| Ancak bu sadece, ilerideki bir güne ufak bir hazırlık... 19 Aralık. | Open Subtitles | علي اي حال ستكون مجرد افتتاحيه لهذا ليوم التاسع عشر من ديسمبر |
| Dolunay çıkan 5 Aralık'ta gelip hepimizi öldüreceği mi? Herkesi değil. | Open Subtitles | عندما يكون القمر مكتمل فى الخامس من ديسمبر سيأتى لقتلنا جميعا؟ |
| Bu meşhur fotoğraf benim ilk noel'imde çekildi. 24 Aralık 1968. Yaklaşık sekiz aylıktım. | TED | هذه صورة شهيرة جدا التقطت ، في أول ليلة لعيد الميلاد في حياتي الرابع و العشرون من ديسمبر ، 1968 كنت في الشهر الثامن |
| dediler. Böylece Aralık ayında Miami'de bir otel konferans odasında buluştuk. | TED | في ديسمبر التقينا في ميامي, في غرفة اجتماعات في احد الفنادق |
| Rekorumuz, 2007 Aralık ayında arka arkaya yaşanan sekiz mesut gündü. | Open Subtitles | سجِلُنا كان ثمانية أيام متتالية من السعادة في كانون الأول 2007 |
| Dıştaki kapının kırılmış ve içteki kapının Aralık olduğunu görünce, durumun standart prosedüre uygun olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | ولما وجدت أن الباب الخارجي ... مكسور ، والباب الداخلي مفتوح جزئيا .. شعرت أن الدخول |
| " 16 Aralık'tan başlayarak kuzey Avrupa'da alçak basınç. | Open Subtitles | منطقة ضغط منخفض ستجتاح شمالي أوروبا في الـ 16 من ديسمبر |
| 13 Aralık günü şafak vakti Alman gemisi yakalandı. | Open Subtitles | فى فجر الثالث عشر من ديسمبر قاموا برصد تحرك لقطعه بحريه ألمانيه من العيار الثقيل |
| Kurbanlar ertesi gün, 4 Aralık'ta gömüldüler. | Open Subtitles | دفنوا الضحايا في اليوم التالي، الرابع من ديسمبر خرجنا إلى الشوارع ثانية |
| 7 Aralık öncesini hatırlıyor musunuz? | Open Subtitles | أتذكر ماذا حدث قبل السابع من ديسمبر مباشره ؟ |
| "Aralık 9, bu akşam ilk kez Blake ile tanıştım." | Open Subtitles | التاسع من ديسمبر قابلت بلاك هذا المساء للمره الاولى |
| Noel'den iki gün önce yelken açtık, 23 Aralık 1787. | Open Subtitles | لقد بدأنا الرحلة بحوالي يومين قبل أعياد الميلاد في الـ23 من ديسمبر عام 1787. |
| 1984'ün Aralık ayında, bir hafta boyunca... | Open Subtitles | أليس صحيحاً أنه خلال الأسبوع في السابع من ديسمبر عام 1984 |
| 7 Aralık: 9:40 ve 16:23. | Open Subtitles | السابع من ديسمبر التاسعه صباحاً والثالثة مساءًا |
| Gana'da Aralık, 2012'de yapılan seçimlerde iki aday arasındaki mücadele eğitim üzerineydi. | TED | في انتخابات غانا في ديسمبر 2012 المعركة بين المنتخبين كانت حول التعليم |
| Ve burada çok kısa bir süre içinde bulunuyorlar, ekim, kasım, Aralık. | TED | وهي تظل هنا لفترة قصيرة جداً، أكتوبر/تشرين الأول، نوفمبر/تشرين الثاني، ديسمبر/كانون الأول. |
| Aralık. | Open Subtitles | مفتوح جزئيا. |
| 2011'in Aralık ayındaki son günümde, yani Kim Jong-İl'in ölümünün duyurulduğu günde, dünyaları paramparça oldu. | TED | في يومي الاخير في شهر ديسمبر 2011، يوم اعلان وفاة كيم جونغ إل ، تحطم عالمهم. |
| Führer'imiz Aralık ayı üretim rakamlarını duymak istiyorlar. | Open Subtitles | القائد يريد الإستماع لأرقام اﻹنتاج لشهر ديسمبر كانون الاول. |
| 1983 yılının temmuz ayıyla Aralık ayı arasındaki ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? | Open Subtitles | مابين شهري يوليو وديسمبر من عام 1984 ماذا كانت علاقتكم؟ |
| Yine Pantanal'da geçen sene Aralık'ta yakaladığımız yavru tapir Ted için yapmaya devam edeceğim. | TED | وسأظل أقوم بذلك لأجل تيد صغير التابير الذي مسكناه في ديسمبر من العام الماضي أيضا في البانتانال. |
| Şuraya bak, Aralık 24 Diane'in uçağının yarıktan geçtiği gün. | Open Subtitles | هل ترى هذا ؟ الـ24 من ديسمبر كان هذا حين طارت دايان عبر الشق |
| - 13 Aralık... - Tanrım, çok sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | الثالث عشر من كانون الأول أنا لا أستطيع الأنتظار |
| "Benim için devam et, kapıyı Aralık bırak." | Open Subtitles | استيقظي من أجلي واتركي الباب مفتوحا |
| Kapıyı Aralık bırakman ihmalkarlık. | Open Subtitles | إنه إهمال شديد منك أن تتركى بابك مواربا |
| - Mayısta çıktım. O Aralık'ta doğdu... - Eee? | Open Subtitles | وانا خرجت فى مايو وهو ولد فى ديسمبر اذا ؟ |
| Aralık ayından sonra farklı bir dünya olacak. Daha güvenli. | Open Subtitles | العالم في شهر كانون الأول عالم آخر، أكثر أماناً |