| Burada bütün bir günümü harcadım ve gazetem benden bir hikaye bekliyor. | Open Subtitles | لقد أضعت يوما كاملا هنا و جريدتي في إنتظار مقال |
| Hayır, önümde bir deadline var. gazetem benim için bir alan ayırdı. | Open Subtitles | إن لدي موعدا لا يمكنني تخطيه و جريدتي تحتفظ لي بمساحة من أجل المقال |
| gazetem beni buraya sizi mahkemede konuşmaya ikna etmem için gönderdi. | Open Subtitles | جريدتي أرسلتني إلى هنا لأقنعك ان تدلي بشهادتك لنا |
| gazetem her hafta olduğu gibi, bugün postaneye geldi. | Open Subtitles | حسناً وصلت صحيفتي اليوم إلى مكتب البريد كما يحصل كل أسبوع |
| gazetem bu röportajı gerçekten istiyor. Hala 369 no'lu odada mı? | Open Subtitles | صحيفتي تحتاج لهذا اللقاء أما زال في غرفة 369؟ |
| Sayın yargıç, gazetem kefaletnameyi gönderecektir. | Open Subtitles | سيادة القاضى ، إن جريدتى سوف تقدم الكفالة |
| Kimseyi kayırmam, gazetem de öyle. | Open Subtitles | أنا ، أنا لا أعقد الصفقات ليس في جريدتي |
| gazetem oğlunuzun evlilik hikayesini sürdürmek istiyor. | Open Subtitles | وتريد جريدتي متابعة قصة زواج ابنك |
| Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu. | TED | جريدتي المحلية احتفلت بالخبر |
| gazetem nerede? | Open Subtitles | أء أوه،أين جريدتي |
| Kendi gazetem olsun isterdim. İster miydin? | Open Subtitles | أريد تأسيس جريدتي الشخصية - حقاً ؟ |
| O benim gazetem. | Open Subtitles | هذه جريدتي. |
| gazetem! | Open Subtitles | جريدتي! |
| O benim gazetem. | Open Subtitles | إنّها جريدتي! |
| Neden gazeteci çocuğu öldürdüler? Onun benim gazetem olduğunu bilmiyorlardı. | Open Subtitles | لم يعرفوا انها كانت صحيفتي اعتقدوا انها لكيفين |
| gazetem, İrlandalı emekçi patronlarının bu adamları bir bedel karşılığı zorunlu çalıştırıldığını yazmıştı. | Open Subtitles | رصدت صحيفتي أن أرباب العمل الأيرلنديين يجبرونهم على العمل هنا مقابل رسوم كيف يختلف هذا عن الاسترقاق؟ |
| gazetem, İrlandalı emekçi patronlarının bu adamları bir bedel karşılığı zorunlu çalıştırıldığını yazmıştı. | Open Subtitles | رصدت صحيفتي أن أرباب العمل الأيرلنديين يجبرونهم على العمل هنا مقابل رسوم |
| Bakar mısınız, gazetem için sizinle röportaj yapmam gerekli. | Open Subtitles | يفترض بي أن أجري حواراً معكم... من أجل صحيفتي |
| gazetem Chicago Courier, ama yazılarım her gazetede çıkar. | Open Subtitles | "دليل شيكاغو"هى جريدتى ولكن عملى متمركز فى امريكا |
| gazetem bu teklifin her dolarına bir dolarla karşılık verecek! | Open Subtitles | جريدتى تضاعف هذا العرض دولارا دولارا |
| Evet. Burası benim ofisim, bu da gazetem. | Open Subtitles | هذا مكتبى وهذه جريدتى |