| Ben... aslında telesekreterle konuştuğuma sevindim çünkü anlatacak bir sürü şeyim var ve "Ben demiştim." demeni duymayı kaldıramam. | Open Subtitles | أنا مسرورة بأنَ المجيب الآلي ردّ علي فلديّ الكثير كي أقوله و لم أكن لأتحمل قولك بأنك أخبرتني بذلك |
| Ben... aslında telesekreterle konuştuğuma sevindim çünkü anlatacak bir sürü şeyim var ve "Ben demiştim." demeni duymayı kaldıramam. | Open Subtitles | أنا مسرورة بأنَ المجيب الآلي ردّ علي فلديّ الكثير كي أقوله و لم أكن لأتحمل قولك بأنك أخبرتني بذلك |
| Ben nefret değildim hakim de değildim ama sen hala beni yargılıyorsun. | Open Subtitles | لم أكن الكراهيّة و لم أكن القاضيّ . لكنّ، مازلت حكمت عليّ |
| -Eskiden olduğumdan daha yakın değilim. -Daha uzak da değilsin. | Open Subtitles | لم أكن قريبا منه من قبل و لم أكن بعيدا |
| Nasıl öyle değil? Ben hepsinden çok memnunum. Biliyorsun işimize yarar. | Open Subtitles | اننى لا أمزح ، و لم أكن أبدا مبتهج كالآن ، لقد أخذتى كالعادة |
| Çünkü beni buraya sen getirdin Ben istemedim, ama geldim işte. | Open Subtitles | لأنك أحضرتني هنا يا صديقي و لم أكن أريد أن آتي حقاً لكنني هنا الآن |
| Annem her şeyi anladı ve Ben de arkadaşlarımı ispiyonlamışım gibi hissetmedim. | Open Subtitles | و كنت أفعل ,و كانت تعرف و لم أكن أشعر أني أشي بأصدقائي |
| Sadece Ben değildim. Café Diem'deki herkes aynı durumda. | Open Subtitles | و لم أكن أنا فحسب، بل كل من كان في المقهى شعر بهذا |
| Silah dolu olsa, Ben olmasam tetiği çeker miydin? | Open Subtitles | لو كان السلاح معبئ، و لم أكن هنا، هل كنتِ ستطلقين؟ |
| Ailesini özel tuttu, ve Ben de zaten bilmek istemedim. | Open Subtitles | أبقىعائلتهمن خصوصياته, و لم أكن اريد أن أعرف |
| Ama gerçekten çok yardımcı oluyor ve o olmadan sizi asla bulamazdım. | Open Subtitles | و لكنه يحاول أن يثبت نفسه و لم أكن لأجدك لولا مساعدته |
| Basitçe, AIDS sahibi olmamam ve ölecek olmamam buna sebep olacaktı, fakat onların başında işte bunların olmasını kaldıramazdım. | TED | إنه موقف حيث لم أكن مصابة بالإيدز و لم أكن أحتضر، لكني استطعت تحمل حقيقة أنهم كانوا كذلك. |
| Hiç tecavüze uğramadım ve bir Burma hapisanesinde olabilme ihtimaline yaklaşmadım bile | TED | لم أتعرض للإغتصاب من قبل و لم أكن في وضع مشابه أن أكون في سجن بورمي |
| Benim bunların hiçbirinden haberim yoktu, ve bize yapılacak işlerin yazılı olduğu buna benzer bir sunum yaptılar. | TED | و لم أكن أعلم أي شيء عن هذا, و قد كان لدينا عرض يحتوي على جدول أعمال, بهذا الشكل. |
| Ben onlara üye değilim. Hiç istemedim ve hiç olmadım. | Open Subtitles | أنا لست عضواً بجماعه لم أرغب بهذا أبداً و لم أكن كذلك |
| Yeteri kadar iyi değilim. Hiç olmadım zaten. | Open Subtitles | أنا لست جيدة بما فيه الكفاية و لم أكن يوما ً |
| Üzgünüm ki bu bir kez daha olabilir ve bu işte hiç sorumlu değildim. | Open Subtitles | أنا أخشى أن يحدث هذا ثانية و لم أكن مسؤلا |
| İşimden memnun değildim ve değişikliğe ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | و لم أكن أعرف ماذا أفعل لا شيء يسير وفق الخطّة |