağım. | Open Subtitles | وسأخبر كل واحد من هؤلاء العملاء عن .الكذب والحقارة البائسة التي أنت فيها |
| Tüm müvekkillerime gidip, senin ne kadar büyük bir yalancı orospu çocuğu olduğunu anlatacağım. | Open Subtitles | وسأخبر كل هؤلاء العملاء كم أنت خنزير كاذب وبائس ولعين |