| Şu deli kadından Buddy'i kurtarınca bunu hak ettin. | Open Subtitles | تستحق بعدما أنقذت بادي من تلك الفتاة المجنونه ؟ |
| Del'e yaptıklarından dolayı cezayı hak ettin. Bunu erkekçe kabullen. | Open Subtitles | أنت تستحق على أن تعاقب على ما فعلته بديل فإقبله كالرجال. |
| Sana zarar vermek için nedene ihtiyacı yok. Gözleri seni benimle görürse ölmeyi hak ettin demektir. | Open Subtitles | لن تزعج نفسها بالنظر إلى أسبابكى فى نظرها طالما أنتى معى فأنتى تستحقين الموت |
| Bunu hak ettin. Yasemin Ejder'i şehrin en iyi çayhanesi olacak. | Open Subtitles | أنت تستحقها تنين الياسمين سوف يكون أحسن متجر للشاي في المدينة |
| Bunu hapiste benim yerime geçirdiğin zaman için hak ettin. | Open Subtitles | انك تستحقه يا رجل لانك دخلت السجن بدلا منى. |
| Evet, bunun için kendimi kötü hissediyorum ama sanki o beceriksiz yalandan sonra bunu hak ettin gibi. | Open Subtitles | أجل, أشعر بالسوء حيال الأمر لكنك تستحق العقاب بعد ما فعلته حسناً, أتعلم؟ |
| 3 kutuyu altüst etmem gerekti ama evet demeden önce sana çektirdiklerimden sonra bir kahvaltıyı hak ettin. | Open Subtitles | لقد توجب علي سكب ثلاث علب لكن بعد جعلك تنتظر طوال النهار قبل أن أقول نعم أعتقدت أنك تستحق الفطور في السرير |
| Yarana margarita tuzu basmak istemem ama sen bunu hak ettin. | Open Subtitles | لا أريد أن أكون كالذي يضرب علي الجرح, لكنك نلت ما تستحق |
| Onlar "Bugün bir arayı hak ettin" gibi işaretlere göre hareket eder ve der ki, "Evet, biliyorum." | Open Subtitles | :أنهم يستيقظون صباحا ويقولون أنت تستحق راحة اليوم ويردون نعم أعلم |
| Bana teşekkür etme. Bana teşekkür etme. Bunu hak ettin. | Open Subtitles | لا تشكرني أنت تستحق الوظيفة , أنت تستحق الوظيفة أنت كنت السبب و ليس أنا |
| Çok çalıştık. Otomo ailesini tekrardan kurmayı hak ettin. | Open Subtitles | لقد عملنا بجهد, أنت تستحق بأن تعيد إحياء عائلة أوتومو |
| Diane, şu son haber harikaydı, bence bir şaplağı hak ettin. | Open Subtitles | دايان .. ذلك التقرير الأخير كان رائعا .. أعتقد بأنك تستحقين ضربة على المؤخرة |
| Bir değişikliği hak ettin. Senin için yepyeni bir macera olur. | Open Subtitles | سيكون الأمر جيداً، فأنتِ تستحقين بعض التغيير ستكون مغامرة جديدة تماماً لكِ |
| - Çok iyi olur. Bir değişikliği hak ettin. Senin için yepyeni bir macera olur. | Open Subtitles | سيكون الأمر جيداً، فأنتِ تستحقين بعض التغيير ستكون مغامرة جديدة تماماً لكِ |
| hak ettin. Çok çalışıyorsun. | Open Subtitles | حسناً أنتَ تستحقها فقد عملتَ جاهداً لذلك |
| Umarım sen de iyi bir tatil geçirirsin. Bunu hak ettin. | Open Subtitles | اتمنى ان تكون رحلتك جميلة ايضاً أنت تستحقها |
| Onu sakın dinlemeyin bay Slate. Fred, bu harika bir iş! Hem bu sefer hak ettin. | Open Subtitles | لا تستمع اليه ، سيد سليت فريد ، انه عمل رائع , هذه المرة ، انت تستحقه |
| Bunu hak ettin, Sue, çünkü bunun için uğraştıkça uğraştın, durmadan denedin, kahretsin, bu geziye gidiyorsun. | Open Subtitles | أنتٍ تستحقينها ، سو لقد إجتهدت طوال الوقت، بينما الأخرون توقفوا عن ذلك. و سوف تذهبين مع الرحلة. |
| Artık yatağına gidebilirsin. İyi bir uykuyu hak ettin. | Open Subtitles | بإمكانك الذهاب للسرير الآن، لقد استحقيت حقك بالنوم |
| Bak o sahneye çıkıp ta, oradaki insanlar alkışladığında, mütevazi olmalısın ama sen şunu bil, bunu hak ettin ve bunu sen yaptın. | Open Subtitles | عندما تصعد على المسرح وكل هؤلاء الناس سيصفقون لك عليك أن تكون متواضعًا أجل ولكن عليك أن تعلم أنك استحققت هذا بالفعل |
| Çoktan vardiyandan fazlasını çalıştın zaten. Bence oturmayı hak ettin. | Open Subtitles | تجاوزتِ نوبة عملك وأرى أنّكِ تستحقّين الراحة |
| Bir kaç bira içmeyi hak ettin. | Open Subtitles | لقد ربحت لنفسك علبتان من البيرة |
| Giysene. Artık senin. Bunu hak ettin. | Open Subtitles | ارتديه مجددا, انه لكِ الآن, أنت تستحقينه. |
| Ne zaman işe geç gitsen hastayım dedin, kovulmayı hak ettin. | Open Subtitles | كلّ تلك الأيام التي تذهب فيها متأخراً تمتنع عن الذهاب للمرض، إنك تستحقّ أن تُطرد |
| Ve sende neredeyse ölüyordun, bu bölümü hak ettin. | Open Subtitles | وانتي كنتي على وشك الموت, لذا أنتي تستحقي الدور |
| Bunu son kuruşuna kadar hak ettin, sakın unutma. | Open Subtitles | .لقد إستحقيت هذا، فلا تنسى ذلكَ |
| Tebrikler. Bir haftalık ilaç hak ettin. Teşekkürler. | Open Subtitles | تهاني لقد كسبت لنفسك قيمة اسبوع |
| Atla. Kesinlikle bunu hak ettin. | Open Subtitles | أنت بالفعل كسبته |