| Aklıbaşında bir işgal kuvveti asla ezmez, yozlaştırmak daha iyidir. | Open Subtitles | والقوة المهنية الفعّالة يجب ألا تتحطم، بل يجب أن تفسِد |
| Ama dürüst olmak gerekirse şu an burada olmamam gerekiyor. | Open Subtitles | لكن, تعلمين, بصراحة، يجب ألا أكون هنا في هذه اللحظة. |
| Hiçbir Koşul Altında Basılmaması gereken Muazzam Büyük Tehditkâr Bir Düğme. Haklı mıyım? | Open Subtitles | زر ضخم خطير يجب ألا يتم ضغطه تحت أي ظرف، أليس كذلك ؟ |
| - Bu hoşuma gitmez. - Holuna gitmesi gerektiğini pek düşünmüyorum | Open Subtitles | لا يعجبني هذا أنا شيه متأكدة بأنك يجب ألا تكون كذلك |
| Her neyse, ikimiz burada olduğumuz sürece korkmanıza gerek yok. | Open Subtitles | ولكن لا يجب ألا تكون خائفا ما دمنا نحن بجانبك |
| Ve ya gitmek gerekir. Siz de işinizden ayrılmanız gerekir. | Open Subtitles | وأنت يجب ألا تذهب أيضا عليك أن تستقيل من وظيفتك |
| Winifred'in en tehlikeli büyüleri yazılı onda. Onu asla ele geçirmemeli. | Open Subtitles | أنه يحتوى على أخطر تعاويذ وينفرد يجب ألا تحصل هى عليه |
| asla ama asla dokunulmaması gereken, çok büyük tehditkâr bir düğme gördüğümde... | Open Subtitles | لذا فعندما أرى زراً خطراً كبيراً يجب ألا يتم ضغطه أبدأً، أبداً |
| Korkularımızın ya da başkalarının beklentilerinin kaderimizin sınırlarını belirlemelerine asla izin vermemeliyiz. | Open Subtitles | يجب ألا نسمح أبداً لخوفنا أو لتوقعات الأخرين أن تحدد حدود مصيرنا |
| Hiç bir şekilde olay mahalli ile bağlantısı olmaması gerekiyor. | Open Subtitles | يجب ألا تكون لها علاقة بمسرح الجريمة إطلاقًا لِم لا؟ |
| Timsahlar ya da ona benzer bir şeye dikkat etmemiz gerekiyor mu? | Open Subtitles | يجب ألا نكون قلقين من التماسيح أو أي شيئ |
| Şimdi, ben Rus dilini istemiştim ama yanlışlıkla Drama verdiler yani burada olmamam gerekiyor. | Open Subtitles | الآن, انا قدّمت للروسية, لغة. و لقد أعطوني صف الدراما بالخطأ, لذا يجب ألا أكون هنا حتى. |
| Ayrıca sana kimsenin bilmemesi gereken bir sürü şeyden bahsettim. | Open Subtitles | ناهيك عن أنني أخبرتك بأشياء كثيرة يجب ألا يعرفها أحد. |
| Babam bana, böylelerine göz yummamamız gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | قال لي أبي أننا يجب ألا نتحمل من هم من نوعه |
| Senin yaşın için biraz kısa olduğunu ve bundan bahsetmemeleri gerektiğini yazarım. | Open Subtitles | سأكتب أنك أقصر من سنك ولكن يجب ألا يذكروا ذلك لك |
| Ama karamsar olmaya gerek yok. Çoğu inanacaktır. | Open Subtitles | كلا، يجب ألا نفرط بالتشاؤم، فبعضهم ملزمين بتصديقي |
| Onu gözetlememem gerekir ama... onu isteyen tarafım beni buna zorluyor. | Open Subtitles | أعرف بأنني يجب ألا أراقبه لكن ذلك الجزء مني الذي يريده يجبرني لذلك |
| Bence ne olduğunu anlamaya çalışmayalım. Yola düşsek iyi olur. | Open Subtitles | حسناً, يجب ألا نمكث ونكتشف الأمر حان وقت الذهاب. |
| Belki de bu yüzden endişelendiğimizi belli etmemeliyiz. Bu, endişesini artırır. | Open Subtitles | ربما يجب ألا نظهر له مدى قلقنا، سيزداد جزعًا |
| - Paranı çarçur etmemelisin. - Fazla tutmadı. Yardım edeyim. | Open Subtitles | يجب ألا تتهور فى أنفاق أموالك لم أتكلف كثيراً ، دعينى أساعدك |
| Kimsenin seni o tarz isimlerle çağırmasına izin vermemelisin. | Open Subtitles | يجب ألا تدعي .أحداً يطلق عليكِ أسماءَ مثل ذلك |
| Böyle yaşayamayız artık. Evlenmeliyiz,... Geçimimizi sağlayacak bir iş bulmalıyım. | Open Subtitles | يجب ألا نرتب الأمر ونتزوج على الفور وسأعمل من أجل ثلاثتنا |