| herifler hastanelik oldu, ben de ağır yaralamadan, Treadmore'da 18 ay ceza yedim. | Open Subtitles | لذا بعد تصاعد الدخان اولئك الرجال كانوا في المشفى وانا كنت مستعد للهجوم |
| Biliyorsun, o herifler beni öldürmek istedi ve geriye döndüğümde... | Open Subtitles | أنت تعرف ان هؤلاء الرجال ارادوا قتلي و أنا واجهتهم |
| O herifler, tıpkı tahmin ettiğiniz gibi, ailenizi oraya götürmüşler. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال ، أخذوا ذويك إلى هُناك كما اعتقدت تماماً |
| Pislik herifler oğluma fotoğrafını çekecek kadar yakınlar ama buraya getiremiyorlar öyle mi? | Open Subtitles | هؤلاء الأوغاد كانوا قريبين جداً منه حتى يأخذوا صورة لأبني, ولازال بعيداً عنـّـا |
| Binlerce kez özür dilerim. O herifler hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum. Onlar... | Open Subtitles | إنني بالتأكيد كالجحيم أعتذر.إنني لا أعلم ماذا أقول عن أولئك الرجال.إنهم.. |
| Bu herifler beni yakalamaya mı geliyor? | Open Subtitles | الحصول عليه ، هيا . هل هؤلاء الرجال يأتي بعدي ؟ |
| Şu her gün gelen herifler ne istiyorlar? | Open Subtitles | ماذا أراد أولئك الرجال الذين أتوا كل يوم؟ |
| Polis onları yakalamış. herifler şimdi hapishanedeymiş. | Open Subtitles | و الرجال الذين ضربوه ألقت الشرطة القبض عليهم |
| Savaşta böyle bir şey olmuştu. herifler kendi silahlarıyla bombalanmışlardı. | Open Subtitles | ذلك حدث في الحرب الرجال يصابون من أسلحتهم |
| Cilaladıkları diğer herifler... Rus askeri danışmanlarmış. | Open Subtitles | الرجال الآخرون الذين قتلناهم هم مستشارون عسكريين من الروس |
| Bu herifler başkalarının çekmecelerini karıştırarak geçinirler. | Open Subtitles | يقتات أولئك الرجال على النبش في حياة الآخرين. |
| herifler beni öldürmeye çalıştı, üstüme doğru sürüyorlardı. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال كانوا يحاولون قتلي هم كانوا يهدّفون نحوي |
| Kahveevindeki bazı adi herifler şapkamı aldı. | Open Subtitles | بعض الرجال الخبثاء فى المقهى اخذوا قبعتى |
| Kusura bakma, geciktim. Dışarıda tuhaf herifler var. | Open Subtitles | آسفة لقد تأخرت ، فهناك بعض الرجال الغرباء بالخارج |
| Demek istediğim, bu herifler elit, güçlü adamlar. | Open Subtitles | أعني, هؤلاء الرجال هم النخبة، رجال السلطة. |
| Barın bir tanesinde oturmuş buzun markasının ne olduğunu soran aşağılık herifler bulacağım. | TED | سأعرف بعض الأوغاد في حُفر الماء يسألون ما نوع الثلج. |
| Evet, Canlı olduğunu düşündüğünü biliyorum... ama o herifler bunun imkansız olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | نعم،انا أَعْرفُ أنّك تَعتقدُ ..أنك حيّ. ولكن أولئك الرجالِ الذين صتعوك يقولون مستحيل. |
| isviçrelilerin çok sinsi herifler olduklarini söylemeliyim. | Open Subtitles | سأحرك مؤخرتي يجب أن أقول أن هؤلاء السويسريين أوغاد ملاعين |
| - Lanet herifler, oyun ettiler. - Koç, 400 metre rekorunu kırdım mı? | Open Subtitles | ـ ان هؤلاء الملاعين قد فعلوا امرا ـ هل حطمت الرقم القياسي لل400؟ |
| Beyaz herifler birbirini çok seviyor. | Open Subtitles | إن الرجلان الأبيضان يحبان بعضهما الآخر. |
| Gidelim, pislik herifler! Öldür! Öldür! | Open Subtitles | فلتقوموا بهذا , ايتها الحثالة اقتل , اقتل , اقتل ,اقتل |
| Piç herifler, gerçekten yaptıklarına inanamıyorum. | Open Subtitles | أولئك السفلة لا أصدق أنهم قاموا بذلكَ حقاً |
| herifler hala zırh giyiyorlar. | Open Subtitles | دون جدوى وعندما تقترب منهم يغلقون السبل امامك الحقراء مازالوا يلبسون الدروع |
| Korkak herifler, boş bir silahı bile ateşleyemez bunlar. | Open Subtitles | الجبناء لا يستطيعون حتى اطلاق النار ببنادق فارغة |
| Beklemelerini söyle. Adi herifler daha tek bir doz ilaç yapamadılar. | Open Subtitles | ،قل لهم أن لا ينتظروا اولئك الاوغاد لم ينتجوا جرعة واحده |
| Bir keresinde o görevdeyken oradaki herifler bizim başkana küfrettiler. | Open Subtitles | ذات مرة وهو في الخدمة أولئك الأشخاص هناك , قاموا بلعن رئيسنا |
| Bok herifler, döve döve öldürdünüz. | Open Subtitles | - ضربتوهم حتى الموت، يا أنذال! - أنا لم أفعل أي شيء. |
| Piç herifler hep en iyi seksi yapıyor. Çok kötü. | Open Subtitles | المتسكعون دائماً الأفضل في الجنس، ذلك مقرف. |