| Yani merkezde o kadar dakika beni takip etmedin, bütün o gerginlik bana çıkma teklif etmek için değildi? | Open Subtitles | إذن أنت لم تكن تتبعني في وسط المدينه تعمل على طريقة لتسألني في موعد ؟ أنا لا أواعد السارقين |
| Öğrenmek için yeteri kadar takip etmedin değil mi? | Open Subtitles | أنت لم تتابعها مسافة طويلة بما يكفي لمعرفة ذلك؟ |
| İlk füzyon çemberini sen inşa etmedin. Ne olmuş yani? | Open Subtitles | أذن انت لم تقم ببناء حجرة الأندماج الذرى الأولي.أذن ماذا؟ |
| - Hayır, etmedin. | Open Subtitles | ـ في الحقيقة أصلحتها ـ لا لم تفعل ـ أوه .. |
| İlk adımını attığında ben seni tutarken benden şüphe etmedin. | Open Subtitles | أنت لم ترتاب فى عندما قمت بتربيتك و عندما خطوت خطوتك الأولى |
| İlk adımını attığında ben seni tutarken benden şüphe etmedin. | Open Subtitles | أنت لم ترتاب فى عندما قمت بتربيتك و عندما خطوت خطوتك الأولى |
| Sen hayatlarımızı kurtarmadın ve düşman birliğini falan yok etmedin. | Open Subtitles | أنت لم تنقذ أرواحنا ولم تتصدى لمجموعة من قوات العدو .. أو أى شيىء من هذا .. |
| Parayı ondan aldın, değil mi? Borç falan tahsil etmedin. | Open Subtitles | أنت حصلت على هذه النقود منها أنت لم تجمع نقود دائنه لك |
| Doğru dürüst kontrol bile etmedin beni. Gözlerime baktın mı? | Open Subtitles | أنت لم تقم بفحصي جيداً، هل تفحّصت عينيّ ؟ |
| Bu FBI ajanina rüsvet falan teklif etmedin, degil mi? | Open Subtitles | أنت لم تحاول عميل الإف بي آيه أليس كذلك؟ |
| Madem orada herşeyi gördün, neden bana yardım etmedin? | Open Subtitles | كل شيء هناك إلى الوراء ، فكيف لم تقم مساعدتي؟ |
| Kabul etmedin çünkü daha iyi fırsatların çıkacağını hissetmiştin. | Open Subtitles | لم تقم به لأنك ظننت بأن شيئا أحسن ربما يأتي. |
| Ama arkadaşın olarak, söylüyorum, eğer biri senin mekanında aşırı doz alıyorsa sınırlı mesuliyetin var demektir, tabii malı sen temin etmediysen, ki etmedin. | Open Subtitles | ولكن كأصدقاء، أنا أقول لك، أحدهم باع مواد محظورة في ملهاك ،ومسؤوليتك محدودة، مالم تقم أنت بتقديم المخدرات ومن الواضح أنك لم تفعل ذلك. |
| O ezikten kurtulmasını sağlayacak fırsatı yakaladıysan neden yardım etmedin? | Open Subtitles | إذا كان لدي إي فرصة لمساعدتها لكي تبتعد عن هذا الفاشل لماذا لم تفعل ذلك؟ |
| Belki fark etmedin ama çocuklar bu ara biraz pasaklı görünüyor. | Open Subtitles | ربما انت لم تلاحظي لكن الأولاد يبدون بشكل فوضوي بالأونة الاخيرة |
| Hayır, etmedin, daha da güzelleştirdin. Ben anladım. | Open Subtitles | لا ، لم تفعلي هذا ، أنتي قمتي به أفضل أنا فهمته |
| Bunca zaman bir kere bile dua etmedin değil mi? | Open Subtitles | أعتقد أنك لم تصلى كل هذا الوقت ، أليس كذلك؟ |
| Tabii ki, Japonlara satmayı teklif etmekte bile tereddüt etmedin. | Open Subtitles | بالطبع، أنتِ لم تترددي حتى عندما عرضوك للبيع الى الياباني |
| - Yemin etmedin, salak. - Evet, ettim seni oros... | Open Subtitles | ــ أنت لم تأخذ وعد ــ بلى أنا أخذت وعد مع نفسي |
| Hesap geldiğinde tabii ki ben ödeyecektim ama sen hiç teklif bile etmedin. | Open Subtitles | الحساب .. جاء الحساب وأنا بالطبع كنت سأدفع ولكنكِ لم تقومي برقصة الحساب |
| - etmedin. | Open Subtitles | - لم تبتكريها أنت |
| Nerede olduğunu biliyordun ve Hiç kimseye, tek laf etmedin mi? | Open Subtitles | كنتي تعرفين مكانه ولم تقولي شيئاً لأحد؟ |
| Peki niye onu yok etmedin? | Open Subtitles | لماذا لم تدمريه ؟ |
| Televizyon odasinda ihtiyarlarla uzun uzadiya muhabbet etmedin mi? | Open Subtitles | ـ إنّك لم تذهب لأقناع الكبار في غرفة الأستراحة؟ |
| - Neden etmedin? | Open Subtitles | -لماذا لم تتحقي من النبض ؟ |
| Seni temin ederim Peder, doğrusunu yaptın. Bize ihanet etmedin, çünkü bomba zaten yoktu. | Open Subtitles | أؤكد لك ايها الآب، لم تخن القضيه |