| Kısa bacak Jeju adasına, Choi Han Kyul ise New York'a gidiyor. | Open Subtitles | تذهب السيقان القصيرة إلى جزيرة جيجو، يذهب هان تشوي كيل إلى نيويورك. |
| Uluslararası Suçlarla Mücadele Örgütü başkanı olarak dünyanın en büyük suç örgütüyle mücadele görevine liderlik yetkisini, yakın dostum Büyükelçi Han'a verdim. | Open Subtitles | كرئيس لمبنى الجنايات العالمية , لقد ائتمنت صديقي السفير هان على أن يقود هذه المعركة , ضد أعظم منظمة إجرامية في العالم |
| Ama bir şeyler ters giderse,Bay Han'la temas kurun.Onun İngilizcesi çok iyidir. | Open Subtitles | لكن اذا كان هناك مشكلة اذهبوا لسيد هان ان انجليزيته جيدة جدا |
| Park Han Byul ve Lee Hyori de var. Ne sert bir karşılaşma! | Open Subtitles | هناك الأنسة بارك هان بيول و أيضاً لي يو ون ًهذا قوي جدا |
| Ben, Bayram Han, Babür Hanedanlığı'nın sadık hizmetkârı sana bir kez daha Babür halkının geleceğinin ellerinin arasında olduğunu hatırlatıyorum. | Open Subtitles | أنا بيرم خان الخادم الوفي لحكومة المغول اليوم أذكرك مرة أخرى أن مستقبل المغول في يديك أنت يا جلال الدين |
| Neden Yönetmen özellikle "Han Hui Ju, anladın mı?" diye sordu? | Open Subtitles | لماذا سأل هان هي جو إن كانت قد فهمت أم لا؟ |
| Shin Ji Hyun, Han Kang denen şahsiyete aşık maşık olma sakın. | Open Subtitles | ،شين جي هيون، حتى ولو كانت في حالة حب مع هان كانغ |
| Han, endişelenme annen yarın dönene kadar yapabilecekleri bir şey yok. | Open Subtitles | هان,لا تقلقي لا يوجد شئ يستطيعون فعله, حتى ترجع امك غدا, |
| Dedektif Han' ın evi terk etmesinin gerçek nedenini biliyorsan söyle hemen. | Open Subtitles | السبب الحقيقى وراء مغادرة المحقق هان للبيت اخبرنى به ان كنت تعرف |
| Han Yoo Ra'nın, Cheon Song Yi yüzünden mi öldüğünü soruyorlar. | Open Subtitles | انهم يطلبون اذا مات هان يو را بسبب تشون يي سونغ. |
| Abla böyle olmayacak. Çok fazla muhabir ve Han Yoo Ra fanı var. | Open Subtitles | ففى الوقت الحالي هناك صحفيون كثيرون و الكثير للغاية من معجبي هان يورا |
| Akşam 19 sularında Han Nehri yakınındaki bir fabrikada patlama gerçekleşerek binayı çevreleyen büyük bir yangın meydana geldi. | Open Subtitles | اندلع انفجار في مصنع قرب نهر هان في حوالى 7: 00 مساء تلاه حريق ضخم و الذى اجتاح المبنى |
| Han Do Joon'a karşı gelmek için gücüme ihtiyacı olan birileri. | Open Subtitles | جون دو هان يتحدوا أن أجل من لسلطتي يحتاجون الذين الناس |
| Jeff Han'ın bu yeni model teknoloji konusunda ne söylediğini duyalım. | TED | دعونا نسمع ما لدى جيف هان ليقوله عن هذا تكنولوجيا فتية جديدة. |
| Zorla çalıştırma, Han İmparatoru Han-Wudi'nin himayesinde devam ettirildi ve duvarların ünü, meşhur bir acı alanına dönüştü. | TED | استمر العمل القسري تحت إمبراطور الهان هان أودي و سمعة الجدران نمت إلى مكان للمعاناة ردئ السمعة. |
| Milattan Önce 132 yılında Çinli bilge Zhang Heng, en son icadını Han sarayına sundu. | TED | في عام 132 للميلاد، قدّم الموسوعي الصيني زانغ هينغ أحدث اختراعاته لمحكمة هان. |
| Jeff Han: Ben New York Üniversitesi'nde araştırma görevlisiyim. | TED | جيف هان : أنا عالم أبحاث في جامعة نيويورك في نيويورك. |
| Hee Joo fail Han Na da suç ortağı mı? | Open Subtitles | ،إذاً "هي جو" هي المُجرمة و "هان نا" هي المتواطئة؟ |
| Martin Luther King'le Cengiz Han kadar farklı olan kişilikleri taşıyabiliyor. | Open Subtitles | يمكنه تكوين شخصيات في منتهى الاختلاف كمارتن لوثر كينج وجينكيز خان |
| 2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar. | TED | وحصوا على جائزة الآغا خان للعمارة في عام 2002 |
| Veya hemen sonrası, Han Hanedanı, hala 2000 sene öncesi. | TED | وجاءت بعد ذلك حقبة سلالة الهان وايضاً منذ 2000 عام |
| Sonbahar sergisinden sorumlu olan Han Na Brown'ın detaylı özgeçmişi lazım. | Open Subtitles | . أنا أحتاج تقرير طبي عن هانا المسوؤلة عن إحتفال الخريف |
| Demek oyunda olmak istemiyorsun ki Han'da oda ... olmamasına rağmen sana bir oda veren bu Hancı için bile ha? | Open Subtitles | ـ إذا لن تكون في عرض النزل حيث لم يعد هناك غرفة رغم أن صاحبة النزل منحتك الغرفة؟ |
| Han'ların o tür isimleri olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لَمْ أُفكّرْ هانز كَانَ عِنْدَها أسماءُ مثل تلك. |
| Çok eski bir Han işletiyor. | Open Subtitles | كانت تملك نُزل قديم جدا |
| Han säger bara vad Han tror Han borde säga. Niye? Bunu bir filmde gördüğü için mi? | Open Subtitles | انه فقط يقول ما يطن انه من المفترض ان يقال ماذا هل رأى ذلك فى فيلم ؟ |
| Cengiz Han bile Gibbs'le başa çıkamazdı. | Open Subtitles | (جانكيز خان) لا يستطيع التعامل مع (غيبز). |
| Cha Hee Joo ve Han Na Brown benim ikiz yeğenlerim. | Open Subtitles | تشا هي جو و هانا براون . يكونوا أولاد أخي |
| Han Hanedanlığı zamanıyla beraber kaybolmuş bir teknik ile kazınmış. | Open Subtitles | نَقشَ مَع تقنية فَقدتْ في الوقت مِنْ سلالةِ الهانَ. |
| Azabı ve pişmanlığı olmayan bir Han. | Open Subtitles | الخان لا يوجد لديه هواجس أو ندم |
| Bu Han ücretini karşılar, değil mi? | Open Subtitles | هذا سيكون كافيا لأجرة الحانه, أليس كذلك؟ |
| Han ve adam arasındaki farkı anlayabiliyorum. | Open Subtitles | أنا قادر على معرفة الفرق بين الخان الملك، والخان الرجل |
| Hayır, Han tek, gerçek oğlunu katıldığı bir ziyafette bir Latin ve piçle terkederek utandırmazdı. | Open Subtitles | لا، الخان لم يكن ليذل وريثه الوحيد بتركه يحضر الوليمة ..مع اللاتيني، والنذل الذي |