| Yatağında yatmana izin verirsem iyi bir kız olacak mısın? | Open Subtitles | أذا تركتك تنامين في سريرك هل ستكونين فتاة جيدة ؟ |
| Üniversite mezunu ve iyi bir kız olduğunu düşünmenizi istiyor. | Open Subtitles | تريد أن تعتقد بأنها خريجة جامعية و أنها فتاة جيدة |
| Babnı seviyorsan iyi bir kız ol. Ve şu dolabın içine saklan. | Open Subtitles | إذا كنت تحبين والدك كوني فتاة مطيعة و اختبئ في هذا الدولاب |
| O sert, soğuk kalıbın altında sanırım iyi bir kız yatıyor. | Open Subtitles | تحت ذلك المظهر الخارجي الصلب والبارد أعتقد ان داخلك فتاة لطيفة |
| Geri gelmeni anlayabiliyorum. Charlie iyi bir kız. | Open Subtitles | أتفهم أنك ستعودة مرة أخرى تشارلى فتاة جيدة |
| Sevgili İsa, benim iyi bir kız olmama izin ver, böylece cennete gidebileyim. | Open Subtitles | أريد أن اكون فتاة جيدة حتي أستطيع أَنْ أَذْهبَ إلى الجنة |
| Sevgili İsa, benim iyi bir kız olmama izin ver, böylece cennete gidebileyim. | Open Subtitles | أريد أن اكون فتاة جيدة حتي أستطيع أَنْ أَذْهبَ إلى الجنة |
| Eğer iyi bir kız biliyorsan söyle bana. | Open Subtitles | أخبرينى إذا كنتِ تعرفين فتاة جيدة يا زوجة أخى |
| Önümüzdeki on yıl iyi bir kız olursan on yılın sonunda kararımı gözden geçiririm. | Open Subtitles | اذا كنت فتاة جيدة للعشر سنوات القادمة، سآخذك لاستعراض عسكري في نهايتها. |
| Ondan hoşlanmanıza çok sevindim. Umarım iyi bir kız olur. | Open Subtitles | انا مسرور لانها اعجبتك، اتمنى بان تصبح فتاة جيدة. |
| İyi bir kız ol, senden istediklerini yap ve güvenilirliğini kanıtla. Hepsi bu. | Open Subtitles | كوني فتاة مطيعة ، قوم بعمل ما طلبوا لتبرهني بأنكِ جديرة بالثقة ، هذا كل ما في الآمر |
| Teşekkür ederim efendim. Bugün ofiste iyi bir kız oldun değil mi tatlım? Tamam. | Open Subtitles | شكرًا لك سيدي ستكونين فتاة مطيعة بالمكتب اليوم ؟ حسنًا هذه لكِ أظن أنها مستلزمات للأطفال |
| Şimdi, iyi bir kız ol ve anne selam. | Open Subtitles | الآن، كوني فتاة مطيعة وقولي مرحبا لوالدتكي |
| Eğer seni tanımasaydım, sırf buraya bakarak ne kadar iyi bir kız olduğunu anlardım. | Open Subtitles | لو لم أكن أعرفك، لتمكنت بمجرد النظر هنا من معرفة كم أنت فتاة لطيفة |
| O iyi bir kız, hiç benim tarzım değil, bu komik bile değil. | Open Subtitles | إنها فتاة لطيفة و لكنها ليست من نوعيتى المفضلة هذا ليس طريفا |
| Tamam bak, dostun ve temsilcin olarak, sana sadece iyi bir kız bulman gerektiğini tavsiye edebilir miyim? | Open Subtitles | حسناً، بالنسبة لكوني صديقك و مدير أعمالك هل يمكن أن أقترح أن تبدأ في البحث عن فتاة لطيفة |
| Lizzie McGuire iyi bir kız. Ona zarar vermek istedin. | Open Subtitles | ليزى ماجواير بنت جيدة لما تحاول ان تجرحها |
| İyi bir kız. Ve yemekten de anlar. | Open Subtitles | إنها فتاة صالحة و هي تعرف ما تريد من الطعام |
| İyi bir kız olmamı ve Tanrı'nın bizi izlediğini söyledi. | Open Subtitles | قال، كوني فتاة جيّدة والرب سوف يعتني بكِ. |
| - Sevindim. - Ona iyi bak. Çok iyi bir kız. | Open Subtitles | ــ سررت بمقابلتك ــ كن لطيفاً معها، إنها فتاة رائعة |
| Şimdi iyi bir kız ol ve çocukları benim için yatır. | Open Subtitles | والآن انتبهي، كوني فتاة طيبة وضعي الصغار بالسرير من أجلي |
| Ve Ken tarafından yeni terkedildi. O harika, iyi bir kız. | Open Subtitles | و لكنها ظريفه,فتاه جيده, انت تفهم ما اقوله |
| İyi bir kız böyle yapmamalı. | Open Subtitles | بنت لطيفة لا يجب عليها. فعل ذلك |
| İşte ablan orada hain oldu. Kötü bir kızın iyi bir kız olması utanç verici bir şey. | Open Subtitles | -قمّة العار أن تتحوّل فتاة شقيّة إلى فتاة طيّبة |
| İyi bir kız olup eve gitmeliyim, ya da.... | Open Subtitles | إذاً ، هل أنا ذاهبة إلى المنزل ؟ وأكون فتاة عاقلة ، أو... |
| Biraz kaçık ama, sanırım iyi bir kız. | Open Subtitles | إنها مجنونة قليلاً لكنها طيبة على ما أظن |