| Dirk Helbing'in belirttiği gibi, bizimle ilgili olan ve etrafımızı saran bu karmaşıklığı gerçekten anlamıyoruz. | TED | كما وضّح ديرك هلبينغ في الاقتباس الأخير، نحن لا نفهم كثيراً التعقيد المرتبط بنا، المحيط بنا. |
| Bence, bence seni buraya Tanrı gönderdi Dirk Diggler. | Open Subtitles | اعتقد ان السماء قد أرسلت إلي هنا يا ديرك ديجلير. |
| - Evet. Her neyse, Dirk giriyor ve Becky'yle yapıyorlar. | Open Subtitles | على أية حال، يدخل ديرك, يلتقي بيكي و يفعلونها. |
| Dirk sen de Colonel'i ikna etmeye çalış. | Open Subtitles | و يا ديرك, يجب عليك أن تعمل على إقناع العقيد أيضاً. عليك أن تكون ملتزماً. |
| Bak, şu Dirk ve Gaby Bendercott değil mi? | Open Subtitles | أليسو هؤلاء ديريك و غابي براندكوت؟ |
| Hep Dirk'ü hep benim bebeğim, yeni bebeğim olarak gördüm. | Open Subtitles | أتعلمي, لقد شعرت دائماً كأن ديرك كان طفلي... طفلي الجديد. |
| Ross, Dirk yanındaki kadını ve birlikte olup olmadığınızı merak ediyordu. | Open Subtitles | كان ديرك يتساءل عن المرأة التي أحضرتها معك وإن كانت بينكما علاقة؟ |
| Hey Dirk, kıçını kaldırıp gel de, bu şeyin üzerindeki pislikleri biraz kazıyalım. İzninle. | Open Subtitles | يا ديرك ، أحضر مؤخرتك إلى هنا حتى تستطيع إزالة القاذورات عن هذه |
| Dirk ve Reardon ve diğer bütün alnı geniş kasık greyderlerinin burayı Guantanamo Üssü gibi yönetemeyeceklerini öğrenmeleri lazım. | Open Subtitles | ديرك و ريردون و باقي الشباب يجب أن يعرفوا أنهم لا يستطيعون أن يريدوا المكان كغوانتانامو |
| O halde ben de bizden biri olmak istemiyorum. Defol Dirk! | Open Subtitles | إذاً لا أريد أن أكون واحدة مننا أيضاً اخرج ديرك |
| Dirk seni havaalanında karşılayacak. Londra'yı iyi bilir. Emin ellerde olacaksın. | Open Subtitles | ديرك سيلاقيك في المطار إنه يعرف لندن بشكل جيد, لذلك ستكونين في أيد أمينة |
| Güzeldi. İşin içinde Dirk olunca her şey daha eğlenceli oluyor, değil mi? | Open Subtitles | جيدة الأمور كانت جميلة أكثر بوجود ديرك في الجوار |
| Dirk para çalıyordu. Christine de onu korumaktan vazgeçti. | Open Subtitles | ديرك كان يسرق النقود وكريستين توقفت عن تغطية سرقاته |
| Christine, Dirk'ün yani bay Harriman'ın anlaşmayla bağlantılı büyük miktarda bir parayı zimmetine geçirdiğini tespit etmiş. | Open Subtitles | لقد اكتشفت كريستين أن السيد ديرك ينوي سرقة مبلغ كبير من النقود على صلة بالصفقة |
| Dirk mcgirt powerpointlerle gelir ve grafiklerle, yiyecek ve battaniyelere kolay ulaşım için dava vaka yapmaya çalışır aslında onları doğaya salarken evsizleri daha savunmasız hale getirir. | Open Subtitles | ديرك ماكرت ديرك ماكرت ياتي مع برنامج توضيحي ورسوم بيانيه، ويحاول لجعل القضية للحصول على ولوج سهل للغذاء و البطانيات |
| Dirk Austerlitz'i görmek için buraya gelmiştik Jim. | Open Subtitles | وأعتقد أن طرنا هنا لرؤية ديرك أوسترليتز، جيم. |
| Yaklaşık beş yıl kadar önce, petrol olayında çalışan Dirk adında biriyle çıkıyordum. | Open Subtitles | منذ حوالي خمس سنوات كنت أواعد عامل حفريات بشركة نفط اسمه ديرك |
| Dirk demişti ki, hidro karbon yiyen nanobotlarla petrol döküntülerini temizleme üzerinde çalışan bir şirket varmış. | Open Subtitles | قال ديرك بأن هناك شركة تعمل على تقنية لتنظيف بقع النفط باستخدام روبوتات دقيقة لازالة الهيدروكربونات |
| Dirk Bendercott, ağabeyim Doktor Frasier Crane. | Open Subtitles | ديرك براندكوت هذا أخي دكتور فريجر كرين |
| Tamam, böyle başlıyoruz. Sonra onu döndürüyorsun Dirk. | Open Subtitles | سوف نبدأ بهذا الوضع ثم تقلبها يا ديرك. |
| Yani Dirk adında biriyle mi çıktın? | Open Subtitles | إذا كنت تواعدين شخصا يدعى ديريك ؟ |
| Bence Dirk Richter'ı oynatmalıyız. | Open Subtitles | أعتقد بأننا يجب أن نرجع البطولة لديرك ريتشر |