| Zaman, günler ya da saatlerle değil aramıza koyduğu mesafeyle akıp gitti. | Open Subtitles | سيمر بى الوقت ليس بالأيام ، ولا بالساعات لكن بالمسافة التى بيننا |
| Bir kadının aramıza gireceğini. Şey, ben öylece beklemeyeceğim, Harekete geçiyorum. | Open Subtitles | إمرأة تفرق بيننا , لن أقف صامتاً سوف أتحرك لفعل مايجب |
| Şu an kızgın çünkü senin ve benim aramıza hiçbir şey olmadığına inanmıyor. | Open Subtitles | أتعلم ، إنه ثمل الآن لأنه لا يصدق أنه لم يحصل بيننا شئ |
| Babanızın da aramıza katılmasını isterseniz doldurmanız gereken formlar da var. | Open Subtitles | ثمّة بعض الاستئمارات لتملأها في حال كنتَ مهتمًّا بانضمام والدكَ إلينا |
| Kendisi şu anda ailemizin ayrılmaz bir parçası ve aramıza katıldığında Alia altı aylıktı. | TED | هي الآن عضو مكمل في عائلتنا، كونها معنا منذ أن كانت علياء في عمر ستة أشهر. |
| Zenciler, Siyularla aramıza girmeye hazırsa silahlanmaları bizim için dert değil. | Open Subtitles | إن كان الزنوج على إستعداد لوضع أنفسهم بيننا وبين قبيلة السو |
| Garret'ın tetikçileriyle aramıza perde çekecek; yine de topuklamamız gerekiyor. | Open Subtitles | ستعمل كالستار بيننا وبينهم فقط يجب أن نصل للسيارة سريعاً |
| kız kardeşimin her zaman korunmaya ihtiyacı vardı, aramıza ne girerse girsin. | Open Subtitles | الشخص الذي تعتمد عليه اختي في حمايتها بغض النظر عما يدور بيننا |
| aramıza kimsenin giremeyeceğini düşünürdüm hep... | Open Subtitles | لم أكن أعتقد أن أحداً ما يمكن أن يأتي بيننا. |
| Charlie, aramıza bir şey girdi. Bunun olmasını istemiyorum. | Open Subtitles | تشارلى شيئا حدث بيننا و لا أريد لذلك أن يحدث |
| Tatlım dur, bir T-bone bifteğinin aramıza girmesine izin veremezsin. | Open Subtitles | توقفي ، حبيبتي لا تجعلي أمر الذهاب لتناول قطعة من اللحم الضان حائلاً بيننا |
| aramıza giren herkesi öldürürüm. | Open Subtitles | قتلت من أجلك و سأقتل أى شخص يأتى ليقف بيننا |
| O hiç aramıza girmemiş gibi her şeyi telafi edebilirsem, bir şeyler çalmak için tezgah kurmadığımı sana kanıtlarsam, aramızdaki her şeyin eskisi gibi olması için bunu yaparsam beni yeniden seversin, değil mi? | Open Subtitles | اذا استطعت ان اقرب بيننا و كأنه لم يأتى اذا أثبتت لك اننى لم أنوى سرقة شئ و ليبقى كل شئ كما كان بيننا |
| Küçüğü odamıza sokulur,.... ve annesi ile benim aramıza atlar. | Open Subtitles | ولكن في بعض الأحيان يتسحب الصغير للغرفة ويقفز للفراش وينام بيننا. |
| İnsan tarafının seni aramıza katılmayacak kadar değersiz yaptığını düşünüyorsun. | Open Subtitles | إنّكَ تظنّ أنّ نصفكَ البشريّ يجعلكَ غير جدير بالإنضمام إلينا. |
| Biz konuşmadan evvel, burada aramıza katılmak isteyen biri var. | Open Subtitles | قبل أن نتكلم، ثمة شخصًا هنا يرغب في الإنضمام إلينا |
| aramıza katılmayı hak etmek için korku ve paranoyayı arkada bırakmaları lazım. | Open Subtitles | لينالوا حق الانضمام إلينا يجب أن يتركوا وراءهم الخوف و جنون الارتياب |
| Her işe burnunu sokanları sevmeyiz ama sizi de aramıza alabiliriz. | Open Subtitles | لا نرغب ان يتزاحم الناس معنا, ولكن, ستكون عضوا معنا . |
| aramıza bir ajan koy, eğitimli bir uzman. | Open Subtitles | يقومون بذلك بعض الأوقات يضعون عميل لهم معنا مدرب لمثل هذه المهمات |
| Bir anlam ifade etmiyor. Asla da etmedi. aramıza hoş geldin. | Open Subtitles | لكن لم يعني شيئاً لا يعني أبداً، أهلاً بعودتك |
| - Belki de değilsin ama aramıza şüphe tohumları ekip amacı zayıflatmak için kadın eteğinin arkasından çalışıyorsun. | Open Subtitles | لكنك تزرعين بذور الشك في وسطنا تعلمين خلف غطاء انك امرأة لتقويض القضية |
| Evet. İşte kimliğiniz. aramıza hoş geldiniz. | Open Subtitles | حسناً، هذه بطاقتك مرحباً بك على متن سفينة |
| Sizi aramıza katmak için gelmedim. Hayır, ben o bölümden değilim. | Open Subtitles | است هنا من اجل انضمامك الينا ذلك لَيسَ قسمَي. |
| aramıza hoş geldin. Birkaç gün boyunca ofisin burası olacak. | Open Subtitles | أهلا بك في المستشفى, سيكون هذا مكتبك للأيام القليلة القادمة |
| Sana teşekkür etmeye geldim ve seni geri aramıza bekliyorum. | Open Subtitles | أتيتُ لأشكرَك، و أُرحِب بكَ مجدداً في صفوفنا |