| Bunca zaman ülkemiz için altın madalya kazanacak bir erkek çocuk istiyordum. | Open Subtitles | طوال هذا الوقت وأنا أتمنّى ظفر ولدًا حتى ليحوز الميدالية الذهبية لبلادي |
| altın madalya sadece cesaret ve azim dolu bir yürekle alınır. | TED | وحده القلب الذي لا يخاف والممتلأ بالإصرار هو الذي سيحصل على الميدالية الذهبية |
| Şaşırtıcı değil -- bu yıl 100 metre koşusunda altın madalya kazandı. | TED | ليست مفاجئة -- فقد حصلت هذه السنة على الميدالية الذهبية لسباق 100م. |
| Bu susturucu gizli silah sayesinde az tanınan Satoh altın madalya kazandı. | TED | وبفضل هذا السلاح الصامت السري، حاز ساتوا غير المعروف على ميدالية ذهبية. |
| kim yakalarsa altın madalya alsın. | TED | من يقبض على السنجاب يحصل على ميدالية ذهبية .. |
| Moskova'da 4.000 metre takibinde altın madalya kazandı. | TED | فاز بالميدالية الذهبية في موسكو في سباق تسارع الـ 4,000 متر. |
| Barkat Güreş Kulübü'n altın madalya kazanacak. | Open Subtitles | فنادي بركات للملاكمة سيفوز بميدالية ذهبية |
| Açıklamaları karısı yaptı, Ludmilla Vobet Drago - yüzmede altın madalya sahibi. | Open Subtitles | برايز رينج دعيا من قبل زوجتة لودميلا دراجو الحاصلة على الميدالية الذهبية فى السباحة. |
| Üç ya da dört manevra sonrasını görüp altın madalya yarışındaki olimpik bir kayakçı gibi şeritlere girip çıkıyordum. | Open Subtitles | كنت ألمح أربع تحركات أمامي على الطريق، كمتزلّج أوليمبي يسعى إلى الميدالية الذهبية |
| altın madalya benim olacak, cici çocuk. | Open Subtitles | تلك الميدالية الذهبية لي أيها الصبي الجميل.. |
| Anlamıyor musun? Şu an Cinsel Özel Olimpiyatlarında altın madalya kazanmış gibisin. | Open Subtitles | لقد حصلت على الميدالية الذهبية في الأولمبياد الجنسي |
| altın madalya beklenmedik bir birincilik kazanan genç atlet Glen Chervin'in oldu! | Open Subtitles | الميدالية الذهبية تذهب إلى لفتى باهر إنه جلين شيرفين |
| Üçlü lutz atlayışıyla, altın madalya kazandı. | Open Subtitles | و ربح الميدالية الذهبية لمسابقة المنحرفين |
| Amerikan takımı altın madalya maçına gidiyor. | Open Subtitles | الفريق الامريكي سيتوجه لمباراة الميدالية الذهبية |
| Kimlik başlıbaşına kendini beğenmiş bir marka ya da altın madalya değil bir devrim olmalıdır. | TED | الهوية نفسها يجب أن لاتكون وسمًا متعجرفًا أو ميدالية ذهبية بل ثورة. |
| Kimbilir belki de ailede altın madalya kazanma yeteneği var. | Open Subtitles | وربما ستكون هناك ميدالية ذهبية في الجيل الثاني في هذه العائلة |
| Kimse tek başına bir altın madalya kazanamaz. | Open Subtitles | تعلمون لا يمكن لأي أحد أن يربح ميدالية ذهبية بنفسه |
| Fosbury, Olimpiyat Oyunları'nda yeni tekniğiyle dünyayı büyüledi ve 2,24 metrelik atlayışıyla Olimpiyat rekorunu kırarak altın madalya kazandı. | TED | في الألعاب الأولمبية، أدهش فوسبوري العالم بأسلوبه الجديد، وفاز بالميدالية الذهبية مع رقم قياسي أولمبي: 2.24 متر. |
| Amerika gösteri dalında altın madalya kazandı! Bütün oyunlardaki ilk ve tek madalyamız! | Open Subtitles | الفريق الأمريكي فاز بالميدالية الذهبية الذهبية الأولى والوحيدة في هذه الأولبياد |
| Francis, Uluslararası tekvando altın madalya sahibi. | Open Subtitles | فرانسيس . فائز بميدالية ذهبية دولية فى التايكوندو |
| Hem Christa Carpenter hem de Müthiş Maggie'nin teklerde altın madalya kazanma şansları var. | Open Subtitles | كريستا كاربنتر و مايتي ماغي لديهما فرصة كبيرة بالفوز بالذهبية للأداء الفردي. |
| Artık her çabalayana altın madalya mı veriyorlar? | Open Subtitles | يتوّجون بذل المجهود بميداليات ذهبية الآن؟ |
| Ezikler Olimpiyatında altın madalya için mi yarışıyorsunuz? | Open Subtitles | هل انتما تلعبان من أجل الذهب في الأولمبيات السخيفة؟ |
| Oğlum, Olimpiyatlarda altın madalya alırsa yüzünüze bile bakmayacak. | Open Subtitles | لو ابني ربح الميداليه الذهبيه في الأولمبياد لن يشبهك أبداً |