| Sadece bu ıvır zıvırı yol boyunca taşımak istemedim. | Open Subtitles | لم اكن لاحمل تلك الخردة معنا طوال الرحلة |
| Evin eski sahiplerinden kalan bir sürü ıvır zıvırın arasında buldum. | Open Subtitles | في بين الخردة المتراكمة للمالكين السابقين |
| Eşit olmayan duvarlara ve etraftaki ıvır zıvıra rağmen ses kulağa gerçekten baya iyi geliyordu. | TED | برغم الحوائط الغير منتظمة و التفاهات المبعثرة في كل مكان كان الصوت فيها جيداً للغاية. |
| Bu ıvır zıvır şeyler yüzünden işimden gücümden oldum. | Open Subtitles | عندها توقفت عن الإهتمام بمثل تلك التفاهات |
| Eğer bunlar size çok güzel geldiyse. Elimde ıvır zıvır da var. | Open Subtitles | لو ترون أن هذه السلع فائقة الروعة فعندي أشياء تافهة. |
| - ...annem sana o ıvır zıvırları bıraktı... | Open Subtitles | الذي جعل والدتي تترك لكِ هذه الحلي كبقية عقاراتي، |
| Ve arkada da abur cubur ve ıvır zıvırlar için ya da diğer yarışmacıların tekerlerine atmak için raptiye koyacağın sepetin var. | Open Subtitles | و هناك سلة بالخلف لأجل الخردوات او الأطعمة الخفيفة او دبابيس صغيرة لترميها تحت عجلات منافسيك |
| Bu ıvır zıvırlardan kurtulmak zorundasın. Bu gerekli. | Open Subtitles | -الضروريات , تتزكرى أنتى يجب أن تتخلصى من هذه الخرده |
| Aynı ıvır zıvıra bakma işi, ha? | Open Subtitles | لقد سئمتم من النظر الي هذه الخردة كل يوم ، اليس كذلك ؟ |
| Onca ıvır zıvırın arasında bulduğuna göre muhtemelen Yaşlı Fikejz'in arkasında bıraktıklarıdır. | Open Subtitles | اذا كانت بين كل تلك الخردة تلك الأشياء القديمة التي تركها فنكيجز وراءه |
| Mağaranın bu kısmındaki tüm ıvır zıvırı kaldırmanızı istiyorum. | Open Subtitles | حسناً, أريدكم أن تنقلوا كل هذه الخردة مِن الجانب الآخر إلى هنا |
| Kelepir el yapımı mobilyalar yerine bir senede dökülen ıvır zıvırları kim almak ister ki? | Open Subtitles | سنة بعد الخردة تلك شراء يريد الذي اعني,من انا انتاجها من مستعمل اثاث على تحصلي انت عندما التجارة؟ |
| Bütün bu ıvır zıvırdan bıktım artık. | Open Subtitles | و تتمنى لو كنت ميتا لقد تعبت من كل تلك التفاهات |
| Onun yerine bir sürü ıvır zıvır bulduk. Önemi yok. | Open Subtitles | كنت أبحث عن ورم جميل و بدلاً من هذا نرى تلك التفاهات |
| İnsanların bu ıvır zıvırları alacaklarını mı sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تظنين أن الناس سيقبلون على شراء هذه التفاهات ؟ |
| Filmden önce gösterilen film ıvır zıvırlarını kaçırmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أفوت فيلم على أمور تافهة قبل الفيلم |
| Filmden önce gösterilen film ıvır zıvırlarını kaçırmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أفوت فيلم على أمور تافهة قبل الفيلم |
| Fanatikleri yeni bir delil olduğunu iddia ederek bana ıvır zıvır gönderiyorlardı. | Open Subtitles | العشاق المهوسين دائماً يرسلون أشياء تافهة يدعون أنها أدلة جديدة. |
| Issız bir adada yaşayan birine göre oldukça fazla ıvır zıvırın var. | Open Subtitles | لديكِ الكثيرُ من الحلي بالنسبة لجزيرة مهجورة. |
| Değersiz ıvır zıvırlardan bahsetmiyorum. | Open Subtitles | أني لا أتحدث عن الحلي الرخيصة و المجوهرات |
| Bir sürü ıvır zıvır vardı, heryerde. | Open Subtitles | أعني أنه كان هناك الكثير من الخردوات, و قد ملأت المكان فحسب |
| Bence istifçilik konusundaki dokunaklı bir simge ve diğer ıvır zıvırlarla birlikte onu da bağışlıyoruz. | Open Subtitles | إنه دليل قوي على التكديس، وسنتبرع به مع باقي هذه الخردوات. |
| Ambardaki ıvır zıvırlarla at gitsin. | Open Subtitles | وارميها مع بقيه الخرده في الحظيرة |
| İşte size para, gidip işe yaramaz ıvır zıvırlardan alın. | Open Subtitles | هيّا خذو ابعض النقود و أشتروا .بعض الأشياء التافه هُنا |