| Travis dünyanın dört bir köşesindeki ikon olmuş binalarda projeksiyonlar yaptı. | Open Subtitles | وقد فعلت ترافيس التوقعات على المباني البارزة في جميع أنحاء العالم. |
| binalarda güneş enerji panellerini görmememizin sebebi budur. | TED | هذا هو السبب لماذا لا نرى العديد من الخلايا الشمسية على المباني حالياً. |
| Büyük binalarda ya da caddelerde birlikte olsalarda. | Open Subtitles | حتى لو كانوا سوية في المباني الكبيرة أو في الشارع |
| - Ve yönettiğim diğer binalarda da bu olursa insanlar sorular sormaya başlar. | Open Subtitles | إذا حدث هذا فى بناية اخرى أعتقد أن الناس سيدهشون و سيتسائلون |
| Terk edilmiş binalarda köprülerin altında uyuyorlar bazıları da sabaha kadar sokaklarda geziyorlar. | Open Subtitles | أنهم ينامون تحت الكبارى او فى المبانى المهجوره وبعضهم يسير بالشوارع طوال الليل |
| Harika, değil mi? Ve binalarda da benzer problemlerimiz var. | TED | عظيم ، أليس كذلك ؟ حسنا ، لدينا مشاكل مشابهة في البنايات. |
| Çoğu zaman üst tabaka binalarda oturan ninemi veya arkadaşlarımı ziyarete gittiğimde ana asansörü kullanmamam istendi. | TED | وفي كثير من الاحيان، وعند زيارة جدتي أو اصدقائي في مباني الطبقة الراقية، يطلب مني عدم استخدام المصعد الرئيسي. |
| Bu binalarda bir sürü düşman olabilir. | Open Subtitles | مِنْ المُحْتَمَل أن تكون هناك قوات كثيفة للعدو في تلك المباني |
| Geriye kalan binalarda ya yanıyordu ya da yıkılmak üzereydi. | Open Subtitles | -ما تبقى من المباني كان أما مشتعلاً أو مجرد أنقاض |
| Adada başka çocuklar var. Bilirsin. Diğer binalarda. | Open Subtitles | هناك أطفال آخرين على الجزيرة في المباني الأخرى |
| ..ama biliyoruz ki o binalarda binlerce insan çalışıyordu. | Open Subtitles | لَكنَّنانعلمأن آلافمنالناس يعملون داخل هذه المباني |
| O haritadaki terkedilmiş binalarda herhangi bir hareket olup olmadıgı ile ilgili bilgi istiyorum. | Open Subtitles | أريد ان أعرف عن أي نشاط في المباني المهجورة التي في تلك الخريطة |
| Bizimkiler helikopterle bizi araken terkedilmiş binalarda iki gün saklandık. | Open Subtitles | اختبأنا ليومين ندخل ونهرب من المباني المهجورة الثوار كانوا يبحثون عنا |
| Genelde bu sıkıntıyı yeni binalarda yaşarım. | Open Subtitles | أنا أعاني عادة من هذه المشكلة مع المباني الجديدة. |
| 30 katın üzerindeki bütün binalarda onaylı stres atma odaları var. | Open Subtitles | كُلّ بناية أكثر من ثلاثون قصّةِ لَها غرفةُ تَشديد مصدّقة |
| Merak ediyorum da, diğer binalarda bunu tamir edebilecek başka bir tamirci var mı? | Open Subtitles | لذا أنا أتسائل ، هل هناك مشرف من بناية أخرى يمكنه فعل ذلك؟ |
| Öyle olmayabilir de. Bununki gibi 1920'lerde yapılan eski binalarda.. | Open Subtitles | ...وربما لا، بناية قديمه كهذه بُنيت في العشرينات |
| Kentin girişindeki eski binalarda makineli tüfek ateşinin izlerini hâlâ görebilirmişsin. | Open Subtitles | اثار مدافع الماكينه على المبانى القديمه فى الضواحى |
| Onu ve Dex'i, yağma yaptığınız binalarda bomba temizlemek için kullanıyordunuz. | Open Subtitles | استخدامه هو و ديكس لاخراج المتفجرات من المبانى التى كنت تقوم بنهبها |
| Unutmayın ateş menzilimde kadınlar ve çocuklar var. 400 metrede binalarda keskin nişancılar var anlaşıldı mı, tamam. | Open Subtitles | كن منصوحآ, أنا عندى نساء وأطفال فى خط النيران أنا عندى القناصين في البنايات على 400 مترِ, كيف أستلم؟ إنتهى |
| Dünyadaki enerjinin % 40'ı şu an binalar tarafından kullanılmaktadır, ve dünya nüfusunun % 60'ı gelecek 15 yıl içinde on milyon üzerinde bir nüfusla birlikte şehirlerde bu binalarda yaşiyor olacaklar. | TED | و 40 في المائة من طاقة العالم تستهلك حاليا من مباني و 60 في المائة من سكان العالم سيسكنون في مباني في مدن ذات تعداد ملون أو أكثر خلال 15 عام المقبلة |
| Hepimiz sokaklarda, evlerde ve ticari binalarda, onu arıyoruz. | Open Subtitles | القاتل المجنون يتبع ضحاياه إلى المنزل ثم يخطفهم ويأخذهم إلى مكان عمله |