| Açıkca belirttim! Oraya gireceğimi biliyordu! | Open Subtitles | أنا أشرت بوضوح , وهو يعلم أنني كنت ذاهباً إليه |
| Buradaki güvenliğin biraz gevşek olduğunu belirttim sadece. | Open Subtitles | لقد أشرت لها ببساطة أن الوضع الأمني بالأنحاء مُهتريء قليلًا |
| - belirttim efendim ama kız ilaçla ayakta duruyor, çok hassas. | Open Subtitles | أشرت إلى ذلك يا سيدي لكن الابنة تتعالج وفي وضع حساس حالياً |
| Sadece bilim adamlarını seksiliğine göre sıralayan bir makale yapmayı düşünmeyeceklerini belirttim. | Open Subtitles | ببساطة وضحت أنهم لم يمعنوا بالنظر بعمل مقالة بترتيب العلماء الذكور بإثارتهم |
| Açıkça belirttim, eğer bu aileyle uğraşırsa yeraltına dönüp bir pipetle solunum yapacak. | Open Subtitles | وضحت لها ان لا تعبث مع هذه العائله ستبقى تحت الارض تتنفس العشب |
| Ayrıca olayın asıl mağduru ile görüşmenin kararda davasının lehine olacağını belirttim. | Open Subtitles | أيضا أشرت إلى أنه قد يفيد قضيته أن يظهر تعاطفا للضحية من أجل الحكم. |
| - Ben de belirttim. | Open Subtitles | لقد أشرت إلى ذلك. |
| Ama ona eğer ben olacaksam, tek olacağımı açıkça belirttim. | Open Subtitles | وقد وضحت له مرادي تماماً أنه إذا كان يريدني فينبغي ألا يواعد أحداً غيري |
| O konudaki görüşlerimi daha önce birçok kez belirttim. | Open Subtitles | مشاعري في تلك المسألة قد وضحت بشكل واضح تماماً |
| Olay yerinden uzak durmanızı açıkca belirttim sanıyorum. | Open Subtitles | اعتقد بإني وضحت لكم بإن تبتعدون عن مسرح الجريمة |
| Mektubumda da belirttim bunu ama eve gitmem gerekiyor. | Open Subtitles | كما وضحت في رسالتي لكنني بحاجة إلى العودة إلى المنزل |
| Bunu pek çok durumda belirttim ve hatta bazen utandım bile. | Open Subtitles | وضحت ذلك في... مناسبات عديدة, وأحياناً بإحراج. |