| Ama işin gerçeği eski sevgilinle arkadaş olmaya çalışmak göründüğünden çok daha zor. | Open Subtitles | لكن الحقيقة هي محاولة أن تكون صديقاً لعشيقتك السابقة أصعب مما يبدو |
| Bu kahramanlık olayı göründüğünden çok daha zor, değil mi? | Open Subtitles | أمور الأبطال البطوليه أصعب مما تبدو عليه، صحيح؟ |
| Ama 500 milyon insana ulaşmak çok, çok daha zor. | TED | و لكن الوصول لــ 500 مليون شخص هو أصعب ، أصعب بكثير. |
| Belki de uyku felcini böyle ruhani hikayelerle açıklamaya çalışmak işimize geliyor, çünkü aslında o sırada beyinde ne olduğunu açıklamak çok daha zor. | TED | ربما يسهل إلقاء اللوم على الأرواح الشريرة بدلا من شلل النوم لأن ما يحدث في مخك بالفعل تفسيره أصعب بكثير. |
| Yoksa muhalif ve araştırmacı gazetecilik çok daha zor olacak, hatta çok daha fazla bölgede. | TED | وإلا , المعارضة والصحافة الاستقصائية سيصبحون أكثر صعوبة في المزيد من الأماكن. |
| Ki bu sandığımdan çok daha zor oldu. | Open Subtitles | وهذا بالمناسبة شأن صعب على نحوٍ مفاجئ. |
| Nitekim bilgisayar koduna baktığımızda anlam yüklemek çok daha zor oluyor. | Open Subtitles | لذا من الصعب جداً إتهام أحد عندما يتعلق الأمر بشفرة حاسب |
| Bazı günler hiçbir neden olmaksızın çok daha zor geçecek. | Open Subtitles | سوف يشعر بعض الأيام أصعب من الآخرين من دون سبب. |
| Ancak ikisinin de düşündüğünden çok daha zor oldu bu. | Open Subtitles | وهذا في الحقيقة كان أصعب مما تخيلوا |
| Ben işleri olduğundan çok daha zor hale getireceğim. | Open Subtitles | سأجعل هذا أصعب مما يجب أن يكون |
| Sana söyleyeyim, bu düşündüğünden çok daha zor. | Open Subtitles | أخبرك بذلك لأن هذا أصعب مما تتوقع |
| Bundan çok daha zor uçaklar uçurdum. | Open Subtitles | لقد قدت مركبات أصعب بكثير فى السيطرة عليها من هذه |
| Sana garanti ediyorum 6 ay sonra bu işi bitirmek şimdikinden çok daha zor olacak. | Open Subtitles | أنا أضمن لك أن هذا الأمر سيكون أصعب بكثير بعد ستة أشهر من الآن |
| 10 günde roman yazmak, sandığım çok daha zor. | Open Subtitles | كتابة رواية فى 10 أيام أصعب بكثير مما ظننت |
| Buraya girmek Fort Knox'a girmekten çok daha zor. | Open Subtitles | ولكن في الحصول على هنا هو أكثر صعوبة من الدخول فورت نوكس. |
| Aslında yapmaya çalıştığım şey, gen yapısının derinliklerine inmek... ki bu da çok daha zor bir iş. | Open Subtitles | ما أحاول حقا فعله هو التعمق التعمق في أساس الجينات والذي عادة يكون أكثر صعوبة |
| Bilgi Ağacı'ndan yiyen bunların atalarına göre bu tanrılardan olmaktan bile çok daha zor bir durum. | Open Subtitles | لأحفاد أولئك الذين تناولوا من ثمرة شجرة المعرفة هذا هو اقتراح أكثر صعوبة بكثير من أن تصبح كآلهة. |
| Ki bu sandığımdan çok daha zor oldu. Evet. | Open Subtitles | وهذا بالمناسبة شأن صعب على نحوٍ مفاجئ. |
| dedi. Tony, insanları akıl sağlığının yerinde olduğuna inandırmanın yerinde olmadığına inandırmaktan çok daha zor olduğunu söyledi. | TED | قال توني بأنه من الصعب جدا أن تقنع الناس بأنك عاقل على أن تقنعهم بأنك مجنون. |
| Cinsiyet tanımlarına uymayanlar, trans kadınlar, beyaz olmayan trans bireyler içinse bu, çok daha zor. | TED | للناس من غير الجنسين الاثنين للنساء المتحولات، للمتحولين غير البيض، الأمر أصعب من هذا بكثير. |
| Bu şekilde korumandan kurtulmam çok daha zor olacak. | Open Subtitles | الآمر فقط أن ذلك سيجعل من القضاء على حراسك الشخصيين اكثر صعوبة |
| Projenin iyi olmadığını bildiğinde iş çok daha zor oluyor. | Open Subtitles | انا اعني,العمل اصعب بكثير عندما تعلم ان المشروع ليس جيد |