| - Onun yüzüklerini aldılar ama bunu bir sebepten sende bıraktılar. | Open Subtitles | حسناً، لقد أخذوا مجوهراتها ..ولكنهم يجب عليهم أن يتركوا لكي هذه |
| altın aldılar..." "...giysi aldılar ve sonra bunları evlerine gönderdiler." | Open Subtitles | أخذوا ذهب ، وأخذوا ملابس وأرسلوها الى منازلهم فيما بعد |
| Kolumu sırtıma yasladılar, cüzdanımı aldılar ve beni yere devirdiler. | Open Subtitles | قاموا بتثبيت ذراعي للخلف ثم أخذوا محفظتي ثم رموني أرضاً. |
| O masumdu ama toplumumuz ona saygı duyduğu için onu içeri aldılar. | Open Subtitles | كان بريئا , لكنهم أخذوه لأنه كان محترما من قبل شعبي |
| Mağduru olmayan bir suç yüzünden hayatımın 122,000 saatini aldılar benden. | Open Subtitles | لقد اخذوا مني 122 الف ساعة من حياتي لإرتكابي هذة الجريمة |
| İş yerindeki bütün donutlarımızı aldılar. - Elimizde tek kalan şey öğünlerimiz. | Open Subtitles | لقد أخذوا مني الدونات في العمل كل ما أملكه هو وجبات طعامي |
| "Parmak izimi nasıl aldılar da kadının pantolonuna koydular?" diye düşünüyordum. | Open Subtitles | و أنا أسأل نفسي كيف أخذوا بصماتي و وضعوها على ملابسها؟ |
| - Onlar okul çıkışında onu aldılar ve yetiştirme yurduna koydular. | Open Subtitles | لقد أخذوا ابننا من المدرسة مباشرة . ووضعوه في دارٍ للرعاية |
| İçlerinde adres ve telefon numaralarının olduğu bilgisayarları da aldılar. | Open Subtitles | أيضا أخذوا محركات الأقراص الصلبة بهم كل العناوين وأرقام الهواتف |
| Hayalet sürücüler bizi soyup arabamızı aldılar ağır silahlarımız ve malzemelerimizi de. | Open Subtitles | فرسان الأرواح سرقونا و أخذوا سيارتنا و أسلحتنا الثقيلة و كل مؤننا. |
| Bu hayvanlar benim oğlumu elimden aldılar ve sonra da benim kederimi aldılar. | Open Subtitles | هذه الحيوانات أخذت مني إبني بعيدا عني و من ثَمَ أخذوا مني حزني |
| O kadar çok kan aldılar ki, damarlarımda kan kalmadı. | Open Subtitles | لقد أخذوا دمي مرات عديدة واحد من عروقي قد إنهار |
| Ailem bilgisayarımı ve telefonumu aldılar ve sana ulaşmanın bir yolunu bulamadım... | Open Subtitles | والداي أخذوا مني حاسوبي وهاتفي ولم أستطع أن أجد طريقة للوصول إليك |
| Şüphelilerin eşkalleri üç olayda da uyuştu ayrıca sadece reçeteli hapları aldılar. | Open Subtitles | مواصفات المجرمين متطابقة في الحالات الثلاث، وكما أنهم أخذوا فقط أقراصاً موصوفة |
| Uzun sürmez. Onları yeniden kurması için bir rehine aldılar. | Open Subtitles | ليس لفترة طويلة، لقد أخذوا رهينة لإعادة تجميعها وتفعيلها لهم. |
| Gobelinlerden kurtardılar, ama aynı zamanda onu benden aldılar. | Open Subtitles | ولذلك أنقذوه من الجن ولكنهم أخذوه بعيدا عني |
| Herkese dağıtacaklarını söyleyerek, şiddet yoluyla her şeyi aldılar ve her şey daha kötü oldu. | TED | اخذوا كل شيء بالقوة, قائلين انهم سوف يعطونها للجميع, ثم كانوا اشد سوءا, |
| aldılar çünkü onlar için birşey yapmamı istiyorlar. Kızımın başı dertte. | Open Subtitles | أخذوها حتى يجعلونى أفعل شيئا لهم , إنها فى مشكلة كبيرة |
| Beni ellerine geçirince, adadaki herkesi öldürmek üzere emir aldılar. | Open Subtitles | أوامرهم تقضي بقتل كلّ من بالجزيرة متى ما أمسكوا بي |
| Bir elma çaldığım için defterimi elimden aldılar. | Open Subtitles | لقد أخذو دفتر يومياتي، مذكرتي، هذا لأنني أخذت تفاحة من المطعم إلى داخل الزنزانة |
| Onlar, içeriden anahtarı aldılar. Kapıyı kapatıp kilitlediler. | Open Subtitles | أَخذوا المفتاحَ مِنْ داخل، إنتقدَ البابُ وقَفلَه. |
| İşimi aldılar,istikrarımı aldılar... şimdi de konuşma hakkımı elimden alıyorlar. | Open Subtitles | لقد اخذو مني عملي,واستقراري الان سوف يأخذون حقي في الكلام |
| Böylece beni aldılar. Ben bir mesajmışım, söylediklerine göre. | TED | لذا أخذوني. قالوا أني رسالة، هذا ما قالوا |
| Bu adamlar teknemi çalıp, beni zorla aralarına aldılar. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال سرقوا قاربى وارغمونى على الانضمام لهم |
| İki araç satın aldılar ve sanırım benden daha iyi imkanları var. | TED | اشتروا سيارتين، وعلى ما اعتقد لديهم ميزانية أفضل مما لدي. |
| İkisini helikopterden aldılar, ama bir şey daha var. | Open Subtitles | و قد خطفوا الرجلين من المروحية و لكن هناك شيئاً أخر |