| Ama Hot Rod ve Kup hala şehrin dışında. | Open Subtitles | ولكن هوت رود و كب لا يزالوا خارج المدينة |
| Küçük bir orduyu doyurmak için 3 kiloluk nefis bir tavuk yeterince Hot dog ve sosis hazırlayabilirsiniz. | Open Subtitles | انت تستطيع ان تطهو 6 دجاجات فى غاية الروعة كفى هوت دوج وسوسيس |
| Yani, onun Hot Tunes TV Çin"in sahibi olduğunu biliyorum, ama ne kadar önemli biri olduğunu tekrar söyler misin? | Open Subtitles | أعرف بإنها رئيسة قناة هوت تونز ولكن أخبريني مرة أخرى عن مدى أهميتها. |
| Hiç fena değil, Hot Dog, ama liderini geri bıraktın. | Open Subtitles | , ليس سي ايها الكلب المثير ولكنك تركت قائدك خلفك |
| "Lucky" Hot Springs'e gittiğinde Hot Springs, organize olmuş suç tarafından kontrol ediliyordu. | Open Subtitles | عندما ذهب المحظوظ الى الينابيع الساخنة تمت السيطرة عليها من قبل منظمة الجريمة |
| Next Hot Thing benim için tehdit değildi. | Open Subtitles | أعني التالي الساخن الشيء لا يوجد تهديد لي. |
| Hot in Cleveland stüdyoda, izleyiciler önünde çekilmektedir. | Open Subtitles | يتم تسجيل حار في كليفلاند أمام جمهور الاستوديو العيش. لماذا أنت تراقب الحلقة الأخيرة من |
| Geçen yıl Hot Lead için girdiğin ses sınavı hakkında bir şeyler sorsak sorun olur mu? | Open Subtitles | هل تمانعي لو سأناكي متي تقدمتي للوظيفه؟ بفرقه هوت لييد العام الماضي؟ |
| Alınmak yok ama Red Hot Chili Peppers'ın Flea'si gibi olmaya biraz fazla isteklisin. | Open Subtitles | من دون اسائه, انت تحاول ان تقلد فلي من فريق رد هوت تشلي ببرز |
| Kızlara 4 Hot dog ve 3 cips alabilir miyim? | Open Subtitles | أهلا ، هل يمكنني الحصول على 4 هوت دوج و 3 بطاطس للفتيات؟ |
| Hot Rod, bak ! Mekikte bir delik var. | Open Subtitles | أنظر يا هوت رود هناك فتحة في المكوك |
| O Hot Tunes TV"nin sahibi değil. | Open Subtitles | وهي ليست برئيسة قناة هوت تونز الصينية. |
| Hot Flash dergisi nasıl gidiyor? | Open Subtitles | اذاً، اخبريتي كيف هي الأمور في مجلة "هوت فلاش"؟ |
| Hot Lead'in ilk solisti Tyler Sims... | Open Subtitles | المغني الاول لفرقه هوت لييد,تايلر سيمز |
| - Hot Dog! Git buradan! | Open Subtitles | اصبت واحدة .ايها الكلب المثير , اخرج من هنا |
| Hot Dog, hemen gemiye dönmeni söyledim! | Open Subtitles | ايها الكلب المثير .. لقد امرتك بالعودة الي السفينة |
| Makarna, peynir ve küçük Hot doglar var. | Open Subtitles | لدينا معكرونة بالجبن وقِطع من السُجُق الساخنة |
| Davul yapmak için kütük bulmaya gidiyorum böylece "Hot For Teacher."ın açılış kısmını çalabileceğim. | Open Subtitles | انا ذاهب قبالة لإيجاد سجل لبناء طبل، حتىأتمكنمن اللعب الجزء الساخن من فتح للمعلم |
| Hot in Cleveland, canlı stüdyo seyircisi önünde çekilmiştir. | Open Subtitles | يتم تسجيل حار في كليفلاند أمام جمهور الاستوديو العيش. |
| Selam. Şimdii.., Sarah doğal bir Hot Dog'çıdır. Aç mısın? | Open Subtitles | والان فهى سارة افضل اكلى الهوت دوج انتى جائعة ؟ |
| Ve, bir sonrakinde valiliği geçiyorsunuz, emin oluyorsunuz ve New York'un eski Hot dog arabasının yanında duruyorsunuz. | Open Subtitles | في المرة القادمة عندما تمرين بمركز المدينة, تأكدي بان تقفي عند اقدم بائع نقانق في مدينة نيويورك. |
| Bu, benim yaptığım müzikle Red Hot Chili Peppers'ın yaptığını karşılaştırmak gibi. | Open Subtitles | بالفلفل الحار الأحمر أو شيئا ما من هذا القبيل |
| Adamlar Hot Party Vixens diye bir striptiz kulübünde. | Open Subtitles | الرجال في ملهى تعري (يسمى (فتيات الاحتفال المثيرات |
| Pekâlâ, Hot Lead Heavy Caliber'in taklidiymiş. | Open Subtitles | حسنا . أنهم الفرقه المقلده من فرقه هيفي كاليبر |
| Hafif bir şeyler yemek istedik, bu yüzden biz de Hot Dog Heaven'a gitmeye karar verdik. | Open Subtitles | لقد شعرنا بالجوع فقررنا الذهاب إلى جنة النقانق المقلية |
| Dün adam bana bakıyor zannedip Sabrett Hot dog arabasını devirdi. | Open Subtitles | بالأمس، توقف أمام كشك مقانق مقلية... لأنه ظن أن الرجل ينظر إليّ... |
| Favori Hot dog restoranında buluşmak istiyor. | Open Subtitles | يريد أن نلقاه في مطعمه المفضل للنقانق |
| - Arkamızdan bir Hot dog'a isim verebilirsin. | Open Subtitles | لنأكل بعض النّقانق احتفالا بهم |